Türkiye-Japonya Yatırım Forumu: Yaratıcı Endüstrilerde İş Birliği Vurgusu

Türkiye-Japonya Yatırım Forumu: Yaratıcı Endüstrilerde İş Birliği Vurgusu
Tepki Ver

Türkiye ile Japonya arasındaki ekonomik ilişkiler, 2. Türkiye-Japonya Yatırım Forumu ile yeni bir ivme kazandı. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Japonya Dış Ticaret Teşkilatı (JETRO) ve Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü (UNIDO) işbirliğinde düzenlenen forum, iki ülke arasındaki işbirliği potansiyelini artırmayı hedefliyor. Forum, Birleşmiş Milletler Üniversitesi’nde, Türkiye’nin Tokyo Büyükelçiliği, Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı (METI), Japonya Ticaret ve Sanayi Odası (JCCI), Japonya İş Federasyonu (KEIDANREN) ve Japonya Yurtdışı Yatırım Enstitüsünün (JOI) destekleriyle gerçekleştirildi.

Geçtiğimiz yıl, Türkiye-Japonya diplomatik ilişkilerinin 100. yılı kapsamında ilk kez düzenlenen forumun büyük ilgi görmesi üzerine, etkinliğin her yıl düzenlenmesi kararlaştırıldı. Bu durum, iki ülke arasındaki işbirliğine verilen önemi ve yatırım potansiyelinin farkındalığını gösteriyor.

Forumun Teması: Yaratıcı Endüstriler

Bu yılki forumun ana teması “yaratıcı endüstriler” olarak belirlendi. Bu tema, Türkiye ve Japonya arasındaki işbirliğinin gelecekte yalnızca üretim ve altyapı gibi geleneksel alanlarla sınırlı kalmayıp, teknoloji, tasarım ve inovasyonun şekillendirdiği yeni sektörlerde de büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurguluyor. Yaratıcı endüstriler, günümüzde küresel ekonominin önemli bir parçası haline gelmiş durumda ve bu alandaki işbirliği, her iki ülkeye de önemli avantajlar sağlayabilir.

UNIDO: Türkiye Japon Yatırımları İçin Cazip Bir Destinasyon

UNIDO Tokyo Ofisi Direktörü Fumio Adachi, forumdaki konuşmasında, değişen küresel iş ortamında Türkiye’nin, Japon yatırımları için cazip bir destinasyon olduğunu belirtti. Adachi, “Bu durum, Japonya ile Türkiye arasındaki uzun süredir devam eden olumlu ikili ilişkileri yansıtmaktadır. Bugün vurgulanan finans, startup’lar ve serbest bölgeler gibi alanlarda karşılıklı fayda sağlayacak ortaklıkları teşvik ederek daha fazla Japon ve Türk şirketini bir araya getirmeyi hedefliyoruz,” dedi. Bu ifade, Türkiye’nin yatırım ortamının uluslararası alanda ne kadar değerli görüldüğünü gösteriyor.

Türkiye ve Japonya Arasında Güçlü Bağlar

Türkiye’nin Tokyo Büyükelçisi Oğuzhan Ertuğrul da Türkiye ve Japonya arasındaki dostluğun, zamana meydan okuyan güçlü bir köprü gibi karşılıklı saygıya ve güvene dayandığını dile getirdi. Ertuğrul, “Bu yıl, diplomatik ilişkilerimizin 101’inci, Ertuğrul Fırkateyni hadisesinin 135’inci ve Tahran tahliyesinin 40’ıncı yıl dönümünü idrak ediyoruz. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükselttiğimiz 2013 yılından bu yana işbirliğimiz pek çok alanda güçlenmeye devam ediyor. Ticaret ve yatırım ilişkilerimizi daha ileriye taşıyabileceğimize inanıyoruz. Japon şirketleri, Türkiye’nin bölgesel bir ticaret ve yatırım merkezi olarak sunduğu benzersiz avantajlardan faydalanmaya ve üçüncü coğrafyalarda yeni işbirliği modelleri keşfetmeye davet ediyoruz. Ortaklığımızı açık yüreklilik ve müşterek kararlılıkla destekleyerek sınamaları fırsatlara çevirebiliriz,” ifadelerini kullandı. Bu sözler, iki ülke arasındaki derin tarihi ve kültürel bağların ekonomik işbirliğine nasıl katkı sağladığını açıkça ortaya koyuyor.

Ekonomik Ortaklık Anlaşması (EPA) Vurgusu

METI Uluslararası Ticaret Politikası Genel Müdür Yardımcısı Takako Tsujisaka da Japonya ile Türkiye’nin karşılıklı güvene dayanan ekonomik ortaklar olarak, her iki ülke için de “kazan-kazan” esasına dayalı koşullar altında Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın (EPA) hayata geçirilmesi için tüm güçleriyle çalışmaya devam edeceklerini söyledi. EPA’nın hayata geçirilmesi, iki ülke arasındaki ticaretin ve yatırımın daha da artmasına olanak tanıyacak önemli bir adım olacaktır.

Türkiye’nin Yatırım Stratejisi ve Küresel Tedarik Zincirlerindeki Rolü

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri ve yatırım süreçlerini değerlendirerek, Türkiye’nin yatırım stratejisini ve küresel tedarik zincirlerindeki artan rolünü anlattı. Dağlıoğlu, “Türkiye, üç kıtanın bağlantı noktasındaki stratejik konumuyla yalnızca ticaret yollarının değil, aynı zamanda fikirlerin, teknolojinin ve kültürün de merkezinde yer alıyor. 2024-2028 Türkiye Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) Stratejisi kapsamında benimsediğimiz ‘nitelikli UDY’ yaklaşımıyla sürdürülebilir kalkınma, teknolojik dönüşüm ve bölgesel dengeyi yatırım politikalarımızın odağına yerleştiriyoruz,” diye konuştu.

UDY Girişlerinde Önemli Artış

2025’in ilk sekiz ayında 10,6 milyar dolar yatırım çekerek geçen yıla göre yüzde 58’lik bir artış kaydedildiğini söyleyen Dağlıoğlu, yıllıklandırılmış verilere göre ise UDY girişlerinin 15,6 milyar dolarla son 38 ayın en yüksek seviyesine çıktığına dikkati çekti. Bu rakamlar, Türkiye’nin yatırım çekme potansiyelinin ne kadar yüksek olduğunu ve yatırım ortamının sürekli olarak iyileştirildiğini gösteriyor.

Türkiye’nin İnovasyon Altyapısı

Dağlıoğlu, “Türkiye bugün 113 teknopark, 1358 AR-GE ve 343 tasarım merkezi ve bu merkezlerde faaliyet gösteren toplam 808 uluslararası ortaklığı bulunan şirket ile inovasyonun güçlü altyapısını oluştururken, 2024 yılı itibarıyla kreatif sektörlerdeki hizmet ihracatını 7,1 milyar dolara, kreatif sektörlerdeki ürün ihracatını ise 11 milyar dolara yükseltti. Bu güçlü dönüşüm, Japonya ile yatırım ilişkilerimize de yeni bir dinamizm kazandırıyor,” dedi. Bu veriler, Türkiye’nin inovasyon ve AR-GE alanındaki yatırımlarının meyvelerini vermeye başladığını ve bu durumun Japonya ile olan ilişkileri daha da güçlendireceğini gösteriyor.

Japon Şirketlerinin Türkiye’deki Varlığı ve Gelecek Beklentileri

Japon sermayeli 278 şirketin faaliyet gösterdiği Türkiye’de, karşılıklı yatırımların inovasyon, dijitalleşme ve kreatif sektörlerde daha da derinleşmesi bekleniyor. Dağlıoğlu, “Ayrıca iki ülke şirketlerinin üçüncü ülkelerdeki işbirliklerini ve ortak yatırımlarını destekliyoruz,” dedi. Bu ifade, iki ülke arasındaki işbirliğinin sadece Türkiye ve Japonya ile sınırlı kalmayıp, üçüncü ülkelerde de ortak projelerle genişletilebileceğini gösteriyor.

İstanbul Finans Merkezi’nin Rolü

İstanbul Finans Merkezi Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem de Ertuğrul Fırkateyni’nin trajik yolculuğuyla temelleri atılan Türkiye-Japonya dostluğunun karşılıklı saygı, anlayış ve dayanışma üzerine inşa edildiğini belirtti. Erdem, İstanbul Finans Merkezinin Türkiye’nin uluslararası finans sahnesindeki yükselen konumunun bir simgesi olduğunu vurgulayarak, Japonya ile işbirliğini derinleştirmeyi ve her iki ülkeye de fayda sağlayacak yeni fırsatlar yaratmayı hedeflediklerini ifade etti. İstanbul Finans Merkezi, Türkiye’nin finans sektöründeki potansiyelini artırarak Japon yatırımcılar için önemli bir merkez haline gelebilir.

Serbest Bölgelerin Stratejik Önemi

Forumda ayrıca Batı Anadolu Serbest Bölgesi (BASBAŞ) Uluslararası Yatırımlar Kıdemli Danışmanı ve Emekli Büyükelçi Ümit Yalçın da serbest bölgelerin yalnızca ekonomik kolaylık sağlayan alanlar olmanın ötesine geçerek ticaret yollarını şekillendiren ve bölgesel istikrara katkı sunan stratejik öneme sahip olduğuna işaret etti.

Sonuç olarak, 2. Türkiye-Japonya Yatırım Forumu, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin ve işbirliği potansiyelinin artırılması için önemli bir platform oldu. Yaratıcı endüstriler, inovasyon, dijitalleşme ve üçüncü ülkelerdeki ortak yatırımlar gibi alanlarda yeni fırsatlar değerlendirilerek, Türkiye ve Japonya arasındaki stratejik ortaklık daha da güçlendirilebilir.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

9609 Yazı

Benzer Yazılar