Türk Döneri Tartışması Almanya’da Büyüyor: UDOFED İddialara Net Yanıt Verdi
Almanya’da Türk döneri ile ilgili tartışmalar alevlenirken, Uluslararası Döner Federasyonu (UDOFED) iddialara sert bir şekilde yanıt verdi. Özellikle, Türk dönerinin Avrupa’da “söner” olarak tescillendiği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığı vurgulandı. UDOFED Genel Başkanı Muhammet Nezif Emek, kamuoyunu bilgilendirerek, Avrupa’da devam eden sürecin yalnızca Geleneksel Özellik Garantili Ürün (TSG) başvurusu olduğunu belirtti.
UDOFED’den Açıklama: Döner Bizimdir, Tartışmaya Kapalıdır
UDOFED Başkanı Emek, CNBC-e’ye yaptığı açıklamada, bu konuda herhangi bir dava açılmadığını ve 2022’de yapılan tescil başvurusunda sürecin halen sürdüğünü ifade etti. Emek, “Öncelikle ortada bir dava yok. Yani Türkiye Cumhuriyeti’nin Avrupa Komisyonu’na, Avrupa’da herhangi bir şahsa ya da herhangi bir dönerciye açtığı bir dava yok. Ne var? TSG denilen Geleneksel Özellik Garantili Ürün tescil başvurusu var. Bu başvuru 2022’de yapıldı, 2024’te onaylandı. Bu olaydan sonra çoğu Avrupa’daki dönerciler olmak üzere 11 itiraz geldi. Ve bu süreç devam ediyor. Bu sıradan, basit bir tescil konusu. Yani hak kaybı oluşturan ya da hak kazandıran bir şey değil” şeklinde konuştu. Bu açıklama, kamuoyunda oluşan yanlış algıları düzeltmeyi amaçlıyor.
Emek, dönerin Avrupa’ya geçtiği ya da tescilin reddedildiği yönündeki haberlerin tamamen asılsız olduğunu belirterek, “Dönerin Avrupa’ya geçmesi gibi bir şey söz konusu bile olamaz. Döner bizim. Bunu hiç kimse tartışmıyor, Avrupa da tartışmıyor. Dönerin kaybolduğu, kaybedildiği bir durum yok. Tescilin reddedildiği, Avrupa’ya geçtiği bir durum yok. Mahkeme de yok” dedi. Bu ifadeler, dönerin kökeni ve sahipliği konusundaki tartışmalara son noktayı koymayı hedefliyor.
‘Söner’ Tartışması ve CSU’nun Rolü
Kamuoyunda en çok merak edilen konulardan biri de dönerin adının ‘söner’ olarak tescillendiği iddiasıydı. Alman Patent ve Marka Ofisi (DPMA), 2024 yazında hem ‘Söder Kebab’ kelime markasını hem de Söder’in dönerle ilişkilendirildiği logo markasını onayladı. Ancak, bu başvurunun sahibi, Bavyera Eyaleti Başbakanı Markus Söder değil, doğrudan partisi olan CSU (Hristiyan Sosyal Birlik Partisi) oldu. Bu durum, siyasi bir figürün dönerle olan ilişkisi üzerinden kamuoyunda farklı yorumlara neden oldu.
Dönerin Avrupa’daki Popülaritesi ve Ekonomik Etkileri
UDOFED Başkanı Emek, dönerin Almanya’daki popülaritesine de dikkat çekti. Podolski’nin açtığı dükkandan, “Haus des Döners” gibi zincirlere kadar birçok başarılı örneğin bulunduğunu ve hatta geçen yıl “Döner Partisi”nin kurulduğunu hatırlattı. Bu durum, dönerin sadece bir yiyecek olmanın ötesinde, Almanya’daki sosyal ve kültürel hayatın önemli bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Avrupa’daki döner sektörünün ekonomik büyüklüğü dikkate alındığında, bu popülaritenin önemli bir ekonomik etkisi olduğu söylenebilir.
Türkiye’den Avrupa’ya göç edenlerin döneri beraberlerinde götürmesinin, bu yiyeceğin kıtada yayılmasına büyük katkısı oldu. Emek, bu durumu eleştirenlere şu sözlerle yanıt verdi: “Avrupa’da çok ünlü bir sosyolog, ‘Türkler gurbetçi olarak Avrupa’ya gelirken yanlarında döneri getirdiler ve Türkiye döneri kaybetti’ dedi. Bu, o kadar sığ dile getirilen bir düşünce ki… Halbuki Türkler döneri Almanya’ya götürerek döneri yaydılar. Biz burada suşi yiyoruz; Japonya suşiyi mi kaybetti? Onun için bunlar çok yanlış düşünceler.” Bu açıklama, dönerin kültürel bir miras olarak korunması ve yaygınlaştırılmasının önemini vurguluyor.
UDOFED’in Yaklaşımı ve Gelecek Beklentileri
UDOFED’in yaklaşımını da özetleyen Emek, “Biz dünyanın her yerinde döner satan herkesi bir üyemiz, bir unsurumuz sayıyoruz. Onların hepsinin işini geliştirmek, güçlendirmek, büyütmek için üzerimize düşeni yapmak istiyoruz. Hiç kimseyi ötekileştirmiyoruz” dedi. Bu ifadeler, UDOFED’in kapsayıcı ve destekleyici bir rol üstlendiğini gösteriyor. Federasyonun amacı, döner sektörünün globalleşmesine katkıda bulunmak ve tüm paydaşların fayda sağlamasını sağlamaktır.
Öte yandan, ‘Söner’ isminin, 2020’de yine Türk bir girişimcinin Almanya’da açtığı ‘sucuk döner’ restoranına verdiği isim olduğu da belirtiliyor. Sucuk ve döner kelimelerini birleştirerek dükkanına ‘Söner’ demeye karar vermesi, dönerin farklı varyasyonlarının ve yaratıcı yaklaşımların da ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.
Sonuç
Sonuç olarak, Almanya’da Türk döneri ile ilgili devam eden tartışmalar ve UDOFED’in açıklamaları, bu yiyeceğin Avrupa’daki kültürel ve ekonomik önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Dönerin kökeni, tescil süreçleri ve geleceği hakkındaki spekülasyonlara rağmen, UDOFED’in kararlı duruşu ve döner sektörünü destekleme çabaları, bu tartışmaların odağında yer alıyor. Türk döneri, sadece bir yiyecek değil, aynı zamanda bir kültürel elçi olarak Avrupa’daki varlığını sürdürmeye devam edecektir.