KOBİ’ler Alarmda: Yüksek Faiz ve Maliyetler Konkordatoyu Tetikledi
Ekonomideki sıkı para politikası ve yüksek faiz ortamı, 2024’ün ilk yarısında Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ’ler) için ciddi bir darboğaz yaratarak konkordato ilanlarını rekor seviyelere taşıdı. Özellikle tekstil, inşaat ve mobilya sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’ler ile sermaye yapısı zayıf olan firmalar, artan maliyetler ve finansman baskısı altında ezilerek konkordato ilan etmek zorunda kaldı.
Konkordato Başvurularında Yüzde Yüzü Aşan Artış
Yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası ve buna bağlı olarak yükselen faiz oranları, KOBİ’lerin finansmana erişimini zorlaştırdı. Krediye erişimin güçleşmesi, özellikle hammadde maliyetleri ve işletme giderleri yüksek olan sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’leri derinden etkiledi. Bu durum, 2024’ün ilk 6 ayında konkordato başvurularında çarpıcı bir artışa neden oldu.
CNBC-e’nin haberine göre; yılın ilk yarısında geçici mühlet kararı verilen firma sayısı geçen yıla göre yüzde 108 artarak bin 259’a yükseldi. Aynı dönemde, kesin mühlet kararı da yüzde 236’lık bir artışla 822’ye ulaştı. Bu rakamlar, KOBİ’lerin yaşadığı finansal sıkıntıların boyutunu açıkça ortaya koyuyor.
Konkordato talebi reddedilen şirket sayısında da yüzde 95’lik bir artışla 333’e yükseldi. İflasına karar verilen şirket sayısı da yüzde 101 artarak 553’e ulaştı. En fazla konkordato ilan eden şirketlerin ise tekstil, inşaat ve mobilya sektörlerinde yoğunlaştığı görüldü.
Sektör Temsilcilerinden “Zincirleme İflas” Uyarısı
Sektör temsilcileri, konkordato ilanlarındaki bu artışın, ekonomide “zincirleme iflas” riskini beraberinde getirdiğini vurguluyor. Özellikle tekstil sektöründeki maliyet baskısı ve finansman sıkıntısına dikkat çeken İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz, üreticilerin sürdürülemez bir mali yapı ile karşı karşıya kaldığını belirtiyor. Öksüz, asgari ücretin işverene maliyetinin enflasyon ve kurdaki değişim oranlarının çok üzerinde olduğunu ve bu durumun da gerçek maliyet baskısını daha da artırdığını ifade ediyor.
Konkordato ilanlarındaki artışların tüm sektörel ekosistemin geleceğini tehdit ettiğini söyleyen Öksüz, tekstil sektörünün istihdam ve ihracat bakımından ülke ekonomisinin bel kemiğini oluşturduğuna dikkat çekiyor. Konkordato kararının tedarikçiden yan sanayiye, fason üreticiden lojistiğe kadar çok sayıda şirketi etkilediğini belirten Öksüz, bu durumun zincirleme bir etki yaratarak daha büyük sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
KOBİ’lere Yönelik Desteklerin Artırılması Gerekliliği
Mevcut ekonomik koşullarda KOBİ’ler gibi büyük firmaların da korunması gerektiğini söyleyen Öksüz, destekten yararlanma koşulunun fiili istihdam sayısına göre belirlenmesini öneriyor. İhracatçılara özel finansman modelleri ve enerji maliyetlerini dengeleyici destek paketleri sunulmasının önemine dikkat çeken İTHİB Başkanı, konkordato sisteminde bankaların korunduğunu, alacaklıların mağdur edildiğini ifade ederek özel sektör alacaklarının da güvence altına alınması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, zincirleme iflasların yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Mobilya Sektöründe de Durum Farklı Değil
İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçılar Birliği Başkanı Erkan Özkan da ekonomik koşulların özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri zorladığını, konkordato başvurularında gözle görülür bir artışa yol açtığını söylüyor. Sürecin doğrudan üretimi etkilediğini, tedarik zinciri ve istihdam üzerinde de olumsuz etkiler yarattığını belirten Özkan, “Birçok firma üretim kapasitesini düşürmek ya da faaliyetlerini geçici olarak askıya almak zorunda kaldı. Bu tablo çalışanların da ekonomik belirsizlikle karşı karşıya kalmasına neden oldu” diyor.
Ekonomik dar boğazdan KOBİ’ler kadar büyük firmaların da etkilendiğini ifade eden Özkan, KOBİ’lerin krizlere karşı daha kırılgan bir yapıda olduğunu, sermaye yetersizliğinin, düşük finansal esneklik ve sınırlı dış pazar tecrübesinin de bunu beslediğini söylüyor. Ölçek ekonomisine ulaşamayan küçük işletmelerin rekabet gücüne ve dijitalleşme ile verimliliğe kaynak ayıramadıklarına dikkat çeken Özkan, özellikle kurumsallaşma, dijital dönüşüm, yeni pazarlara erişim gibi alanlarda firmalara yönelik eğitim ve mentorluk faaliyetlerini artırdıklarını belirtiyor.
Konkordato Süreci İşletmeler İçin Can Simidi Olabilir
İflasın eşiğindeki firmalara yasal koruma ve borç yapılandırma imkânı sağlayan konkordato süreci işletmeler için bazen can simidi olabiliyor. Bu süreçte mahkeme şirketin toparlanması ve alacaklıların kapıya dayanmaması için ilk etapta firmaya 3+2 aylık geçici mühlet veriyor. Uygun bulunursa işletmeye 1 yıllık kesin mühlet de tanınabiliyor. Bu süreçte konkordato komiseri görevlendiriliyor ve firma mali olarak denetleniyor.
Sonuç ve Beklentiler
2024’ün ilk yarısında konkordato ilanlarındaki artış, KOBİ’lerin yaşadığı finansal sıkıntıların vahametini gözler önüne seriyor. Sıkı para politikası ve yüksek faiz oranlarının etkisiyle artan maliyetler ve finansman baskısı, özellikle tekstil, inşaat ve mobilya sektörlerindeki KOBİ’leri zor durumda bırakıyor. Sektör temsilcileri, “zincirleme iflas” riskine dikkat çekerek konkordato sürecinin yeniden düzenlenmesi ve KOBİ’lere yönelik desteklerin artırılması gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde, ülke ekonomisinin bel kemiğini oluşturan KOBİ’lerin daha da zor duruma düşmesi ve bunun da ekonomik büyümeyi olumsuz etkilemesi bekleniyor.