Makine İhracatı Artarken İthalat Politikası Çin Bağımlılığını Artırıyor
Türkiye’nin makine ihracatı, 2023’ün Ocak-Temmuz döneminde bir önceki yıla göre yüzde 0.92’lik bir artışla 16.2 milyar dolara ulaştı. Ancak, aynı dönemde miktar bazında yüzde 6.1’lik bir azalma yaşanırken, kilogram başına düşen fiyat yüzde 6.7 oranında artarak 7.9 dolara yükseldi. Temmuz ayında ise ihracat yüzde 4.4’lük bir artış gösterirken, yıllıklandırılmış ihracat yüzde 0.6 artışla 28.4 milyar dolar seviyesine çıktı.
MAİB Başkanı Karavelioğlu’ndan Değerlendirmeler
Makine ihracatındaki bu tabloyu değerlendiren Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, ihracattaki sürdürülebilir başarının, ülkedeki üretim ve faaliyet ortamının uygunluğuna bağlı olduğunu vurguladı. Karavelioğlu, mevcut ekonomik sistemde Türk Lirası’nın (TL) bolca döviz almaya ve ithalata imkan tanıdığına dikkat çekerek, bu durumun üretmekten kaçınarak enflasyondan kurtulmanın mümkün olmadığı gerçeğini maskeleyebildiğini belirtti.
Son beş yılda üretimini ikiye, ihracatını ise 1.5 katına çıkaran makine imalat sektörünün, artan işletme sermayesi ihtiyacına kaynak ayırmanın enflasyonist bir etki yaratmayacağını, aksine bunun bir zorunluluk olduğunu da sözlerine ekledi. Karavelioğlu, sektörün finansman ihtiyaçlarının karşılanmasının, üretim kapasitesini artırarak uzun vadede enflasyonla mücadeleye katkı sağlayacağını savundu.
ABD-AB Gümrük Vergisi Görüşmeleri ve Türkiye’ye Etkileri
ABD ile gümrük vergisi müzakerelerinde Avrupa Birliği’nin (AB), belirsizliğin maliyetine katlanmak yerine, mevcut kazancından fedakarlık etmeyi tercih ettiğini belirten Karavelioğlu, bu durumun Türkiye gibi ana tedarikçileri de etkileyeceğini ifade etti. Belirlenen tarifelerin enflasyon üzerindeki etkisinin sınırlı kalması beklenirken, yatırım ve sanayi ortamındaki kırılganlığın devam ettiğine dikkat çekti.
Karavelioğlu, küresel sanayi PMI’nın (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) Temmuz ayında yeniden daralma bölgesine girmesinin, ticaret müzakereleri ve tarife belirsizliklerinin reel üretimi tahminlerin ötesinde baskıladığını gösterdiğini söyledi.
Avrupa Komisyonu’nun İthalat İzleme Sistemi
Avrupa Komisyonu’nun, ithalatı normalin dışında artan mal gruplarını ve ülkeleri tespit etmek amacıyla bir çalışma grubu kurarak “ısı haritası” hazırladığına değinen Karavelioğlu, AB’nin Türkiye’nin uzun zamandır dile getirdiği bir önlemi hayata geçirdiğini ve periyodik ısı haritalarıyla hareketlenen rotaları ve mal gruplarını analiz etmeye başladığını vurguladı. Karavelioğlu, AB’nin daha önce çelik sektöründe olduğu gibi, bu incelemelere dayanarak iç pazarına sistemli bir şekilde giren mallara karşı ticari önlemler uygulayacağını belirtti.
Türkiye’nin Çin’e Olan Bağımlılığı
Bu yılın ilk yarısında Çin’den yapılan makine ithalatında yüzde 18.1’lik bir artış yaşandığını hatırlatan Karavelioğlu, küresel değer ve tedarik zincirlerinde Batı’nın önlem almaya çalıştığı Çin’e karşı Türkiye’nin bağımlılığının arttığını ifade etti. Korumacılığın hızla yükseldiği ve tarifelerin ticaret rotalarını değiştirdiği bir dönemde, bu durumun Türkiye’nin ithalat politikasındaki esnekliği gösterdiğini ve pazar dengelerinin yerli üreticiler aleyhine bozulduğunu söyledi.
Katar Anlaşması ve Potansiyel Riskler
Katar ile imzalanan anlaşmanın Türkiye’nin genel dış ticaret dengesi için olumlu bir tablo sunmakla birlikte, makine sektörü özelinde dikkatle yönetilmesi gereken hassasiyetler içerdiğini belirten Karavelioğlu, Çin menşeli makinelerin Katar üzerinden millileştirilip sıfır gümrükle Türkiye’ye girmesinin, uzun vadede “ticaret sapması” riskini gündeme getirebileceğini dile getirdi. Gümrüksüz ticaretin Katar’ı Türkiye’nin ithalat üssüne dönüştürebileceği uyarısında bulundu.
Bu tür etkileri hızla tespit edecek bir erken uyarı mekanizmasının, hem iç rekabetin korunması hem de ana ihracat pazarlarındaki rekabet gücünün sağlanması açısından önem taşıdığını vurguladı.
Gelecek Beklentileri ve Sektörün Durumu
Yılın geri kalanında iç ve dış talepteki daralma ile birlikte makine üzerindeki ithalat ve yüksek finansman maliyetinin etkisinin devam edeceğini belirten Karavelioğlu, son 1.5 yıldır devam eden ve yılın ilk yarısında yüzde 6,5 olarak gerçekleşen makine üretimindeki daralmanın, sektörün kapasite kullanım oranlarını ve verimliliğini düşürmeye devam ettiğini söyledi. Karavelioğlu, sektörde yurt dışı ÜFE’deki yıllık artışın yüzde 33.3 gibi yüksek bir seviyeye ulaşmasının, uluslararası rekabet gücünü önemli ölçüde zayıflattığını sözlerine ekledi. “2026’ya farklı başlayabilmeliyiz” diyerek sektörün uzun vadeli stratejik planlamasına vurgu yaptı.