TVF, 360 Milyar Dolarlık Aktifle Büyüdü: Vakıfbank Satışı Fırsatı Değerlendirilebilir

TVF, 360 Milyar Dolarlık Aktifle Büyüdü: Vakıfbank Satışı Fırsatı Değerlendirilebilir

Türkiye Varlık Fonu (TVF), 10. yılında 360 milyar dolarlık aktif büyüklüğe ulaşarak önemli bir dönüm noktasına imza attı. Fonun temettü gelirleri, şans oyunlarını geride bırakarak en büyük gelir kaynağı haline geldi. TVF Genel Müdürü Arda Ermut ve yöneticileri, ekonomi basınıyla bir araya gelerek Fon’un mevcut durumu, gelecekteki seyri ve portföyündeki şirketlere yönelik gelişmeler hakkında detaylı bilgiler verdi.

TVF’nin Yatırımları ve Finansal Performansı

Arda Ermut, TVF’nin sonradan devraldığı varlıklara 13 milyar dolarlık yatırım yaptıklarını belirtti. 2024 yılı konsolide rakamlarına göre, FAVÖK 25,6 milyar dolar, satışlar ise 122 milyar dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde net kâr 11,3 milyar dolar oldu. 2023 yılında satışlar 97 milyar dolar, net kâr ise 13,5 milyar dolar olarak kaydedilmişti. Bu rakamlar, TVF’nin önemli bir büyüme ve karlılık performansı sergilediğini gösteriyor.

Ermut, Fon’un amacının doğru zamanda varlıklardan çıkış sağlayarak kazancı parasallaştırmak olduğunu vurguladı. Ancak, henüz bu aşamada herhangi bir hamle yapmadıklarını belirtti. Bu açıklama, TVF’nin uzun vadeli bir yatırım stratejisi izlediğini ve piyasa koşullarını dikkatle değerlendirerek hareket ettiğini ortaya koyuyor.

Vakıfbank Hisselerinin Satışı ve Portföy Uyarlamaları

Vakıfbank’taki hisse satışına değinen Ermut, bu konuda bir imkanın ortaya çıktığını ve değerlendirildiğini söyledi. “O satışa çok ciddi talep geldi. Ne kadar mantıklı bir hareket yaptığımız ortada. Stratejik imkan olduğunda ve doğru zaman geldiğinde, portföyümüzde bu tür fırsatları değerlendiririz.” ifadelerini kullandı. Ermut, Cumhurbaşkanı ve yönetim kurulunun takdiriyle portföy uyarlaması yapabileceklerini de ekledi. Bu açıklama, TVF’nin portföyünü dinamik bir şekilde yönettiğini ve piyasa koşullarına göre stratejik kararlar alabildiğini gösteriyor.

TVF’nin finansal hizmetler sektörü portföyünde Ziraat Bankası, Vakıfbank, Halkbank, Borsa İstanbul ve Türkiye Sigorta gibi önemli kuruluşlar yer alıyor. Vakıfbank’ta Fon’un sahipliği yüzde 74,8 seviyesine çıkarken, Halkbank’ta da yüzde 51,1’den yüzde 91,5’e yükseldi. Daha önce Fon’un payının olmadığı Türkiye Sigorta’da ise fonun hissesi yüzde 81,1 oldu. Bu değişiklikler, TVF’nin finans sektöründeki etkinliğini artırdığını ve stratejik yatırımlar yaptığını gösteriyor.

Türk Telekom ve Turkcell’in TVF Stratejileriyle Gelişimi

Son dönemde yapılan 5G ihalesiyle gündeme gelen telekomünikasyon sektöründe, TVF’nin portföyünde yer alan Türk Telekom ve Turkcell ile ilgili de açıklamalar yapıldı. Türk Telekom’da Fon’un sahipliğinin yüzde 61,7’ye çıktığını belirten Ermut, şirketin yüzde 25’inin Hazine’ye, yüzde 13’ünün ise halka açık olduğunu ifade etti. Şirkette satın alma sonrası imtiyaz uzatılması, ikincil halka arz ya da başka bir formülle halka açıklık oranının artırılması hedefleniyor. Bu hedefler, Türk Telekom’un daha şeffaf ve rekabetçi bir yapıya kavuşturulması amacını taşıyor.

Ermut, Türk Telekom’da imtiyazın uzamasıyla şirket değerinde ciddi bir büyüme olduğunu ve 1,6 milyar dolardan 3 milyar dolara yakın bir piyasa değerine ulaşıldığını belirtti. Turkcell tarafında ise Fon’un ciddi bir yönetişim krizi içinde olan şirkette alım yaparak önünü açtığını söyledi. Ermut, bu iki şirketin TVF stratejileriyle gelişimine devam edeceğini vurguladı.

Türk Telekom’da İkincil Halka Arz ve 5G Yatırımları

Türk Telekom’un 5G sürecinde yatırımlara hız vereceğine vurgu yapan Ermut, bu durumun ikincil halka arz için çok uygun bir zamana işaret etmediğini belirtti. “Çok üst düzey konuşarak Türk Telekom ile devam kararı alındı altyapı için. 5G için artık yatırım üzerinden gidilecek. TVF üzerinden çözümler her zaman değerlendirilebilir. Hızlı adım atabilecek bir yapı olduğunu söyleyebiliriz.” ifadelerini kullandı. Ermut, fiber işinin halledilip yatırımlar tamamlandıktan sonra doğru zaman ve yapıda halka arzların değerlendirilebileceğini ekledi. Bu açıklamalar, TVF’nin Türk Telekom’un geleceğine yönelik stratejik bir yaklaşım benimsediğini ve uzun vadeli değer yaratma hedefiyle hareket ettiğini gösteriyor.

Türk Altın’ın Halka Arzı ve Afrika’da Maden Yatırımları

Türkiye Varlık Fonu yöneticileri, Türk Altın tarafında da önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin en büyük altın üreticisi olan şirketin Fon’a geçtiğini belirten Ermut, bazı madenleri Türk Altın üzerinden yapmayı düşündüklerini söyledi. Ermut’un verdiği bilgilere göre 25 ruhsat bulunurken bunun dördü önceliklendirildi. Balıkesir altın projesi en büyük proje olurken, burada 2,5 milyar dolarlık rezerv söz konusu.

Ermut, Türk Altın ile ilgili halka arz planlarına yönelik soruları da yanıtladı. Elde edilecek kaynakların nerede kullanılabileceği düşünülebilir. Türkiye Afrika ülkelerinde ‘yumuşak güç’ elde etme imkanı buluyor” dedi. Afrika odağına ilişkin vurgu yapan Ermut, THY’nin bu ülkelere yapmaya başladığı uçuşlarla pazar lideri konumuna gelip en iyi bağlantıları sağlayarak Afrika’dan en fazla katma değer sağlayan şirket olduğunu belirtti.

Teknoloji Fonu ve Uluslararası İşbirlikleri

Türkiye Varlık Fonu yöneticilerinin sunumunda diğer fonlarla kurulan ilişkiler ve teknoloji fonu da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Ermut, Abu Dabi ile ADQ üzerinden teknoloji fonları ile anlaşma sağlandığını ve İspanya ile de anlaşmaları olduğunu belirtti. ADQ ile kurulan fon, yapay zeka gibi yatırımlarda yer almanın ilk adımıydı. Ayrıca bir fund of funds’ları da bulunuyor. Şu anda 100 milyon dolar taahhüt verdiklerini ve toplam fon büyüklüğünün 250 milyon dolar olduğunu söyledi.

Çaykur’un Net Kara Geçmesi

Türkiye Varlık Fonu portföyünde yer alan ve zarar açıkladığı bilançolarla öne çıkan Çaykur’un durumu da değerlendirildi. Ermut hem Çaykur’un hem de Türkşeker’in operasyonel olarak kârda olduğunu, Çaykur’un net kâra geçtiğini de belirtti. Genel Müdür Yardımcısı Kayacık, “Çaykur’un net kara geçişinde üç aşama söz konusu oldu. Birincisi sermaye artırımları oldu. Çay fiyatlarında güncelleme yapabilmeye başladılar. Maliyet kontrolü de yaptılar. O nedenle de kara geçebildi şirket” diye konuştu.

Sonuç

Türkiye Varlık Fonu’nun 10 yıllık süreçteki büyümesi ve portföyündeki şirketlerde yaşanan gelişmeler, Fon’un Türkiye ekonomisi için stratejik bir öneme sahip olduğunu gösteriyor. Fon’un aktif yönetimi, uluslararası işbirlikleri ve teknoloji yatırımları, gelecekte de Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlamaya devam edeceğini gösteriyor.

Benzer Yazılar