Metaverse Arsa Balonu Patladı: İstanbul’daki Sanal Araziler Değer Kaybetti

Metaverse Arsa Balonu Patladı: İstanbul’daki Sanal Araziler Değer Kaybetti

Bir zamanlar “geleceğin şehri” olarak lanse edilen metaverse arsa piyasasında işler tersine döndü. Yüksek beklentilerle yatırım yapılan sanal araziler, beklenen ilgiyi görmeyince adeta bir balon gibi söndü. İstanbul’un gözde semtlerinden sanal stadyumlara, limanlara kadar birçok sanal mülk, değerini büyük ölçüde kaybetti. Bir dönem yatırımcıların akın ettiği metaverse arsalarında artık ne yatırımcı kaldı ne de bu platformlara ilgi.

Metaverse Heyecanı Türkiye’yi de Sardı

Artırılmış gerçeklik teknolojisiyle hayatımıza giren “metaverse” kavramı, 2020’nin sonlarına doğru tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyük bir yankı uyandırdı. Geçmişte Bitcoin gibi sanal para birimlerine yatırım yaparak yüksek kazanç elde edenlerin başarısını gören birçok kişi, bu fırsatı kaçırmamak adına metaverse evreninde sanal mülk edinme yarışına girdi.

Ancak, yatırımcıların beklentileri gerçekleşmedi ve metaverse arazileri, başlangıçtaki popülaritesini yitirdi. Yatırımcıların gelecekte kazanç sağlayıp sağlamayacağı ise henüz belirsizliğini koruyor.

Metaverse Arazi Fiyatlarında Yüzde 95’e Varan Düşüş

Bilişim uzmanı Osman Demircan, metaverse arazilerinin çıkış döneminde kripto paralardan çok da farklı olmadığını belirterek, insanların NFT olarak satılan arsaların gelecekte değerleneceği beklentisiyle hareket ettiğini söyledi. Demircan, “Bitcoin büyük bir fırsattı, kimse görmedi. Sadece elinde olanlar bunu değerlendirdi. Bu yüzden insanlar sanal dünyada parasal anlamda değeri olan her şeyin etrafına dolanıyorlardı, bu da biraz buna döndü. Çok ciddi bir spekülasyon balonu yüzünden bunu yaşadılar. 2022-2023 yıllarında ‘metaverse’ arazi fiyatları yüzde 80-95 oranlarında düştü. Araziler 100 dolara satılırken şimdi bedava verseniz neredeyse hiç alıcı bulunamayacak hale geldi. Şu anki durumuna bakıldığında fiyatlar zirve seviyelerine hiç yaklaşmıyor. Satın almalar da piyasa hacminde maalesef en düşük seviyelerinde seyrediyor.” diye konuştu.

Demircan, bazı yatırımcıların dolandırıldığını da aktardı. “Bazıları ‘metaverse’ gibi gösterilen ancak ona benzeyen ortamlardan arazilerini ya da NFT’lerini satın aldılar. Sonra kripto para karşılığında aldıkları bu değerleri, daha farklı kripto paralara çevirip ortadan kaybolan çok sayıda dolandırıcıyla karşı karşıya kaldılar. Bunun da en büyük nedeni ‘metaverse’ evrenlerini herkesin yaratabilmesiydi. Bu spekülasyonların maksimum seviyede olup da çok değerliymiş gibi gösterildiği zamanlardı. Piyasa balonu patladığında geç giren yatırımcılar ve ellerindekini satamayanlar çok büyük zarar etti. İstanbul’da köprü satışı gerçekleştiriliyordu. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü 10 farklı yer satıyordu. Yani 10 farklı sunucudan bahsediyoruz. Birisi satın aldı, sonra birden bire buhar oldu. Çünkü sunucular kapandığı için onlar ortadan kayboldu.”

İstanbul’daki Sanal Köprü Satışları Bile Gerçekleşti

Metaverse çılgınlığı o kadar ileri gitmişti ki, İstanbul’un sembol yapılarından olan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü bile sanal dünyada satışa çıkarılmıştı. Demircan’ın aktardığına göre, köprüyü aynı anda farklı platformlarda satanlar bile vardı. Bu durum, metaverse’ün kontrolsüz ve spekülasyona açık yapısını gözler önüne seriyor.

Demircan, bu ortamdan arazi satın almanın hiçbir zaman karlı bir şey olmadığını, spekülatörler, bazı medya organları, ve ünlüler tarafından çok değerliymiş gibi gösterilip korkunç fiyatlara arazilerin satıldığını söyledi.

Sanal evrendeki bazı yerlerin hala birilerinin elinde durduğunu ancak şu anda satın alınan fiyatın çok daha altında mali değere sahip olduğunu belirten Demircan, “Örneğin Beşiktaş Stadı’nı 1000 dolar karşılığında kripto paraya satın aldıysa şu anki fiyatı 1000 dolar seviyelerinde değil, çok daha düşük. Bu miktarlarda yüzde 95’lere varan düşüşler yaşandı. Şu an çok değersiz görünüyor. Satsalar bile ciddi anlamda değer kaybedecektir. Zaten satın alacak müşteri bulacaklarını zannetmiyorum.” ifadelerini kullandı.

“Oturmamış Bir Platform ve Sektör Olduğu İçin Mağduriyet Yaşandı”

Kripto varlıklar uzmanı Melis Asena Özkan ise, pandemi döneminde insanların dijitalleşmeye olan ilgisinin arttığını ve metaverse’ün bu dönemde popülerlik kazandığını ifade etti. Özkan, “Metaverse, aslında blockzincir teknolojisi altyapısını kullanan bir platform. ‘Bir şehir yaratacağız. Bu şehirden dükkan alırsanız kira geliri elde edeceksiniz, arsa alırsanız endekslendiğinde size bir gelir sunacağız’ vaadiyle doğdular. Sürekli pasif gelir elde ettiğiniz bir yatırım aracı halinde dönüştürülmeye çalışıldı. O dönemde buraya ilgi çok yoğundu. Hatta liman kenti yapan bir proje vardı. Bir yatırımcı arkadaşım 40 bin dolara gemi aldı. Şu anda varlığı 1000 dolar bile etmiyor. Bir şehir kuruyorsunuz, orayı kiralayıp satıyorsunuz. Bu projelerin finans aracı da kripto varlıklardı. ‘Metaverse’ projeleri çıkıyor, aynı zamanda kripto varlık alım satım platformlarında da bunların ‘token’ları listeleniyor. ‘Metaverse’ yükselişi olunca hem projeye yatırım yapmak hem de erken gelen yatırımcı olmak için bunları satın alıyorsunuz. Maalesef oturmamış bir platform ve sektör olduğu için mağduriyet yaşandı.” dedi.

Özkan, piyasanın “ayı dönemi” dediği metaverse’nin etkileyici olduğu zamanları kaybettiği bir sürecin yaşandığını kaydetti. Bu sürece adapte olmakta zorlanan projelerin yatırımcılarını mağdur ettiğini dile getiren Özkan, “Ama devam eden projeler var. Hala ‘metaverse’ projelerinin fiyatlandığı, yatırım aldığını görüyoruz.” bilgisini verdi.

İstanbul Sanal Evrene Taşındı

Medipol Üniversitesi’nden Öğretim Görevlisi Nurullah Mahmut Dündar, metaverse projelerinin çıktığı dönemde “Sanal dünyada yerini şimdiden al” gibi reklam kampanyalarıyla insanları heyecanlandırıldığını söyledi. Dündar, “Türkiye’de de bu fırsattan istifade etmek isteyen çeşitli girişimler oldu. İstanbul’u ‘metaverse’ evrenine aktardılar. İstanbul’daki arsalar da ciddi manada yüksek maliyetlere satıldı.” dedi.

Dündar, “Mesela İstanbul’da yaşayan bir insan oturduğu evin arsasını ‘metaverse’den de almak istedi. Yarın öbür gün orayla ilgili sanki bir hak kaybı yaşayacağını düşündü. Daha da ötesi insanlar İstanbul’un en yüksek getiriye sahip veya maddi değer olarak en bilinen bölgelerinden ‘Ben bu dönem buradan ucuza alayım, ilerleyen aşamalarda burayı daha pahalıya satarım’ algısıyla ciddi manada alımlar yaptı. ‘Fiili ve fiziki arsa alımını bari dijital bağlamda yapalım. Bu dijital fırsatı kaçırmayalım, bambaşka bir dünyaya giriyoruz. Bari ‘metaverse’nin içinde bir arsamız olsun’ algısı oluşturuldu. İnsanlar da bu fırsatı kaçırmamak algısıyla alımlar gerçekleştirdiler.” şeklinde konuştu.

Dündar, satışlar başladığında insanlara sanal alemdeki arsaların gelecekte mağduriyetlere dönüşeceğini anlatmaya çalıştığını dile getirdi. İnsanlara hayali bir gelecek vadedildiğinin altını çizen Dündar, “Bu arsalara sanal dükkanlar açacaksın, kiraya vereceksin, burada etkinlikler düzenleyeceksin, kira gelirleri elde edeceksin’ denildi. Bazı global markaların, bankaların, siyasi partilerin, büyük kurumsal şirketlerin oralarda olması teşvik edici rol üstlenmiş oldu. Bu platformların çoğu aktif kullanıcı tutamadı. Sonuçta arsa sahipleri de arsalarını satacak kimse bulamayınca zarar görmüş oldu.” diye konuştu.

Metaverse arsa balonunun patlaması, sanal dünyaya yatırım yaparken dikkatli olunması gerektiğini bir kez daha gösterdi. Henüz oturmamış bir sektörde, yüksek beklentilerle yapılan yatırımlar büyük kayıplara yol açabiliyor. Bu nedenle, yatırımcıların iyi araştırma yapması ve riskleri göz önünde bulundurması gerekiyor.

Benzer Yazılar