EBSO Başkanı: Krizler Artarken Mevcut Ekonomik Kazanımlar Tehlike Altında

EBSO Başkanı: Krizler Artarken Mevcut Ekonomik Kazanımlar Tehlike Altında

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, sanayicileri uyardı. Çoklu krizlerle örülü bir süreçte risklerin giderek arttığını belirten Yorgancılar, mevcut durumun ve elde edilen kazanımların kaybedilme noktasına gelindiğini ifade etti.

Sanayiciler Zor Bir Dönemden Geçiyor

EBSO Temmuz ayı meclis toplantısında konuşan Yorgancılar, sanayicilerin karşı karşıya olduğu zorlukları dile getirdi. “Ortalık gerçek anlamda yangın yeri iken, jeopolitik risklerin arttığı, içerde ve dışarda siyasi-ekonomik belirsizliklerin giderilmediği bir süreçte, bizler de önümüzü görmeye çalışıyoruz,” diyen Yorgancılar, Avrupa’dan sonra en büyük ihracat pazarı olan Ortadoğu ile ticaretin zayıflama riskine dikkat çekti. Ayrıca, iç siyasetteki artan gerginlik, yargı bağımsızlığı sorunu, ekonomik programın yetersiz kalması, yüksek enflasyon ve yüksek faizde iyileşmenin gecikmesinin sanayinin sürdürülebilirliğini riske attığını vurguladı. Yorgancılar, birçok sanayicinin “Üretiyorum, satıyorum ama para kazanamıyorum” dediğini aktardı.

İmalat Sanayi GSYH İçindeki Payı Azalıyor

Yorgancılar, imalat sanayinin gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) içindeki payının azalma eğilimini sürdürdüğüne dikkat çekti. Çin’in sanayisini güçlendirme planları yaparken ve Türkiye sanayisi güç kaybederken, imalat sanayinin GSYH içindeki payının azalması endişe verici bir durum olarak değerlendirildi. Doğrudan yatırım çekmede rekabet halinde olunan Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Macaristan gibi ülkelerde imalat sanayinin payı artarken, Türkiye’de azalması bu durumu daha da kritik hale getiriyor. Yorgancılar, bu azalış eğiliminin yönünü yukarı çekmek için gereken adımların atılması ve rekabet gücü azalan sanayicinin gerçek durumunun görülmesi gerektiğini söyledi.

Konkordato ve İflas Sayılarındaki Artış Riskleri Gösteriyor

Son konkordato sayılarındaki artış da riskleri gözler önüne seriyor. Yorgancılar, yılın ilk 6 ayındaki iflas sayısının 2024’ün aynı dönemine göre %72’sine denk geldiğine işaret etti. Reel sektörün kapasite düşüklüğü, kâr gerilemesi, siparişlerin azalması ve maliyet artışları gibi birçok sorunla karşı karşıya olduğunu belirten Yorgancılar, daha derin kayıplar yaşanmadan önlem alınması gerektiğini vurguladı.

“Bugün artık sanayiciye ek vergiler, yeni zamlar, yeni mevzuatlarla baskı yapmanın zamanı değil. Bugün sanayimizin kayıplarını giderme ve akabinde sanayimizi yeni dünya şartlarına hazırlama zamanıdır. Faiz indirim süreci elbette ki, bizlere nefes aldıracaktır ancak tek başına yeterli olamaz” ifadelerini kullandı.

EBSO Anket Sonuçları Endişeleri Doğruluyor

EBSO’nun yaptığı ekonomik değerlendirme anket sonuçları da firmaların durumunu ortaya koyuyor. Anket sonuçlarına göre, firmaların ikinci yarıya ilişkin risk algısı, kredi faizleri, kur baskısı ile iç ve dış talepteki yavaşlamanın devamı etrafında yoğunlaşıyor. Firmaların %47’si çalışan sayısının değişmediğini, %42’si ise çalışan sayısının azaldığını belirtiyor. Sadece %11’i çalışan sayısının arttığını ifade ediyor. Artış ve azalışlar genellikle 1-5 kişi arasında değişiyor.

2025 yılının ilk yarısında üyelerin işlerinin olumlu gelişmesinin önündeki en önemli engeller olarak işgücü maliyetlerindeki artış, döviz kurlarındaki belirsizlik/yetersiz artış, nakit akışındaki bozulma ve yetersiz iç talep gösteriliyor. 2025 yılının ikinci yarısında ise en öncelikli stratejiler maliyetleri düşürme, yeni dış pazarlara yönelme ve ne yazık ki küçülmek olarak belirlenmiş durumda. Ekonominin koşullarına ilişkin 2. yarı beklentileri de %72 oranında olumsuz yönde yoğunlaşıyor.

Gelecek Beklentileri ve Öneriler

Yorgancılar’ın açıklamaları ve EBSO anket sonuçları, Türk sanayisinin zorlu bir süreçten geçtiğini gösteriyor. Yüksek enflasyon, kur baskısı, yetersiz iç talep ve artan maliyetler sanayicileri olumsuz etkiliyor. Bu durum, özellikle imalat sanayinin GSYH içindeki payının azalmasıyla birlikte, Türkiye ekonomisi için uzun vadeli riskler taşıyor. Sanayicilere yönelik baskıların azaltılması, maliyetlerin düşürülmesi ve yeni pazarlara açılma stratejilerinin desteklenmesi gerekiyor.

Faiz indirimlerinin sanayicilere nefes aldıracağı belirtilse de, tek başına yeterli olmayacağı vurgulanıyor. Yapısal reformların hayata geçirilmesi, rekabet gücünün artırılması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi gibi adımların atılması büyük önem taşıyor. Sanayicilerin sorunlarının çözümü ve sürdürülebilir bir büyüme için kapsamlı bir ekonomik stratejiye ihtiyaç duyuluyor.

Benzer Yazılar