ENG Mineral, 150 Milyon Liralık Yeni Tesisiyle Yüksek Katma Değerli Maden Ayrım Teknolojilerine Yatırım Yapıyor
Türkiye’nin Sakarya Birinci Organize Sanayi Bölgesi’nde 5 bin metrekare kapalı alanda faaliyet gösteren ENG Mineral, maden ayırma ve mineral zenginleştirme alanındaki yenilikçi çözümleriyle global pazarda adından söz ettiriyor. Şirket, hem üretim tesisleri hem de Sakarya Üniversitesi Teknokent’teki AR‑GE ofisi aracılığıyla yüzde 50 ihracat oranını koruyarak, ürünlerini 20’den fazla ülkeye sunuyor.
Stratejik Pazar Hedefleri ve Uluslararası Büyüme Planları
Kurucu ve Genel Müdür Engin Tumbaz, şirketin önümüzdeki dönemde Orta Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Afrika’nın gelişmekte olan madencilik pazarlarını stratejik odak noktası olarak gördüklerini vurguladı. Tumbaz, “Kazakistan ve çevresindeki Orta Asya ülkeleri bizim açımızdan özellikle önemli. Bu sene Kazakistan’da eylül ayında düzenlenecek Mining and Metals Central Asia 2026 fuarında stand açarak yeni iş birlikleri kurmayı hedefliyoruz” dedi.
Mısır ve Afrika pazarlarına yönelik çalışmaların da ciddi boyutlara ulaştığını belirten Tumbaz, “Mısır’da lokal partnerlerimizle bölgede iddialı firmalardan biri haline geldik. Klasik ihracat modelinin ötesine geçerek yerel ortaklık, distribütörlük, ortak üretim ve teknoloji transferi gibi modeller üzerinde çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
Yüksek Katma Değerli Teknolojiler ve Dijitalleşme
ENG Mineral, mineral zenginleştirme ve yüksek performanslı manyetik ayırma çözümlerinde “kilogram başına 20 dolar” seviyesine ulaşarak, sektördeki katma değeri artırmayı başardı. Şirket, bu değeri koruyup daha da yükseltmek için makinelerini dijitalleştiriyor. Teknokent’teki AR‑GE birimi, SWIR kamera, yapay zekâ ve görüntü işleme teknolojileriyle mineralleri optik olarak tanıyıp ayırabilen sistemler geliştirmeye odaklanıyor.
“Elektrostatik ayırma teknolojileri üzerinde çalışıyoruz. Gelecek yıl içinde SWIR kamera ve yapay zekâ tabanlı bir sistemle mineralleri hassas bir şekilde ayırabilen akıllı makinelerimizi sektöre kazandıracağız” diyen Tumbaz, bu yeniliklerin hem sektörel verimliliği artıracağını hem de Türkiye’nin teknoloji ihracatını güçlendireceğini belirtti.
Yeni Üretim Tesisi ve Yatırımın Ekonomik Etkileri
Şirket, 2 bin 500 metrekarelik yeni bir üretim tesisinin inşaatını sürdürüyor. Bu tesis, 150 milyon lira yatırım değeriyle 2027’nin ikinci yarısında faaliyete geçecek. Yeni tesis, ileri teknoloji makinelerin üretim merkezi olacak ve “kilogram başına 2 dolar ve 5 dolar değil, çok daha yüksek katma değerli” ürünlerin geliştirilmesine olanak tanıyacak.
Bu yatırım, hem yerel istihdamı artırma hem de Türkiye’nin yüksek katma değerli makine ihracatında rekabet gücünü yükseltme potansiyeli taşıyor. Şirket, hâlihazırda Almanya, Çin ve 20’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor; yeni tesisle bu ağın daha da genişlemesi ve ihracat hacminin artırılması bekleniyor.
Güven, Kalite ve Mühendislik Odaklı Marka Vizyonu
ENG Mineral, sadece makine üreticisi değil, aynı zamanda manyetik ayırma süreçleri ve teknoloji geliştirme konusunda uzmanlaşmış bir mühendislik firması olarak konumlanıyor. Tumbaz, “Geleceğe yönelik yatırım çalışmalarımız kapsamında Teknokent ofisimizi güçlendiriyoruz. Almanya’da bir laboratuvar ve Mısır’da 1 000 metrekarelik atölyemiz var. Bu merkezlerde denemeler yapıp müşterilerimize sunum gerçekleştiriyoruz” diye ekledi.
Şirket, Avrupa pazarında maden sektörünün yanı sıra geri dönüşüm sektöründe de derinleşmeyi planlıyor. Hedef, “Türkiye’de geliştirdiğimiz teknolojiyi dünya çapında güvenilen, tercih edilen bir Türk mühendislik markasına dönüştürmek” ve bu vizyonun üç temel sözcükle özetlenmesi: Güven, Kalite ve Mühendislik.
Piyasa Beklentileri ve Gelecek Projeksiyonları
ENG Mineral’in mevcut ihracat stratejisi ve yeni teknolojik yatırımları, şirketi dünya pazarlarının güçlü bir markası haline getirme yolunda ilerletiyor. Tumbaz, “Müşteriye mümkün olduğunca yakın olmak, yerel partnerlik ve teknoloji transferi modelleriyle satış ve servis kabiliyetimizi güçlendirmek” amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.
Şirketin 2027’ye kadar faaliyete geçecek yeni tesisi, hem üretim kapasitesini artıracak hem de yüksek katma değerli makinelerle ihracat değerini yükseltecek. Bu bağlamda, sektördeki rekabetin ve Türkiye’nin makine ihracatının gelecekte daha dinamik bir yapıya kavuşması öngörülüyor.