İnşaat Malzemesi Üretimi Haziran’da Yükseldi: Sektörde %10,9 Artış
Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) verilerine göre, Türkiye inşaat malzemesi sanayi üretimi haziran ayında önemli bir büyüme kaydetti. Yıllık bazda %10,9’luk bir artış gösteren sektör, yılın ikinci çeyreğinde de %10,1 oranında büyüdü. Bu veriler, inşaat sektörünün genel ekonomik sıkıntılara rağmen direnç gösterdiğini ortaya koyuyor.
Alt Sektörlerdeki Gelişmeler
Haziran 2025 itibarıyla, inşaat malzemesi sanayinin alt sektörlerinde genel olarak olumlu bir tablo gözlemlendi. Toplamda 23 alt sektörün 20’sinde üretim artışı yaşanırken, yalnızca 3 alt sektörde üretimde düşüş kaydedildi. Bu durum, sektörün genelindeki büyümenin geniş bir tabana yayıldığını gösteriyor.
2025 yılının ilk çeyreğinde bir gerileme yaşayan inşaat malzemesi sanayi üretimi, bu düşüşü telafi ederek ikinci çeyrekte önemli bir toparlanma gösterdi. İlk çeyrekte %1,4 azalan üretim, nisan ayında %15,3, mayıs ayında ise %4,0 artış gösterdi. Haziran ayındaki %10,9’luk artışla birlikte, ikinci çeyrekteki toplam büyüme %10,1 olarak gerçekleşti.
Öne Çıkan Alt Sektörler
Yılın ilk yarısında bazı alt sektörler, diğerlerine kıyasla daha yüksek üretim artışları sergiledi. Özellikle plastik inşaat malzemeleri üretimi %16,5 ile dikkat çekerken, inşaat amaçlı alçı ürünleri üretimi %17,5 oranında arttı. Isıtma, soğutma ve havalandırma donanımları üretimi %7,9, metalden kapı ve pencereler üretimi %9,6, yalıtımlı kablolar üretimi %12,9 ve seramik kaplama malzemeleri üretimi de %7,9 oranında yükseldi. Demir çelik inşaat ürünleri üretimi %5,7, mermer ve granit üretimi ise %6,6 büyüdü.
Ancak, bazı alt sektörlerde ise üretimde düşüşler yaşandı. Seramik sağlık gereçleri üretimi %13,2, kilit ve donanım eşyaları üretimi %15,2 ve armatür, musluk, vana, valf üretimi %7,1 oranında azaldı. Bu durum, sektör içindeki dengesizlikleri ve farklı eğilimleri gözler önüne seriyor.
İnşaat Sektörünün Ekonomiye Etkisi
2023 ve 2024 yıllarında alt sektörlerde görülen farklı üretim eğilimleri, 2025 yılının ilk yarısında da devam etti. Çimento, hazır beton ve inşaat demirleri üretimindeki veriler, yeni inşaat başlangıçlarının sınırlı ölçüde toparlandığına işaret ediyor. Bu yılın ikinci çeyreğinde inşaat sektörü, genel ekonomiye kıyasla daha yüksek bir büyüme performansı sergiledi. Türkiye ekonomisi aynı dönemde %4,8 büyürken, inşaat sektörü %10,9 büyüme kaydetti. Sıkılaştırma politikalarının birçok sektörde yavaşlamaya neden olduğu bu dönemde, inşaat sektörü gelişmelerden daha az etkilendi.
Diğer yandan, gayrimenkul faaliyetlerinde ikinci çeyrekte %2,6 seviyesinde gerçekleşen büyüme düşük seviyede kaldı. İnşaat harcamaları ise yılın ikinci çeyreğinde nominal olarak %48,1 artarak 2,29 trilyon lira seviyesine ulaştı. Deprem bölgesi inşaat faaliyetlerinin de etkisiyle, inşaat harcamalarında reel olarak %20,2 artış yaşandı.
Yapı Ruhsatları ve İzinlerdeki Artış
2025’in ikinci çeyreğinde yapı ruhsatlarında önemli artışlar gerçekleşti. Alınan yapı ruhsatları, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzölçümü bazında %61,8 arttı. Toplamda 54,36 milyon metrekarelik alana yapı ruhsatı verilirken, 292 bin 433 daire için yapı ruhsatı alındı. Yapı ruhsatı alınan daire sayısında %90,3‘lük bir artış gözlemlendi. Ancak, konut amaçlı yapı ruhsatlarındaki bu artış, mevcut iş hacminde bir azalmaya işaret ediyor.
2025 yılının ilk çeyreğinde %24,9 gerileyen yapı izinleri, ikinci çeyrek dönemde yeniden büyüme eğilimi gösterdi. Alınan yapı izinleri, bir önceki yılın aynı dönemine göre %30,2 arttı. 2024 yılı ikinci çeyreğinde 20,9 milyon metrekare olan yapı izni, 2025’in ikinci çeyreğinde 27,2 milyon metrekareye yükseldi. Aynı dönemde 130 bin 152 daire için yapı izni alınırken, daire bazında artış oranı %44,3 olarak gerçekleşti.
Gelecek Beklentileri ve Sektörün Durumu
Raporda, sıkılaştırma politikalarının etkisinin ikinci çeyrek itibarıyla azalmaya başlamasının bu artışlarda etkili olduğu vurgulandı. İnşaat sektöründeki bu büyüme, Türkiye ekonomisi için önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Sektördeki toparlanma, istihdam ve ekonomik aktivite açısından olumlu sinyaller veriyor. Ancak, alt sektörlerdeki dengesizliklerin ve konut amaçlı yapı ruhsatlarındaki artışın mevcut iş hacmine etkisi yakından takip edilmeli. İnşaat sektörünün geleceği, ekonomik politikalar, yapısal reformlar ve küresel gelişmelerle yakından ilişkili olacak.