Ayakkabı Sektöründe Kriz Büyüyor: Fabrikalar Kapanıyor, Dış Ticaret Açığı Artıyor
Yüksek maliyetler ve rekabet koşulları nedeniyle zor günler geçiren ayakkabı sektörü, kapanmalar ve dış ticaret açığı ile boğuşuyor. 2019 yılında görülen konkordato ve kapanmaların yeniden başlaması, sektördeki kırılganlığı gözler önüne seriyor. Konya merkezli Doğan Çanta’nın konkordato talebiyle sektöre verdiği zararın 1 milyar 200 milyon TL’yi bulduğu belirtilirken, bu durumdan 100’den fazla firmanın mağdur olduğu ifade ediliyor.
Ayakkabı Sektöründe Kriz Derinleşiyor
Sektördeki olumsuz gelişmeler sadece konkordato ilanlarıyla sınırlı değil. Kırklareli’nde yüksek kapasiteli bir ayakkabı fabrikasının, 40-50 bin Euro değerindeki makinelerini kilo hesabıyla hurda fiyatına satmaya çalıştığı ancak alıcı bulamadığı belirtiliyor. Bu durum, sektördeki maliyet baskısının ve nakit sıkışıklığının vahametini ortaya koyuyor.
Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, sektörde fabrikaların kapandığı bir döneme girildiğine dikkat çekiyor. İçten, Kırklareli’ndeki bir fabrikanın kapanışına tanık olduğunu ve 40 bin Euro’luk makinelerin kilosu 8-9 TL’ye satılmasına şahit olduğunu belirtiyor. Bu durumun, sektördeki çaresizliği ve kaynak yetersizliğini gösterdiği vurgulanıyor. İçten, 6.5 milyon Euro’ya kurulan tesislerin hurdaya satılmasının kabul edilemez olduğunu ve zamanın sektör aleyhine işlediğini ifade ediyor.
Dış Ticaret Açığı Alarm Veriyor
Türkiye ayakkabı sektörü, geçmişte dış ticaret fazlası veren bir sektör olmasına rağmen, son yıllarda ciddi bir dış ticaret açığı ile karşı karşıya. 2022’de 348 milyon dolar olan dış ticaret fazlası, 2023’te 148 milyon dolara gerilemiş, 2024’te ise 550 milyon dolar açığa dönüşmüştür. Bu yılın ilk 7 aylık döneminde ise dış ticaret açığı 437 milyon dolar olarak gerçekleşti. İç piyasada daralan pazara ithal ürünlerin artan payı eşlik ediyor. 2022’de 25 milyon çift olan ayakkabı ithalatı 2024’te 76 milyon çifte yükseldi. Bu sene ise alınan önlemlere rağmen ithalat artmaya devam etti ve yurtiçi satışlardan aldığı pay yüzde 7 seviyelerinden yüzde 30’lara yükseldi.
Sektör Temsilcilerinden Çözüm Önerileri
Sektör temsilcileri, spor ayakkabıda fırsatın kaçtığını ve destek sağlanırsa çıkışın deri ayakkabı ile yakalanabileceğini vurguluyor. İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Çetin, Uzakdoğu’da 150-200 dolar olan işçilik maliyetinin Türkiye’de 1200-1500 dolar arasında değiştiğine dikkat çekiyor. Bu durumun, sektörün rekabet gücünü olumsuz etkilediği belirtiliyor. Çetin, Türkiye’nin deri üretiminde güçlü olduğunu ve çıkış noktasının moda trend ve deri ayakkabı üretimi olduğunu ifade ediyor.
TASD Başkanı Berke İçten, mevcut desteklerin yetersiz olduğunu ve acil önlemler alınması gerektiğini belirtiyor. Çalışan başına verilen 2 bin 500 TL’lik desteğin istihdamı korumaya yetmediğini ve nefes kredisinden faydalanmanın mümkün olmadığını ifade ediyor. Yüksek faiz oranlarının sektörü olumsuz etkilediği ve döviz kurunun rekabetçi hale getirilmesine ihtiyaç duyulduğu vurgulanıyor.
Gelecek Beklentileri ve Projeksiyonlar
Sektör temsilcileri, ayakkabı sektörünün geleceği için umutlu olmakla birlikte, acil ve etkili önlemlerin alınması gerektiğinin altını çiziyor. Deri ayakkabı üretiminde Türkiye’nin potansiyelinin değerlendirilmesi ve rekabet gücünün artırılması, sektörün yeniden canlanması için kritik önem taşıyor. Ayrıca, döviz kurunun rekabetçi hale getirilmesi ve finansmana erişimin kolaylaştırılması da sektörün önündeki engellerin kaldırılmasına yardımcı olabilir.
Ayakkabı sektöründeki bu zorlu sürecin aşılabilmesi için devletin ve ilgili kurumların sektöre destek olması, maliyetlerin düşürülmesi ve rekabet gücünün artırılması gerekiyor. Aksi takdirde, kapanmaların ve dış ticaret açığının daha da artması kaçınılmaz olabilir.