Yeşil Kundura Yeniden Konkordato Başvurusunda: 75 Yıllık Dev Mali Sıkıntıda

Yeşil Kundura Yeniden Konkordato Başvurusunda: 75 Yıllık Dev Mali Sıkıntıda

Türkiye’nin köklü ayakkabı markalarından Yeşil Kundura, yaşadığı mali sıkıntılar nedeniyle yeniden konkordato başvurusunda bulundu. 75 yıllık geçmişe sahip olan ve Türkiye’nin ilk ayakkabı ve bot ihracatını gerçekleştiren firma, daha önce 2018 yılında da konkordato ilan etmiş ve 2023 sonunda mali yapısını toparlamıştı. Ancak, aradan geçen kısa süre sonra şirket, bir kez daha zorlu bir süreçle karşı karşıya kaldı.

Yeşil Kundura’nın Yeniden Yapılanma Çabaları ve Konkordato Süreci

Yeşil Kundura, Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kızanlıklı’nın isminin baş harflerinden türetilen HK Kundura unvanıyla yeniden yapılanmaya gitmişti. Bu yeniden yapılanma, şirketin daha modern bir yapıya kavuşmasını ve piyasadaki rekabet gücünü artırmasını hedefliyordu. Ancak, tüm bu çabalara rağmen, ekonomik dalgalanmalar ve sektördeki zorluklar şirketi olumsuz etkiledi.

Mahkeme, şirketin konkordato başvurusu üzerine 3 aylık geçici mühlet kararı verdi ve ayrıca iki ay ek iflas koruma süresi tanıdı. Bir sonraki duruşmanın aralık ayında yapılması bekleniyor. Bu süreçte şirketin mali durumu ve yeniden yapılanma planları detaylı bir şekilde incelenecek.

Perakende Sektöründeki Daralma ve Ayakkabı Markalarının Durumu

Birleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD) verileri, markalı perakende satışlarında 2025’in ilk 6 ayında daralma yaşandığını gösteriyor. Bu daralma, tüm perakende sektörünü etkilerken, ayakkabı markaları da bu durumdan nasibini aldı. Ayakkabı markalarının yüzde 65’i ağustos ayı cirolarının en az yüzde 40’ını indirimli satışlardan elde etti. Hatta bazı markalar için bu oran çok daha yüksek seviyelere ulaştı. Cirosunun en az yüzde 60 ve üzerini indirimlerden elde edenlerin oranı yüzde 44 olarak belirlenirken, cironun yüzde 81 ve üzerini indirimlerden sağlayanların oranı ise yüzde 23‘ü buldu.

Bu durum, ayakkabı markalarının rekabet edebilmek ve ayakta kalabilmek için sürekli olarak indirimlere başvurduğunu gösteriyor. Ancak, indirimler karlılık oranlarını düşürdüğü için uzun vadede sürdürülebilir bir çözüm olmaktan uzak.

Ciro Artışları ve TÜFE’nin Etkisi

İndirimli satışlara rağmen, dört markadan üçünün ağustostan ağustosa yıllık ciro artışı TÜFE’nin altında kaldı. Bu, maliyetlerdeki artışın ciro artışını geride bıraktığı anlamına geliyor. Özellikle hammadde ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, perakende sektöründe kırılganlığı artırıyor.

Sektör Temsilcilerinin Talepleri ve Beklentileri

Sektör temsilcileri, maliyetlerdeki artışın önüne geçilmesi için çeşitli önlemler alınmasını talep ediyor. Özellikle ‘sebepsiz fesih’ hakkı ile hammadde ve ara mal ithalatında ilave gümrük vergileriyle referans fiyat uygulamasının kaldırılması sektörün öncelikli beklentileri arasında yer alıyor. Bu düzenlemelerin hayata geçirilmesi, perakende sektörünün üzerindeki yükü hafifletecek ve daha sürdürülebilir bir büyüme ortamı sağlayacaktır.

Sonuç ve Gelecek Projeksiyonları

Yeşil Kundura‘nın yeniden konkordato başvurusunda bulunması, Türkiye perakende sektörünün ve özellikle ayakkabı sektörünün içinde bulunduğu zorlu durumu gözler önüne seriyor. Maliyetlerdeki artış, rekabetin yoğunluğu ve tüketici harcamalarındaki daralma gibi faktörler, sektördeki pek çok şirketi olumsuz etkiliyor. Şirketin konkordato sürecinin nasıl sonuçlanacağı ve yeniden yapılanma çabalarının başarılı olup olmayacağı, sektörün geleceği açısından önemli bir gösterge olacak.

Sektör temsilcilerinin taleplerinin karşılanması ve ekonomik istikrarın sağlanması, perakende sektörünün yeniden canlanması için kritik öneme sahip. Aksi takdirde, benzer durumdaki şirketlerin sayısı artabilir ve sektörde daha büyük sorunlar yaşanabilir.

Benzer Yazılar