Yatırım Fonlarında Kabus Hafta: Likidite Baskısı ve Denetim Tartışmaları

Default post image

Milyonlarca yatırımcının birikimlerini değerlendirdiği yatırım fonları, zorlu bir haftayı geride bıraktı. Likidite baskısı, Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’nda (TEFAS) takas saatlerinin uzatılmasına ve Takasbank’ın piyasa teminatlarını artırmasına neden oldu. Yatırımcılar ise yaşanan gelişmelerden dolayı tedirgin.

Deneyimli Fon Yöneticisinden Kritik Uyarılar

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz deneyimli bir fon yöneticisi, düzenleyici kurumların (regülatörler) piyasayı bozan işlemlere müdahale ettiğini ancak normal zamanlarda yeterli denetimlerin yapılmadığını belirtti. Denetimlerin yetersiz olması nedeniyle bu tür sorunların yaşandığını vurguladı. Ayrıca, serbest fonlara limit getirilmesinin yanlış bir yaklaşım olduğunu savunan uzman, nitelikli yatırımcı limitinin artırılması ve bu fonların işlemlerine yönelik denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğine dikkat çekti.

Yatırım Fonlarının Büyüklüğü Dikkat Çekiyor

Son yıllarda yatırımcıların gözdesi haline gelen yatırım fonlarındaki endişeler artıyor. Yüksek faiz ortamında hisse senedi piyasalarındaki dalgalanma, yatırımcıların ilgisini bu fonlara yöneltti. Yatırım fonlarının piyasa değeri **8.12 trilyon TL**’ye ulaştı. Bu rakam, **5 yıl öncesine göre %5547’lik bir artış** anlamına geliyor. Son iki yıldaki büyüme ise 5 kata yaklaştı. Fonlardaki portföy büyüklüğü dikkat çekerken, yatırımcı sayısı da 5.7 milyonu aştı.

Yatırım fonlarının piyasa değeri geçen yıla göre **%85,6** oranında artış gösterdi. Ancak son dönemde aracı kurumlara yönelik operasyonlar, fon yöneticilerine kesilen idari para cezaları ve ekonomi yönetiminden gelen uyarılar, yatırımcıların tedirgin olmasına yol açtı. Sosyal medyada fon satış işlemlerinde parasını alamadığını iddia edenlerin sayısının artması, likidite baskısını da beraberinde getirdi.

Sorunlar İlk Kez Mi Yaşanıyor?

EKONOMİ olarak konuyu değerlendirdiğimiz deneyimli bir fon yöneticisi, yatırım fonlarında yaşanan sorunların nedenlerini ve çözüm önerilerini anlattı. Uzman, yatırım fonlarında **%1000’i aşan performansların** daha önce de görüldüğünü ancak o dönemlerde piyasayı bozacak büyüklükte olmadıkları için gündeme gelmediğini ifade etti. 2-4 yıl önce benzer durumların yaşandığını ancak sansasyon yaratmadığını belirtti. En önemli konunun denetim olduğunu vurgulayan uzman, baştan düzgün denetim yapılsaydı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in serbest fonlara yönelik düzenleme yapılacağına dair açıklamalarının duyulmayacağını söyledi. Mevzuatların eski olduğunu ve bazı düzenlemelerin gerekli olabileceğini belirten uzman, mevcut sorunların düzenlemelerle çözülemeyeceğini vurguladı. Bu fonların işlemlerinin yanlış olduğunu ve bu tür işlemleri yapanların denetlenmesi gerektiğini, regülatörlerin bu konuda yetersiz kaldığını dile getirdi.

Yüksek Getiriler Nasıl Elde Ediliyor?

Uzmanın verdiği bilgiye göre, 2021-2023 yıllarında bazı serbest fonların getirilerinde ciddi artışlar yaşandı. O dönemdeki fark, getirilerin **%1000-2000** seviyelerinde olmaması ve fonların “sevdiği” hisselerin BİST30’a dahil edilmemesiydi. Serbest ve TEFAS’a açık fonları olan birçok kurumun bu tür işlemleri yaptığını kaydetti. Yüksek getiri sağlayan işlemlerin ayrıntılarını şöyle anlattı:

“Normal şartlarda bir serbest fonun içeriği henüz görünmezken, içine konan parayla belli bir hissenin tüm likiditesini kurutup istediği gibi hareket ettirebilir. Daha sonra bu hisseyi satmaya çalıştığında, kendi halihazırda TEFAS’a açık fonlarından o hisseyi çizerek karı serbest fonuna bırakabilir. Bu bir yöntem. Tam tersi de mümkün. TEFAS’a açık hisse senedi fonlarından önce hisse senetlerini çekip, sonra hisse senedini serbest fona çizdirerek getiriyi devam ettirerek TEFAS’a açık fona fon girişini sürdürebilirler. Bir hisse senedinin likiditesini, fiili dolaşımdaki paylarının çoğunluğunu elinde tuttuğunuz zaman o hisse senedini istediğiniz gibi hareket ettirirsiniz. Bu fonlarda da böyle oluyor. Bir hissede pozisyonların büyüklüğü bu harekete imkan sağlıyor. Hisseyi her gün alım yaparak yükseltirken fonun getirisini de artırdılar.”

Hisse Neden Aynı Performansı Göstermiyor?

Fonlar bir hisse senedi üzerinde pozisyonunu büyütüp getirisini yükseltse de, aynı performansı o hisse senedi göstermiyor. Uzman, fon getirisinin sadece hisse senedinin yükselişiyle alakalı olmadığını, TEFAS ve fonların getiri hesaplamasındaki farkın da bu yüksek getirilerin yakalanmasında etkili olduğunu vurguladı. Bir fona para gireceği, paranın girişinin gerçekleşmesinden 2 gün önce belli oluyor. Paranın gireceğini öğrenen fon, fiili giriş gerçekleşmeden önce elinde olmayan para ile hisse senedi alımı yapıyor. Yüklü bir alım olduğu için o hisse o günü yüksek bir yükselişle kapatabiliyor. Fonların getiri hesabı da aynı gün üzerinden hesaplandığı için içinde hiç para olmayan bir fon bile yüksek getiriler sağlayabiliyor.

Para Piyasası Fonlarına Etkisi

Deneyimli fon yöneticisine göre para piyasası fonları veya borçlanma araçları fonları, ellerinde boşta para tutan fonlar, normalde repo yaparak getiri elde ediyor. Ancak bu fonlar, pay repo yaparak daha fazla getiri ile diğer PPF’lerden ayrışmayı hedefliyor. Uzman, 2021 yılında PPF’lerin arbitraj fonlarıyla repo işlemi gerçekleştirdiğini ancak arbitraj fonlarında risk olmadığını vurgulayarak şu an pay reponun büyük risk taşıdığını dile getirdi. Diğer fonlar para piyasası fonlarından borç alıyor, bunun karşılığında ise aynı değerde hisse veriyor. Repo karşılığı verilen hissedeki hareketler para piyasası fonunun likiditesini etkiliyor ve bu risk para piyasası fonu ile yatırımcılara da taşınıyor.

Ödemelerde Gecikmelerin Nedeni

EKONOMİ’ye bilgi veren iki deneyimli fon yöneticisi de, geçen hafta fon satan yatırımcıların para ödemelerinde yaşanan gecikmede Allbatross Yatırım yöneticilerine yönelik operasyonların etkili olduğunu dile getirdi. Operasyon sonrasında kurumdan çıkışların yaşandığını, özellikle bu şirketlerin çok fazla borçlanma aracı ihracı gerçekleştirmiş olmasının sorun yarattığını belirtti. Borçlanma araçları fonlarının likit olmadığını, çıkış geldiğinde bunu karşılamak için satış yapılması gerektiğini, ancak alıcı olmayınca para piyasası fonlarından borçlanılması gerektiğini, sonrasında ise likidite problemine dönüştüğünü belirtti. Diğer fonlarında bulunan hisselerin de taban olmasıyla likit yaratılamadığını ve normalde aynı gün yatması gereken paranın gecikmeli yattığını kaydetti. TEFAS’ın bir havuz gibi hareket ettiği için alakasız fonların da bu nedenle takas gerçekleştiremediğini ve ödemede sıkıntı yaşadığını vurguladı. TEFAS’ın bu nedenle işlem saatlerini uzattığı belirtildi.

Alınması Gereken Önlemler

Ciddi bir suiistimal yaşandığına dikkat çeken uzman, düzenleyici kurumların piyasayı bilenlerle daha ciddi iletişim içinde olması gerektiğini vurguladı. SPK’nın genel müdürlerle yaptığı toplantılara bu işlemlerin ayrıntılarını anlayan ve bu tür işlemleri fark ettiği anda SPK’ya haber verebilecek kişilerin katılması gerektiğini dile getirdi. Bundan sonra aynı sorunların yaşanmaması için öncelikle fonların çerçevesinin doğru belirlenmesi gerektiğini vurgulayan uzman, serbest fonlara limit getirilmesinin ise yanlış olacağını kaydetti. Serbest fonların yaptığı işlemlerin incelenmesi, bu yaşananların yaşanmaması için yeterliydi. Ayrıca serbest fonları TEFAS’a açmanın da yanlış olduğunu, nitelikli yatırımcı şartının artırılması gerektiğini belirtti.

Benzer Yazılar