Memur-Sen’den Maaş Uyarısı: Artış, Yeniden Değerleme Oranı Altında Kalmamalı
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, kamu görevlilerinin maaş artışları konusunda önemli bir çağrıda bulundu. Yalçın, yapılacak maaş artışlarının, 2026 yılı için belirlenen Yeniden Değerleme Oranı‘nın altında kalmaması gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde, kamu görevlilerinin alım gücünün daha da düşeceği ve mağduriyetlerin artacağı uyarısında bulundu.
Enflasyon Verileri ve Maaş Kayıpları
Yalçın’ın açıklamaları, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ekim ayı enflasyon verilerini açıklamasının ardından geldi. Ekim ayı enflasyon oranı %2,55 olarak açıklanırken, Temmuz-Ekim dönemini kapsayan 4 aylık enflasyon ise %10,25 olarak gerçekleşti. Bu durum, kamu görevlilerinin maaşlarında %5 oranında bir enflasyon farkı oluşmasına neden oldu. Yalçın, kasım ve aralık aylarında yaşanacak fiyat artışlarıyla birlikte kamu görevlilerinin gelir kayıplarının daha da büyüyeceğini belirtti.
Kış aylarının gelmesiyle birlikte doğalgaz, elektrik ve diğer zorunlu harcamaların artacağına dikkat çeken Yalçın, bu durumun kamu görevlilerinin bütçeleri üzerindeki baskıyı daha da artıracağını ifade etti.
7. Dönem Toplu Sözleşme Eleştirisi
Memur-Sen Genel Başkanı, 7. Dönem Toplu Sözleşme’de hakemin verdiği kararı eleştirerek, bu kararın 6 aylık dönemler içerisinde enflasyon karşısında yetersiz kaldığını ve kamu görevlilerinin maaşlarının erimesine neden olduğunu söyledi. Yalçın, geçmişte yaşanan bu olumsuz durumun tekrarlanmaması gerektiğini vurgulayarak, kamu görevlilerinin kışın soğukluğunu ceplerinde hissetmemeleri için gerekli önlemlerin alınmasını talep etti.
Yalçın, kamu işvereninin ve hakemin, farklı statülerdeki çalışanlar arasındaki maaş uçurumuna göz yumduğunu ve bu durumun çalışma barışını bozduğunu savundu. Kurumlarda bordro kıyaslamalarının yapılmasına sessiz kalınmasının kabul edilemez olduğunu belirten Yalçın, her kamu görevlisinin işini özveriyle yaptığını ve emeğinin karşılığını adaletli bir şekilde almak istediğini ifade etti.
Hakem Kurulu Kararına Tepki
Yalçın, Hakem Kurulu’nun verdiği hatalı kararın ne kadar sürdürülebilir olduğunu sorgulayarak, bu kararın kamu görevlilerini 2 yıl daha kayıplarla boğuşmaya mahkum ettiğini söyledi. Kurumlarda, odalarda, yemekhanelerde ve koridorlarda bordro kıyaslaması yapıldığını belirten Yalçın, kamu görevlilerinin “emeğimin karşılığı bu muydu” diye haklı olarak tepki gösterdiğini dile getirdi.
Kamu işvereninin ve talimatla karar veren hakemin günü kurtarmaya çalıştığını savunan Yalçın, bu tür yaklaşımların sorunları çözmeyeceğini ve tartışmaları azaltmayacağını ifade etti. İşverenin, kendi alacaklarında cömert davranırken memura gelince cimri olmaması gerektiğini belirten Yalçın, çalışanlar arasında yapılan ayrımın bütçede son bulması gerektiğini vurguladı.
Yeniden Değerleme Oranı Vurgusu
Açıklanan ekim ayı verileriyle birlikte 2026 yılında uygulanacak Yeniden Değerleme Oranı‘nın da belli olduğuna işaret eden Ali Yalçın, bu oranın %25,49 olarak gerçekleştiğini belirtti. Yalçın, kamu görevlilerine 2026 yılı için öngörülen %11 + %7‘lik artışa karşılık, devletin alacaklarına uygulayacağı artışın çok daha yüksek olmasının adaletsizlik yarattığını savundu.
“Alırken bol keseden, verirken boş kese gösteren” bir sistemle adaletin sağlanamayacağını vurgulayan Yalçın, kamu görevlilerine ocak ayında yapılacak artışın, Yeniden Değerleme Oranı’nın altında kesinlikle olmaması gerektiğini söyledi. Erken uyarı sisteminin feryat sesinin duyulması gerektiğini belirten Yalçın, “iş işten geçti” deyimi gerçeğe dönüşmeden önlem alınması gerektiğini ifade etti.
Alım Gücü ve Gelecek Beklentileri
Kamu görevlisinin devletin teminatı olduğunu vurgulayan Yalçın, ekonomide dengeleme, enflasyonda azalma, piyasada istikrar gibi ekonomik hedeflerin; emeğin değersiz, alım gücünün yetersiz ve geleceğe bakışın karamsar olduğu bir süreçte öneminin olmayacağını söyledi. İnsanı, emeği ve alın terini değersizleştirmeye yönelik hatadan acilen vazgeçilmesi gerektiğini belirten Yalçın, imkan, zaman ve fırsat varken yanlışın düzeltilmesi ve medeniyetin temel taşı olan “insanı yaşatan devlet” çizgisinden ödün verilmemesi gerektiğini ifade etti.
Sadece ihtiyaçların artmadığını, alım gücünün de istikrarlı bir şekilde azaldığını belirten Yalçın, sadece dolar, kur ve altın üzerinden geçmiş ile bugün arasında alım gücü kıyaslaması yapılamayacağını söyledi. Günün ihtiyaçlarının değiştiğini, zorunlu giderlerin gelir içerisindeki oranının değiştiğini, geçimi zorlayan unsurların değiştiğini ve geleceğe dair beklentilerin değiştiğini vurguladı.
Gelirlerin rakamsal olarak arttığını ancak reel olarak düştüğünü ifade eden Yalçın, kişi başına düşen milli hasıladan kamu görevlilerinin karşılığını tam olarak almak istediğini belirtti. Memur-Sen olarak, devletin güven kalesi ve kamu hizmetinin asli unsuru olan kamu görevlileri için 8. Dönem Toplu Sözleşme masasında işverenin ve hakemin yaptığı hatayı düzeltmesini ve çalışanlar arasında huzurun tekrar sağlanmasını beklediklerini ifade etti.