Bayer G4A Programı: 8 Yılda 47 Girişime Destek, Değerleme 172 Milyon Dolar
Bayer’in G4A Girişim Hızlandırma Programı, 8 yılda 47 girişime yol arkadaşlığı yaparak Türkiye girişimcilik ekosistemine önemli bir katkı sağladı. Program kapsamında desteklenen 17 şirketin değerlemesi toplamda 172 milyon dolara ulaştı. Bayer, Tenity iş birliğiyle yürüttüğü bu programla şimdiye kadar ekosisteme 10 milyon TL’lik yatırım yaptı.
Bayer G4A Programı Türkiye Girişimciliğine Yatırım Yapıyor
G4A Program Yöneticisi Melis Soylu, programın Türkiye’deki başarısını ve hedeflerini vurgularken, globaldeki programlardan farklı olarak Türkiye’de sadece sağlık alanına değil, tarım girişimlerine de odaklandıklarını belirtti. Bu stratejik yaklaşım, Türkiye’nin tarım potansiyelini değerlendirme ve bu alanda yenilikçi çözümler üretme amacını taşıyor. Soylu, “Bizim ana amacımız Bayer adına Türkiye ekonomisine destek sağlarken, sürdürülebilir iş modelleri yaratmak ve şirket içerisinde yaptığımız işlerin etkisini arttırmak. Çünkü biliyoruz ki bu bize bir vizyon kazandıracak,” dedi.
2018’den beri yürütülen G4A Girişim Hızlandırma Programı, sağlık ve tarım alanındaki 47 girişime hibe, eğitim, mentorluk ve iş birliği desteği sağlayarak ekosisteme yaklaşık 10 milyon TL’lik katkıda bulundu. Programa katılan iki girişimci, bu deneyimin kariyerlerine nasıl yön verdiğini ve hedeflerine ulaşmalarında nasıl yardımcı olduğunu paylaştı. G4A Girişim Hızlandırma Programı, ilaç, tüketici sağlığı ve tarım ürünleri iş bölümlerine yönelik sağlık ve tarım teknolojilerine odaklanıyor. Program, fikir aşamasını geçmiş, sürdürülebilir ve ölçeklenebilir iş modelleri olan, prototipe sahip veya satış aşamasındaki girişimleri destekliyor.
G4A Programı Girişimlere Nasıl Destek Oluyor?
Bu yıl, 300 girişim arasından seçilen Tarlis Teknoloji, MediTechLabs, Mantiscope, HiDoctor ve Welcome to Club gibi beş güçlü girişim, tarladan sofraya, hekimden hastaya dokunan yenilikçi çözümleriyle öne çıkıyor. Soylu, programın seçim kriterlerini açıklarken, “Bayer olarak bizimle örtüşen girişimcileri programa seçmeye gayret ediyoruz ki birlikte uzun soluklu bir yol yürüyelim. Çünkü program aynı zamanda bizim iş geliştirme süreçlerimizi de önemli ölçüde etkiliyor,” dedi. Bu yaklaşım, programın sadece finansal destek sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda uzun vadeli iş ortaklıkları kurmayı hedeflediğini gösteriyor.
Program kapsamında girişimlere eğitim, mentorluk ve hibe desteği sağlanıyor. Eğitimler hem Bayer çalışanları hem de Tenity uzmanları tarafından veriliyor. 8 yılda 200 saatten fazla eğitim ve 800 saatten fazla mentorluk desteği sunuldu. Bu sene seçilen iki girişime 500’er bin TL olmak üzere toplam 1 milyon TL’lik hibe desteği verildi. Soylu, “Fikir çok önemli ama fikrin arkasında ekip de çok önemli. 100 günlük bir program bu. İlk jüri toplantımızda 5 dakikada kendilerini anlatmalarını istiyoruz. 5 dakikalık o ilk toplantıda anlattıkları şeyle 100 günün sonunda kendilerini anlattıkları arasında inanılmaz bir değişim oluyor,” diyerek programın girişimciler üzerindeki dönüştürücü etkisini vurguladı.
Soylu, Türkiye’de girişimci olmanın zorluklarına dikkat çekerek, Bayer olarak tüm çalışanları ve tesisleriyle 100 günlük programı tamamlayan girişimlerin her türlü desteğe ihtiyaç duyduklarında kapılarının açık olduğunu belirtti. Programda yer alan 42 girişimden 17 tanesinin şirket değerlemesinin 172 milyon dolara ulaştığı bilgisini paylaştı. Örneğin, Kidalog 2022 yılında programa seçilmiş ve şu an elde ettikleri başarı ve büyüme hızı Bayer’i gururlandırıyor. Soylu, “Varmak istediğimiz nokta, onların bu gelişim süreçleri boyunca aslında bizim iş süreçlerine onları entegre etmek. Ana amacımız bu. Bu bize ne sağlayacak? Bu bize işlerimizde inovasyon anlamında katkı sağlayacak, başka bir bakış açısı kazandıracak. Nitekim şirket kültürüne de bu değişimi veriyoruz,” dedi.
Tarım ve Sağlık Teknolojilerinde İnovasyon
Soylu, özellikle tarımda tüm tohum teknolojilerinin önemine dikkat çekerek, iklim krizinin gündemin ana maddeleri arasında yer aldığını ve sürdürülebilirliğin çok önemli olduğunu vurguladı. Dijital tarım çözümleri, akıllı tohum teknolojileri ve akıllı makineler sürdürülebilirlik başlığı altında öne çıkıyor. Bayer, sürdürülebilirliğe odaklanan girişimleri desteklemeye devam ediyor.
G4A Girişim Hızlandırma Programı’nın desteklediği Welcome to Club’ın kurucu ortağı Uğur Kızıl Yaprak, dermokozmetik ürünlerini lüks olmaktan çıkarıp demokratikleştirmeyi hedeflediklerini belirtti. Yaklaşık 10 yıl Japonya merkezli bir dermokozmetik şirketinde görev aldıktan sonra bu alanda girişimci olmaya karar veren Yaprak, cildin bir organ olduğunu ve cilt yapısı ve ihtiyaçlarının kişiye özel olduğunu vurguladı. Welcome to Club, hem ürün hem de danışmanlığı bir araya getiren bir yapı oluşturarak cilt sağlığı konusunda bir otorite olmayı hedefliyor. Yapay zekâ destekli cilt analizi yapabilen altyapılarıyla bu hedefe doğru ilerliyorlar. Şu anda Türkiye’nin 81 iline ulaşan bir ağ kurmuş durumdalar.
Mantiscope’un kurucusu Mert Burkan Çötele ise kan hastalıkları üzerine çalışan bir girişimci. Mantiscope, Sağlık Bakanlığı’ndaki iş yükünü azaltan, doktorların zamanlarını daha verimli kullanmalarını sağlayan ve erken tedaviyi mümkün kılan bir sistem sunuyor. Biyolojik tarayıcı ile periferik kan yayma numunelerini dijitalleştirip bulut üzerinden analiz sistemine aktararak, yapay zekâ yardımıyla kan kanseri, anemi, enfeksiyonlar ve trombosit hastalıkları gibi kanla ilgili rahatsızlıkların tanı sürecini hızlandırıyorlar. Bu, özellikle hematoloji uzmanlarının olmadığı sağlık kuruluşlarında büyük bir avantaj sağlıyor.
Sonuç: Bayer’in Girişimcilik Ekosistemine Katkısı Devam Ediyor
Sonuç olarak, Bayer’in G4A Girişim Hızlandırma Programı, Türkiye’deki girişimcilik ekosistemine sağladığı finansal destek, eğitim, mentorluk ve iş birliği imkanlarıyla önemli bir rol oynuyor. Program, özellikle sağlık ve tarım sektörlerinde yenilikçi çözümler üreten girişimlerin büyümesine ve gelişmesine katkıda bulunuyor. Bayer’in bu alandaki yatırımları, Türkiye ekonomisine ve toplumuna uzun vadeli faydalar sağlamaya devam edecek.