Takım Tezgahları Sektörü Küçülüyor: Umutlar 2026’ya Ertelendi
Ekonomik belirsizliklerin hakim olduğu bir dönemde, takım tezgahları sektörü zorlu bir süreçten geçiyor. Yılın ilk yedi ayında yaşanan daralma, sektör temsilcilerini endişelendiriyor. Özellikle üretimde yaşanan %14.7’lik düşüş, sektörü olumsuz etkilerken, ilave gümrük vergileri de bu durumu daha da zorlaştırıyor.
Sektördeki Daralma Devam Ediyor
Takım tezgahları sektörü, otomotiv, savunma sanayi ve beyaz eşya gibi birçok kritik sektörle yakın ilişki içinde. Bu nedenle, sektördeki daralma diğer alanlara da yansıma potansiyeli taşıyor. 2000’li yıllardan itibaren büyüme ivmesi yakalayan sektör, son dönemde bu ivmeyi kaybetmiş durumda. 2021’de %35.9, 2022’de %11.3 ve 2023’te %11.5’lik yurt içi satış artışı kaydeden sektör, 2024’te düşüşe geçmiş ve bu durum 2025’te de devam ediyor.
2025 yılının Ocak-Mayıs döneminde sektörün durumu daha da netleşti. Yurt içi satışlarda %9, üretimde %14.7, ihracatta %6.1 ve ithalatta %4.8’lik düşüşler yaşandı. Bu veriler, sektörün kısa vadede toparlanma beklentisini zayıflatıyor. Takım Tezgahları Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, 2026 yılının ikinci yarısından önce belirgin bir toparlanma beklemediklerini ifade ediyor. Akyüz, toparlanmanın yavaş ilerleyeceğini öngörüyor.
Yüksek Faiz ve Yatırım Ortamındaki Belirsizlikler
TİAD Başkanı Akyüz’e göre, sektördeki daralmanın temel nedenleri arasında yüksek faiz politikası ve sanayi yatırımlarındaki yavaşlama yer alıyor. Makine ve teçhizat yatırımlarının uzun vadeli planlama gerektirdiğini vurgulayan Akyüz, finansman maliyetlerindeki artış, yatırımcı güvenindeki azalma ve uzun vadeli plan yapma zorluğu nedeniyle firmaların yeni makine yatırımlarını ertelediğini belirtiyor. Özellikle KOBİ’ler açısından krediye erişim zorluğu ve leasing kanallarındaki daralma, yatırım kararlarını doğrudan etkiliyor.
Döviz kuru istikrarsızlığı da sektörün karşı karşıya olduğu önemli sorunlardan biri. İhracatçıların üretim yapabilmek için ihtiyaç duyduğu yüksek teknolojili takım tezgahlarına erişimin teknoloji transferiyle sağlanması, kurdaki dalgalanmalar nedeniyle zorlaşıyor. Makine fiyatlarındaki küresel artış ve iç pazardaki talep daralması da sektörü olumsuz etkileyen diğer faktörler arasında.
Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Çözüm Önerileri
Olumsuz tabloya rağmen, Murat Akyüz geleceğe dair umutlu olduğunu dile getiriyor. Türkiye sanayisinin dinamik yapısı ve teknolojik üretime olan açıklığının altını çizen Akyüz, doğru finansman modelleri, istikrarlı bir yatırım iklimi ve destekleyici kamu teşvik politikalarıyla sektörün yeniden büyüme ivmesi yakalayabileceğine inanıyor.
Akyüz, sektör üzerindeki baskının büyük ölçüde TL bazında yüksek faizli leasingler ve kredi maliyetlerinden kaynaklandığını belirtiyor. İlave gümrük vergileri ve yatırım teşviklerindeki kısıtlamaların da etkili olduğunu ifade ediyor. Jeopolitik gelişmelerin etkisinin ise daha sınırlı olduğunu vurguluyor.
İlave Gümrük Vergilerinin Etkisi Tartışılıyor
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, yüksek hassasiyetli takım tezgahları için teknoloji transferinin şart olduğunu vurgulayan Akyüz, yerli üreticilerin ileri düzey ve çok eksenli CNC tezgah üretiminde küresel markalarla rekabet etmekte zorlandığını ifade ediyor. Akyüz’e göre, yerli CNC üreticilerini koruma amacıyla yürürlüğe giren ilave gümrük vergisi (İGV), Türkiye’nin binlerce sanayi üreticisine ek maliyet yaratıp, yatırım yapmalarını zorlaştırıyor. Akyüz, İGV’nin yerli CNC’ye rağbeti artırmadığına inanıyor.
Çözüm Önerileri: Verimlilik, Ortak Satın Alma ve Finansal Destek
Akyüz, sektörü krizden çıkaracak bazı eylemleri şöyle sıralıyor: verimliliğe odaklanmak, ortak satın alma platformu oluşturmak, finansal destek sağlamak, Endüstri 5.0’a uyum sağlamak ve hizmet odaklı rekabeti teşvik etmek.
Sektörün en önemli problemlerinden birinin nitelikli teknik eğitim almış personel eksikliği olduğunu dile getiren Akyüz, meslek liselerindeki müfredat yetersizliği ve yanlış İK politikaları sebebiyle sanayide çalışmak isteyenlerin sayısının azaldığını belirtiyor. Akyüz, “Çocuğum mühendis olsun” yaklaşımının da bu sorunu daha da derinleştirdiğini ifade ediyor.
Makine yatırımlarına yönelik teşvik sisteminin sonlandırılması ve daha seçici bir yapıya geçilmesiyle gümrük muafiyetlerinin kaldırılmasının serbest ticaret anlaşmalarını anlamsız kılacağını söyleyen Akyüz, bu durumun sektör açısından olumsuz etkileri olacağını belirtiyor. Anadolu’da faaliyet gösteren KOBİ’lerin yeni makine yatırımı yaparken gümrük muafiyeti, KDV istisnası veya vergi indirimi alamamasının iç talebi daraltacağını vurguluyor.
Takım tezgahları sektöründeki mevcut durum, ekonomik politikaların ve yatırım ortamının iyileştirilmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Sektör temsilcileri, hükümetin ve ilgili kurumların destekleriyle 2026’dan itibaren yeniden büyüme ivmesi yakalamayı umut ediyor.