KURGAN Alarmı: Maliye’nin Yapay Zeka Sistemi Piyasada Tedirginlik Yarattı
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın hayata geçirdiği yapay zeka tabanlı Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN), vergi kayıplarını önleme ve sahte faturalı işlemlere son verme hedefiyle devreye girdi. Ancak sistemden gelen ilk bildirimler, firmalar ve mali müşavirler arasında büyük bir tedirginliğe yol açtı.
KURGAN’ın İlk Etkileri
KURGAN, verileri anlık olarak analiz ederek riskli mükellefleri tespit ediyor. Sistemin radarına takılan birçok firmaya, henüz resmi bir inceleme veya raporlama olmadan ‘riskli mükellef’ bildirimi yapıldı. Bu durum, sadece riskli olarak tanımlanan firmaları değil, bu firmaların müşterilerini de etkiledi. Müşterilerden de izah istenmesi, hem firmaların hem de mali müşavirlerin yoğun mesai yapmasına neden oldu.
Bazı firmalar, daha önce alım yaptığı bir firmanın ‘riskli mükellef’ olarak bildirilmesi üzerine, o firma ile ticari ilişkilerini kesmeye başladı. Bu durum, sistemin masumiyet karinesini ihlal ettiği ve ticari ilişkilere zarar verdiği yönünde eleştirilere yol açtı. Hatta bazı mükelleflerin bu nedenle yargı yoluna başvurmaya hazırlandığı öğrenildi.
Firmaların Endişeleri ve İddiaları
İş dünyası temsilcileri, KURGAN yazılarında firmaların tedarikçileri nezdinde sahte belge düzenlenmesi ihtimaline işaret edildiğini ve bu durumun firmaları dolaylı olarak zan altında bıraktığını belirtiyor. Sektör temsilcileri, herhangi bir ön araştırma, resmi tebligat veya somut bir tespit olmaksızın bu tür bir yazının gönderilmesinin masumiyet karinesini ihlal ettiğini, ticari itibarı ve güveni zedelediğini ve piyasa dinamiklerine darbe vurduğunu savunuyor.
Bir firma yetkilisi, kendilerine gelen KURGAN yazısında riskli olarak görüldüklerini ve bir bildirimin de mal sattıkları müşterilerine ulaştığını, müşterinin kendilerini “Siz fatura mı satıyorsunuz?” diyerek tenkit ettiğini belirtti. Firma yetkilisi, tüm alımlarının ithal girdi olduğunu ve yurtiçinden alım yapmadığı halde yapay zekanın kendilerini naylon fatura kesiyormuş gibi yorumladığını ve ticari olarak zor duruma düştüklerini iddia etti.
Uzmanların Değerlendirmeleri
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Başkanı Emre Kartaloğlu, KURGAN sisteminin temel amacının kayıt dışı ekonomi ile mücadele olduğunu ve TÜRMOB olarak bu amacı desteklediklerini belirtti. Ancak Kartaloğlu, sistemin yasal altyapısının daha sağlam oluşturulması gerektiğini vurguladı. Kartaloğlu, “Türkiye’de sahte fatura gerçeği var ve bu da kayıt dışı ekonomiyi besleyen temel unsurlardan biri. Kayıt dışı ekonomi ile mücadele edilmeli ancak tüm zeminlerinin sağlam oluşturulması şart” dedi.
Kartaloğlu, sahte fatura düzenleyici tespitlerinin net raporlarla belirlenmesi gerektiğini ve düzenleyici sınıfına giren firmaların ve bu firmalardan fatura alanların iyi analiz edilmesi gerektiğini ifade etti. Kartaloğlu, ödemelerin bankadan yapılması, kantar fişlerinin, sevk irsaliyelerinin, plaka takip sistemi ve HGS kayıtlarının bulunması, otomatik ödeme talimatı veya çekle ödeme yapılması gibi durumların dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Kartaloğlu, Vergi Denetim Kurulu’nun (VDK) önemli bir adım attığını ancak yasal ve ikincil düzenlemeler anlamında altyapısının muhakkak yapılması gerektiğini söyledi.
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Ömer Sadi Yiğitcan, KURGAN analiz sistemi ile gönderilen yazıların iş dünyasında ciddi endişe ve tepkiye neden olduğunu belirtti. Yiğitcan, bu tür yazıların firmaları dolaylı olarak zan altında bıraktığını ve firmaların ticari itibarını zedelediğini savundu. Yiğitcan, herhangi bir firma hakkında şüphe oluşturulacaksa, bu şüphenin mutlaka somut delillere, spesifik bir soruşturmaya veya resmi bir tespite dayandırılması gerektiğini vurguladı. Yiğitcan, itibar kaybı ve piyasa güvensizliği gibi geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurma riski yüksek olan bu yazıların, idare tarafından acilen ve resmen geri çekilmesi gerektiğini ve mağdur olan firmaların hukuki yollara başvurma hakları bulunduğunu ifade etti.
İTO Mali Müşavirler Meslek Komitesi Meclis Üyesi Numan Sağ, idarenin yeni sistem ile çok sayıda mükellefi anlık incelemek istediğini kaydetti. Sağ, sistemin altyapısının nasıl çalıştığını bilmediklerini ve çok katmanlı vergilerin nasıl inceleneceğine ilişkin hiçbir fikirleri olmadığını söyledi. Sağ, sistemin VDK tarafından yürütülmesinin doğru olmadığını ve Gelir İdaresi Başkanlığı içinde olması gerektiğini savundu. Sağ, sistemin şu anda zorlandığını ve KURGAN sisteminin bu haliyle çok hakkaniyetli olmadığını düşündüğünü ifade etti.
KURGAN’ın Getirdiği Yenilikler
KURGAN ile birlikte, mükelleflerin “sahte belgeyi bilmeden kullandığına” yönelik vergisel değerlendirmelere son verilerek, belgenin “bilerek” kullanıldığını esas alan bir yaklaşıma geçilecek. Böylece, sahte belge kullanan mükelleflerin önemli bölümü hakkında artık “vergi kaçakçılığı” kapsamında işlem tesis edilecek ve üç kat vergi zayi cezası uygulanacak. Sahte belge kullanan mükelleflerden, kamu alacağını güvenceye almak için teminat istenecek ve teminat gösteremeyen mükellefler için ihtiyati haciz uygulaması gündeme gelecek. KURGAN, mal ya da hizmet alım-satım işlemlerinin gerçek olup olmadığını risk skorlamasına bağlı olarak analiz edecek ve denetim ekipleri riskli görülen mükelleflerin kapısını çalacak.
VDK ekipleri, mükelleflerin geçmiş dönem işlemleri yanında cari dönem belgelerini ağırlıklı olarak denetleyecek ve kapanmış işletmeler yerine faal firmalara ağırlık verecek. Para hareketleri, yoklamalar, kaydi ve fiili envanter sayımlarıyla sahte belge kullandığı kanıtlanan mükelleflere, denetim yapılmadan doğrudan işlem tesis edilecek. Başkanlık, geçmişte sahte belge kullandığından şüphelenilen durumları da yazıyla mükellefe bildirecek ve mükellefe kayıtlarını düzeltme imkanı tanınacak. Sahte belge kullananlar yanında düzenleyenler de yakından takip edilecek ve bu suçu organize şekilde yürütenler araştırılacak ve konu “para aklama” boyutuyla ele alınacak.
Sonuç ve Beklentiler
KURGAN sisteminin devreye girmesiyle birlikte piyasada yaşanan tedirginlik, sistemin yasal altyapısının güçlendirilmesi ve şeffaflığın artırılması ile giderilebilir. Uzmanlar, sistemin adil ve hakkaniyetli bir şekilde işlemesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasının önemini vurguluyor. Aksi takdirde, masumiyet karinesinin ihlali ve ticari itibarın zarar görmesi gibi olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilir. Sistemin başarısı, yasal altyapısının sağlamlığına, şeffaflığına ve adil uygulanmasına bağlı olacaktır.