İhracatçılar 2025 Son Çeyrekte Rekabet Gücüyle Atağa Kalkmayı Hedefliyor

İhracatçılar 2025 Son Çeyrekte Rekabet Gücüyle Atağa Kalkmayı Hedefliyor
Tepki Ver

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe, ihracat rakamlarındaki artışın sürdürülebilirliği ve tüm sektörlere yayılması gerektiğinin altını çizdi. 2025’in ilk yedi ayında kaydedilen **%5.1’lik artışla 156 milyar dolarlık ihracat** performansını değerlendiren Gültepe, bu artışın kaynaklarını detaylı bir şekilde analiz etmenin önemine dikkat çekti.

İhracat Rakamlarının Alt Kırılımları

Gültepe, İstanbul Hazır Giyim ve Moda Fuarı (IFCO) açılışında yaptığı konuşmada, Temmuz ayındaki rekor ihracat rakamlarının otomotiv, kimya ve parite etkisinden kaynaklandığını belirtti. **2.5 milyar dolarlık artışın neredeyse tamamının bu üç bileşenden** geldiğini vurgulayan Gültepe, “Oyun planımızı tüm sektörlerden katkı alacak şekilde kurgulamalıyız. Bunun da yolu rekabetçiliğimizi yeniden kazanmaktan geçiyor,” dedi. Sürdürülebilir ve sağlıklı ekonomik büyümenin ancak üretim ve ihracatla sağlanabileceğini ifade eden Gültepe, özellikle enflasyonla mücadele dönemlerinde ihracat kanallarının açık tutulmasının ekonominin çarklarını döndürebileceğini söyledi.

Gültepe, Türkiye’de ilkleri yaşatan ve Anadolu’yu üretim üssü yapma hayaliyle ortaya çıkan tekstil ve hazır giyim gibi sektörlerin rekabetçiliğinin korunmasının önemine değindi. **2024’ü 18 milyar dolarla kapatan hazır giyim sektörünün 2025’in ilk yedi ayında %6.2 ekside olduğunu** belirten Gültepe, bu durumun devam etmesi halinde 2025 yılının 17 milyar dolarla kapatılabileceği uyarısında bulundu. Bir zamanlar ihracatta üçüncü sırada olan Türkiye’nin son dönemlerde beşinci sıraya gerilediğini de sözlerine ekledi.

Rekabet Dengesinin Yeniden Kazanılması

“Bozulan rekabet dengelerini özellikle 2025’in son çeyreği ve 2026’dan sonra tekrar kazanmamız lazım ki hem hazır giyim, hem tekstil, hem mobilya, hem diğer sektörlerimiz yeniden atağa geçebilsin,” diyen Gültepe, Türkiye’nin bu potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Rekabetçiliğin geri kazanılması durumunda ihracatın 22-23 milyar dolar seviyelerine ulaşabileceğini ifade eden Gültepe, enflasyonu düşürmenin yolunun üretim ve ihracattan geçtiğini yineledi.

IFCO ve Sektörün Geleceği

İHKİB Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan, IFCO ile İstanbul’u dünya moda ekosisteminin merkezi haline getirme hedeflerini dile getirdi. Kısa süre önce prestijli fuar statüsü kazanan IFCO’nun, sektörün zorlu bir dönemden geçerken ihracatçılara destek olduğunu belirtti. Küresel dalgalanmalar ve maliyet baskısının ihracatçıları zorladığını kabul eden Paşahan, projeler ve güçlü bir vizyonla bu zorlukların aşılabileceğine inandığını söyledi. Sekizinci IFCO’da **100’ü aşkın ülkeden 30 bin profesyonel alıcının** firmalarla buluştuğunu ve ziyaretçi sayısında geçen ağustosa göre **%22 artış** yaşandığını ifade etti.

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, kur-enflasyon makasının açılmasının ihracatı olumsuz etkilediğini ancak Türk ihracatçısının bu zorlu engeli aşabilecek güçte olduğunu belirtti. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, hazır giyimin Türkiye’de sanayi ve ihracat geleneğini geleceğe taşıyan sektörlerin başında geldiğini söyledi. Bahçıvan, değişen rekabet koşullarına ve tüketici alışkanlıklarına hızlı uyum sağlamanın önemine dikkat çekti.

Hazır Giyim Sektörünün Stratejik Önemi

Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün Türkiye’nin ihracat başarısında önemli bir role sahip olduğunu vurguladı. Sektörün, küresel markaların güçlü bir tedarikçisi olmasının yanı sıra kendi markalarıyla da “Türk Malı” imajını gururla temsil ettiğini belirtti. **Dünya hazır giyim ve konfeksiyon ihracatında Türkiye’nin 2024 yılında %3.2 pay ile yedinci sırada yer aldığını** ifade eden Ağar, sektörün **15.8 milyar dolarlık net ihracat katkısıyla** ekonomiye güç katmaya devam ettiğini söyledi. Hazır giyim ve konfeksiyonun yalnızca ihracatıyla değil, istihdama katkısıyla da stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.

Sonuç olarak, Türk ihracatçılarının 2025’in son çeyreğinde rekabet güçlerini yeniden kazanarak atağa kalkma hedefi, sektörün karşılaştığı zorlukların üstesinden gelme potansiyelini ortaya koymaktadır. Rekabet dengesinin sağlanması ve tüm sektörlerin ihracata katkısının artırılması, sürdürülebilir ekonomik büyüme için kritik öneme sahiptir.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

9609 Yazı

Benzer Yazılar