Alüminyum Sektörü Enflasyon, Faiz ve Kur Baskısı Altında: İhracat Etkileniyor

Alüminyum Sektörü Enflasyon, Faiz ve Kur Baskısı Altında: İhracat Etkileniyor

Türkiye alüminyum sektörü, son yıllarda yaşadığı hızlı büyümenin ardından, küresel talepteki daralma ve iç piyasadaki ekonomik sıkıntılar nedeniyle zorlu bir dönemden geçiyor. Alüminyum sektörünün Avrasya bölgesindeki en önemli buluşma noktası olan 9. Uluslararası Alüminyum Teknolojileri, Makina ve Ürünleri İhtisas Fuarı (ALUEXPO), İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. 20 Eylül’e kadar sürecek fuara, 243’ü yabancı olmak üzere toplam 472 kuruluş katılıyor.

Alüminyum Sektörünün Büyüme Hikayesi ve Zorlukları

Türkiye Alüminyum Sanayicileri Derneği (TALSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yeşilova, fuarın açılışında yaptığı konuşmada, Türk alüminyum sektörünün son 25 yılda ihracat odaklı bir büyüme kaydettiğini ve Avrupa’nın önemli üretim merkezlerinden biri haline geldiğini vurguladı. Ancak, pandemi sonrası yaşanan gelişmeler ve Türkiye’deki sıkı para politikaları, sektörün karşı karşıya olduğu zorlukları artırdı. Yeşilova, sektörün enflasyon, faiz ve kur ekseninde sıkıştığını belirtti.

Son yıllarda yapılan yatırımlar sayesinde Türkiye’deki kurulu kapasite, iç ihtiyacın 3-4 katına ulaşmış durumda. Bu durum, sektörün potansiyelini gösterse de, küresel talepteki daralma ve iç piyasadaki ekonomik baskılar, üreticileri zor durumda bırakıyor. İhracatçılar, uzun uğraşlar sonucu elde ettikleri pazarları ve müşterileri kaybetmemek adına, karsız ve hatta zararına satışlar yapmak zorunda kalıyor.

İhracat Rakamları ve Beklentiler

Yeşilova, 2021-2022 yıllarındaki zirvelerden sonra ihracatta durağanlık ve gerileme yaşandığını ifade etti. Ancak, Türk alüminyum sektörü 2024 yılını miktar bazında 1 milyon 230 bin ton ve tutar bazında yaklaşık 5 milyar 230 milyon dolar ihracat ile kapattı. Bu yılın ilk 7 ayında da benzer bir seyir izleniyor. Sektör temsilcileri, uygulanan politikaların ihracatçı ve üreticilerin gerçeklerine uygun hale getirilmesini bekliyor.

Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması (SKDM)

Ali İhsan Yeşilova, 1 Ocak 2026’da başlayacak olan Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması’nın (SKDM) sektör için hayati önem taşıdığını vurguladı. TALSAD, bu mekanizmanın getireceği tehdit ve fırsatları analiz etmek için uzun süredir çalışıyor ve sektör temsilcileriyle paylaşıyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır’ın Değerlendirmeleri

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin gelişmiş sanayi altyapısı, esnek üretim kabiliyeti ve lojistik avantajları sayesinde küresel pazarlarda önemli bir rekabet avantajına sahip olduğunu belirtti. Kacır, Türkiye’nin Çin’den Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş bir kuşakta en fazla çeşit ürünü rekabetçi bir şekilde ihraç edebilen ülke olduğunu vurguladı. Ayrıca, hızlı ve istikrarlı büyüyen AR-GE ve inovasyon ekosistemi sayesinde yüksek teknolojili sektörlerin sanayi üretiminde öne çıktığını ifade etti. Kacır, alüminyum sanayisinin de “güçlü sanayi, güçlü Türkiye” vizyonunu sahiplenen sektörler arasında yer aldığını söyledi.

Kacır, Türk alüminyum sektörünün yıllık 500 bin ton üretim ve 3 milyon ton işleme kapasitesine sahip olduğunu ve hem kapasitesi hem de ürün kalitesiyle küresel tedarik zincirlerinde önemli bir konuma sahip olduğunu belirtti.

Sektörün Geleceği ve Beklentiler

Alüminyum sektörü, Türkiye ekonomisi için stratejik bir öneme sahip. Ancak, küresel ve yerel ekonomik koşulların yarattığı baskılar, sektörün büyüme potansiyelini tehdit ediyor. Sektör temsilcileri, uygulanan politikaların ihracatçıların ve üreticilerin gerçeklerine uygun hale getirilmesini bekliyor. Ayrıca, SKDM gibi düzenlemelerin getireceği fırsatları değerlendirmek ve tehditlere karşı önlem almak için çalışmalarını sürdürüyorlar. Lojistik avantajlar ve gelişmiş sanayi altyapısı sayesinde Türkiye, küresel pazarda rekabet gücünü koruma potansiyeline sahip.

Önümüzdeki dönemde, alüminyum sektörünün sürdürülebilir büyüme için yenilikçi çözümler üretmesi ve küresel trendlere uyum sağlaması büyük önem taşıyor.

Benzer Yazılar