Yıldız Holding’den Doğançay’a Saygı Duruşu: “Fısıldayan Duvarlar” Söyleşisi

Yıldız Holding’den Doğançay’a Saygı Duruşu: “Fısıldayan Duvarlar” Söyleşisi

Yıldız Holding, sanatseverlere unutulmaz bir deneyim yaşatarak, ünlü ressam Burhan Doğançay’ı “Fısıldayan Duvarlar ile Sanatın İzinde” başlıklı özel bir söyleşiyle andı. “Mutlu Et Mutlu Ol” felsefesiyle hareket eden holding, Çamlıca Kampüsü’nde düzenlediği bu anlamlı etkinlik ile sanatı toplumla buluşturma misyonunu bir kez daha ortaya koydu.

Söyleşide Doğançay’ın Sanat Yolculuğu Masaya Yatırıldı

Prof. Dr. Ali Atıf Bir’in moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide, Doğançay’ın hayatına ışık tutan “Fısıldayan Duvarlar” belgeselinin senaristi ve yönetmeni Eylem Kaftan ile Doğançay Sanat Kültür ve Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Oktay Duran yer aldı. İkili, sanatçının ilham verici yaşam öyküsünü ve belgeselin perde arkasını katılımcılarla paylaştı. Söyleşide, 1929’da İstanbul’da doğan Burhan Doğançay’ın hukuk eğitimi almasına rağmen resim sanatına yönelmesi ve New York’ta duvar motifleri çizerek başladığı kariyerinde dünyanın en etkileyici ressamları arasına girmesi konuşuldu.

Konuşmacılar, Doğançay’ın fotoğrafa olan tutkusuna da değinerek, sanatçının farklı disiplinlere olan ilgisinin eserlerine nasıl yansıdığını anlattılar. 1960’lı yıllarda New York’a göç eden Doğançay’ın, sokak duvarlarının sanatın en yoğun şekilde kendini ifade ettiği bir dönemde sanat yolunu bulma çabası, belgeselden kesitlerle izleyicilere aktarıldı.

Murat Ülker’den “Mavi Senfoni” Hikayesi

Söyleşinin dikkat çeken anlarından biri, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker’in de katılımıyla gerçekleşti. Ülker, belgeselde yer alarak, “Mavi Senfoni” eserinin Yıldız Holding koleksiyonuna dahil olma hikayesini kendi anlatımıyla paylaştı. Bu anektod, sanat eserlerinin bir kurum için ne kadar değerli olabileceğini ve bir koleksiyona dahil olmasının ardındaki hikayeleri gözler önüne serdi. Belgeselde, 1960’lardan 2000’lere uzanan toplumsal değişim rüzgarlarının sanatçının eserlerine olan etkisi ve 114 ülkede çektiği duvar fotoğraflarından oluşan arşivi de izleyicilere sunuldu.

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, “Mutlu Et Mutlu Ol” anlayışımızla koleksiyonumuzdaki eserleri yıl boyunca Çamlıca kampüsümüzde kalıcı sergilerimizde sergiliyor, sanatı ve sanatçılarımızı farklı vesilelerle desteklemeyi sürdürüyoruz. Koleksiyonumuzda pek çok kıymetli eseri bulunan dünyaca ünlü sanatçımız Burhan Doğançay’ın sanat yolculuğunu daha geniş kitlelere ulaştırmak için bugün gerçekleştirdiğimiz söyleşi de, ustaya bir saygı duruşu niteliğinde oldu” dedi.

Yıldız Holding Koleksiyonu’nda Doğançay’ın İzleri

Yıldız Holding Sanat Koleksiyonu, yaklaşık 2000 eserden oluşuyor. Bu koleksiyonda, Türk çağdaş sanatının önemli temsilcilerinin eserlerinin yanı sıra, Burhan Doğançay’a ait 23 eser de bulunuyor. Koleksiyonda öne çıkan eserlerden biri olan “Mavi Senfoni”, holdingin sanat anlayışının ve Doğançay’a verdiği değerin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

Bununla birlikte, Doğançay’ın 3 eseri, Yıldız Holding’in global atıştırmalık şirketi pladis’in Londra ofisinde sergileniyor. Bu durum, Türk sanatının uluslararası platformlarda temsil edilmesine ve Doğançay’ın eserlerinin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor.

Ziyaretçiler İçin Sanat Şöleni

Yıldız Holding Sanat Koleksiyonu’ndaki Burhan Doğançay eserlerinden oluşan seçki, Çamlıca Kampüsü’ndeki Sergi Salonu’nda 17 Kasım 2025 tarihine kadar randevu alarak ziyaret edilebilecek. Ziyaretçiler, “Mavi Senfoni” başta olmak üzere, “Big Bucks”, “Escape Goat”, “La Cage Aux Folles” ile “Kurdeleler” ve “Walls” serileri gibi Doğançay’ın önemli eserlerini yakından görme fırsatı bulacaklar.

Bu sergi, sanatseverlere Doğançay’ın derinlikli sanat anlayışını ve farklı dönemlerdeki üslubunu anlama imkanı sunuyor. Sergi, sadece Doğançay’ın hayranları için değil, aynı zamanda çağdaş Türk sanatına ilgi duyan herkes için kaçırılmaması gereken bir etkinlik olarak öne çıkıyor.

Yıldız Holding’in bu etkinliği, sanatın birleştirici ve iyileştirici gücünü kullanarak topluma katkıda bulunma ve sanatı herkes için ulaşılabilir kılma misyonunun bir parçası olarak değerlendirilebilir. Holding, bu tür etkinliklerle hem sanatçıları destekliyor hem de toplumun sanatla olan bağını güçlendiriyor.

Benzer Yazılar