Türk Soyluların Çalışma İzinleri Zorlaşıyor: Yönetmelik Değişikliği Tartışma Yarattı
Türkiye’de Türk soylu yabancıların çalışma izinlerini düzenleyen yönetmelikte yapılan değişiklik, kamuoyunda “çalışma kolaylaşıyor” şeklinde algılansa da, aslında mevcut hakları geriye götürdüğü yönünde tartışmalara yol açtı. 15 Ekim tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ve Cumhurbaşkanı imzası taşıyan “Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu veya Özel Kurum, Kuruluş Veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine Dair Kanunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmelik” değişikliği, ilgili kurumlara yoğun başvurulara ve tepkilere neden oldu.
Yönetmelik Değişikliği Ne Anlama Geliyor?
1981’den beri yürürlükte olan 2527 Sayılı Kanun’a dayalı olarak hazırlanan bu yönetmelik, Türk soylu kişilerin Türkiye’de çalışma şartlarını düzenliyor. Ancak, yapılan son değişikliklerle birlikte, bu kanun kapsamındaki haklardan yararlanma koşulları önemli ölçüde zorlaştırıldı. Özellikle Türk Cumhuriyetleri vatandaşları için bu durumun neredeyse imkansız hale geldiği belirtiliyor.
Yeni yönetmelikte, kanun kapsamında çalışmak isteyen Türk soylu kişilerin karşılaması gereken 10 şart belirlendi. Bu şartların tamamının karşılanması gerekiyor. Ancak, özellikle 9. ve 10. bentlerde yer alan koşullar, Türk Cumhuriyetleri vatandaşlarının bu haktan yararlanmasını önemli ölçüde engelliyor.
Kritik Maddeler: Azınlık Olma Şartı ve Ülkede Çalışamama Durumu
10. bentte, başvuran kişinin “vatandaşı olduğu ülkenin kahir ekseriyetinden farklı etnik ve kültürel kimliğe sahip olması” şartı aranıyor. Bu ifade, kişinin kendi ülkesinde “azınlık” statüsünde olmasını zorunlu kılıyor. 9. bent ise, kişinin “vatandaşı olduğu ülkede elinde olmayan sebeplerle, mesleğini, sanatını veya işini icra edememek ve değişik nedenlerle Türkiye’de hayatını devam ettirmek zorunda kalmak” şartını getiriyor. Bu şartlar, Türk Cumhuriyetleri vatandaşlarının kanundan yararlanabilmesini neredeyse imkansız hale getiriyor.
Kamuoyunda Yanlış Anlaşılma ve Tepkiler
Yönetmelik değişikliğinin kamuoyuna “çalışma kolaylaşıyor” şeklinde yansıtılması, büyük bir yanlış anlaşılmaya neden oldu. Sosyal medyada hem bu yanlış algıya, hem de yönetmeliğin kısıtlayıcı yönüne karşı sert tepkiler oluştu. Bazı kesimler tarafından, bu düzenlemenin etnik temelli tartışmalara yol açabileceği ve kışkırtıcı mesajların yayılmasına zemin hazırlayabileceği endişesi dile getirildi.
Kaynaklar, yönetmeliğin yayımlanmasının ardından Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere ilgili kamu kuruluşlarına çok sayıda kişinin ulaşmaya çalıştığını ve özellikle Cumhurbaşkanlığı’na sorular sorduğunu belirtiyor. Sosyal medyada da halen çok sayıda Türk cumhuriyeti vatandaşının doktorluktan işçiliğe kadar geniş bir yelpazede çalışmakta olduğu, durumlarının belirsizleşmesi yanında, Türk cumhuriyetleri vatandaşlarının dışlanması gibi bir endişeyi vurguladıkları kaydedildi.
Yönetmeliğin Geleceği ve Beklentiler
Yönetmeliğin yanlış anlaşılması ve kısıtlayıcı etkileri nedeniyle kamuoyunda oluşan rahatsızlık, ilgili taraflarca incelenmeye başlandı. Yönetmelikte bir düzeltme yapılıp yapılmayacağı ise henüz belirsiz. Ancak, konunun hassasiyeti ve kamuoyunda yarattığı tepkiler dikkate alındığında, yakın zamanda bir düzenleme yapılması beklenebilir.
Bu kanundan yararlanamayanlar, varsa ülkelerinin Türkiye ile ikili anlaşması, yoksa Türkiye’nin başka ülkelerin vatandaşlarının çalışmasını düzenleyen genel hükümlere tabi olarak, izin alarak çalışabilecekler.
Yönetmelik değişikliğiyle, kimlerin Türk soylu sayılacağı, yani ilgili kanundan kaynaklı haklardan yararlanabileceği Cumhurbaşkanı Kararı’na bırakıldı. Cumhurbaşkanı, bir Kararname yayımlayarak, kimlerin yararlanacağını belirleyecek.
Ekonomik ve Sektörel Etkiler
Yönetmelik değişikliğinin ekonomik etkileri, özellikle Türkiye’de çalışan Türk soylu işgücünü yakından ilgilendiriyor. Özellikle bazı sektörlerde, bu işgücüne bağımlılık olduğu düşünüldüğünde, yönetmeliğin kısıtlayıcı etkilerinin bu sektörlerde olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.
Ayrıca, Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleri ile olan ekonomik ve kültürel ilişkileri de bu durumdan etkilenebilir. İşbirliği projelerinde ve ticari faaliyetlerde aksamalar yaşanabileceği öngörülüyor.
Sonuç olarak, Türk soyluların çalışma izinlerini düzenleyen bu yönetmelik değişikliği, hem kamuoyunda hem de ilgili sektörlerde büyük bir tartışma yaratmış durumda. Yönetmeliğin geleceği ve olası etkileri yakından takip ediliyor.