İTO Başkanı: Togg, Türk Otomotivinde Üçüncü Büyük Kırılma Noktası
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin otomotiv endüstrisindeki yolculuğunu değerlendirerek, Togg’un bu alandaki üçüncü önemli kırılma noktası olduğunu vurguladı. Avdagiç, Türkiye’nin otomotiv üretim serüveninin Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar uzandığını belirtti.
Türkiye’nin Otomotiv Geçmişi ve Tophane’deki İlk Fabrika
Avdagiç, İTO’nun 1929 yılında işlettiği Tophane Ambarları’nın, dünyanın en büyük motorlu taşıt üreticilerinden Ford Motor Company’e devredildiğini hatırlattı. Bu devirle Tophane’de Türkiye’nin ilk otomotiv fabrikası kurulmuştu. Amaç, Türkiye’de montajı yapılan araçları hem Türkiye pazarına hem de Rusya ve bölge ülkelerine ihraç etmekti. Ancak bu proje çeşitli nedenlerle kısa sürede sona erse de, Türkiye’de otomobil üretme geleneğini ve arzusunu başlattı.
Devrim Otomobili: Zihniyet Devrimi
Gerçek kırılma noktasının ise 1961 yılında Türk mühendislerinin otomotivde yerli ve milli bir üretim olabileceği algısını yerleştirdiği Devrim otomobilinin imal edilmesiyle yaşandığını belirten Avdagiç, Devrim’in çeşitli siyasi ve ekonomik nedenlerle gerekli desteği bulamamasına rağmen, bir zihniyet devrimine işaret ettiğini ifade etti.
Otomotiv Sanayisinin Gelişimi ve Ekosistemin Oluşumu
1960’lı yıllarda BMC ve Otosan’ın montaj ile başlayıp artan yerlilik oranıyla devam eden süreçlerin, 1970’lerde Oyak-Renault ve TOFAŞ’ın yabancı işbirlikleriyle geliştiğini ve ciddi bir ekosistemin oluşmasını sağladığını belirten Avdagiç, merhum Başbakan Necmettin Erbakan’ın “Kendi tankımızı, kendi topumuzu, kendi otomobilimizi yapacağız” sözlerini hatırlattı.
Bu ekosistemin üzerine 1980’lerde merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın gerçekleştirdiği ekonomik değişimle yeni bir dönemin inşa edildiğini belirten Avdagiç, bu durumun ikinci büyük kırılma olduğunu vurguladı. Türkiye’nin dış dünya ile bütünleşik ve rekabet edebilir bir otomotiv tedarik sanayisi ortaya koymakla kalmadığını, aynı zamanda Ford Otosan, Toyota Türkiye, Hyundai Assan gibi firmaların ülkemizde üretim üsleri kurduğunu ifade etti. Avdagiç, “Otomotivin tekeri bir kez yol ile buluşunca gerisi geldi” dedi.
Togg: Yüksek Teknolojiyle Bütünleşmiş Üçüncü Kırılma Noktası
Avdagiç, siyasi özgüvenin ekonomik özgüvenle buluştuğu son 25 yılda, yerli ve milli üretimin çeşitli alanlardaki başarılı sonuçlarının otomotiv sektöründeki yansımasının Türkiye’nin otomobili Togg ile olduğunu belirtti. Ona göre Togg, Türk otomotiv tarihindeki yüksek teknolojiyle bütünleşmiş üçüncü önemli kırılma noktasıdır. Hatta Togg, Devrim’in 64 yıl önce başlattığı başarı hikayesinin 21’inci yüzyıldaki adıdır. Artık yüzde 100 elektrikli üretilen, yurt dışına pazarlanan, kullanıcının ‘İyi ki almışım’ dediği yerli bir markamız var.
Togg’un Dijital Geleceğe Etkisi
Avdagiç, küresel otomotiv sektöründeki dönüşüme değinerek, elektrikli otomotive geçişin baş döndürücü bir hızla geliştiğine işaret etti. Türkiye’nin otomotiv sanayisinin 2024’te 1 milyon 468 bin 393 motorlu araç üretimiyle Avrupa’da 4’üncü büyük üreticisi olduğuna dikkat çekti. Ekonominin hassas bir süreçten geçerken bile otomotivde avantajlarını korumayı başardığını belirten Avdagiç, tedarik sanayisinin önemine vurgu yaptı. Otomotiv üretimi ile 1 birim üretim başına 6,2 birim yan etki elde edildiğini, yani tedarikçiler, lojistik, mühendislik, yazılım ve finans da dahil edildiğinde otomotiv sektörünün GSYH etkisinin çok yüksek olduğunu ifade etti.
Avdagiç’e göre, Togg dijital geleceğimiz için önemli bir kapıyı sonuna kadar açtı. Akıllı cihaz, yeni nesil araç geliştirme yarışında sembol bir proje olarak yeni markalara ilham veren, yol gösteren bir kutup yıldızı oldu. Ayrıca, bazı firmaların daha önce “elektrikli otobüs” üretimini başlatması ve ardından Togg’un üretilmesiyle diğer bazı firmaların da “elektrikli ticari araç” üretimine yönelmelerinin sadece sektörü değil tedarik sanayisini çok hızlı dönüştürdüğünü ve geliştirdiğini söyledi.
Gelecek Beklentileri ve Fırsatlar
Avdagiç, Togg üretiminin başlamasını, yerli pil üretimi, elektrik motoru üretimi, çeşitli diğer parçaların yerlileştirilmesi gibi çalışmalarla, klasik içten yanmalı motorlu marka-modeller için yapılan üretimlerin elektrikli araç pazarına doğru dönüşümü açısından önemli bir fırsat olarak gördüklerini anlattı. Türkiye’nin bu alanda birçok şeyi başaracak potansiyele sahip olduğunu, sadece 200’e yakın otomotiv AR-GE merkezimizin bulunmasının bunun önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.
Avdagiç, üretimde yeni dönemde batarya modül üretimleri, yazılım tabanlı araç sistemleri, otonom sürüş algoritmaları, geri dönüştürülebilir malzeme teknolojileri gibi yüksek teknoloji alanlarına kayılacağını, bu alandaki firmaları geliştirip büyüteceğini öngördü. Hükümetin de bu çalışmaları vergi, teşvik ve benzeri politikalarla desteklemesinin çok önemli olduğunu ifade etti. Zaten Bosch, Valeo, Mahle, ZF, Continental gibi dünya devlerinin tedarik zincirinde Türk firmalarının önemli bir yere sahip olduğunu, yani tedarik firmalarımızın Avrupa pazarına yüksek hacimli ihracat yaptığını, bugün dünya markası olan birçok otomobile orijinal parça üretimleri gerçekleştirdiğimizi söyledi.
Öneriler ve Vurgular
Bu süreçte yazılım ve batarya teknolojilerine daha fazla yatırım yapılması, tedarik sanayisinin dijital ve yeşil dönüşümünün desteklenmesi, nitelikli işgücü yetiştirmeye hız verilmesi ve KOBİ’lerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Otomotiv Sektörünün Ekonomiye Katkısı
Avdagiç, otomotiv sanayisinin ihracat, istihdam ve AR-GE yatırımları açısından ekonomiye katkısına dikkat çekerek, sektörün Türkiye’nin ihracatında uzun yıllardır birinci sırada yer alan sektör olduğunu anımsattı. Sektörün, 2024’te de 37,2 milyar dolarlık ihracat ile birinci sırada yer aldığına işaret etti. Sektörde mavi yakalıdan beyaz yakalıya kadar 250 bini aşkın insanın çalıştığını, sektörün Türk emeğinin niteliğini ve araştırma ruhunu geliştirdiğini ifade etti. Ayrıca teknoloji ve tasarımı yakından takip etmeyi zorunlu kılan yapısı sebebiyle de AR-GE’yi üretimin önünde tuttuğunu, bu üç özellik sebebiyle ekonomimizin hareketlendirici unsuru olduğunu söyledi.
Avdagiç’e göre, bir ülkenin sanayisinin ve teknolojisinin izinin sadece otomotiv sektöründen sürülebileceğini, endüstriyel bilgi birikiminin, insan gücünün ve teknolojinin gelişiminin önce bu sektörde başlayıp sonra diğer sektörlere yayıldığını ifade etti.
Yeni Girişimler ve Gelecek Projeksiyonları
İTO Başkanı Avdagiç, Türkiye’nin Togg ile “otomotivde kendi markasını yaratma” eşiğini aştığını ve bu atılımın sektörde yeni girişimleri ve teknoloji yatırımlarını teşvik edecek bir aşamaya geçtiğini dile getirdi. Togg’un öncülüğünde gelişen yeni dönemin yerli ekosistemde AR-GE, yazılım, batarya teknolojileri ve mobilite çözümleri alanlarında yeni bir bakış açısının önünü açacağını kaydetti. Togg’un yurt dışında da satılmaya başlanmasının hem ihracat potansiyelini olumlu etkileyeceğini hem de yeni girişim ve yatırımları teşvik edeceğini sözlerine ekledi.