Türkiye’de Yıllık 120 Milyon Ton Atık Oluştu, 42 Milyon Tonu Tehlikeli

Türkiye’de Yıllık 120 Milyon Ton Atık Oluştu, 42 Milyon Tonu Tehlikeli

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2024 yılına ait çarpıcı atık verilerini kamuoyuyla paylaştı. Verilere göre, Türkiye genelinde toplam 120 milyon ton atık oluştuğu tespit edildi. Bu devasa atık miktarının dikkat çekici bir bölümünü ise tehlikeli atıklar oluşturuyor; 42,2 milyon ton.

Atık Oluşumunda Öne Çıkan Sektörler

TÜİK’in detaylı raporunda, atık oluşumunda öne çıkan sektörler ve kaynaklar ayrıntılı olarak belirtiliyor. İmalat sanayi tesisleri, maden işletmeleri, termik santraller, organize sanayi bölgeleri (OSB) ve hane halkları, bu atık oluşumunun başlıca kaynakları olarak sıralanıyor.

İmalat Sanayindeki Durum

İmalat sanayi iş yerlerinde oluşan toplam atık miktarı 24,4 milyon ton olarak kaydedildi. Bu miktarın 4,2 milyon tonu tehlikeli sınıfına giriyor. Bu durum, imalat sanayinin atık yönetimi konusunda önemli bir sorumluluğu olduğunu gösteriyor. Atıkların yönetimi konusunda önemli adımlar atılıyor; oluşan atıkların %70,1’i lisanslı işleme tesislerine gönderilirken, %12,1’i iş yerlerinde geri kazanılıyor. Ancak hala iyileştirilmesi gereken alanlar da mevcut. Düzenli depolama tesislerine yönlendirilen atık oranı %10,8, yakma tesislerine gönderilenler %2,6, belediye veya OSB yönetimlerince toplanan atıklar %2,4, iş yeri sahasında depolananlar %1,8 ve diğer yöntemlerle bertaraf edilenler ise %0,1 olarak kayıtlara geçti.

Maden İşletmelerindeki Yüksek Atık Miktarı

Maden işletmeleri, atık oluşumu konusunda oldukça dikkat çekici bir tablo sergiliyor. Dekapaj malzemesi/pasa hariç 40,5 milyon ton atık oluştuğu belirtiliyor. Ancak, dekapaj malzemesi/pasa dahil edildiğinde bu rakam adeta katlanarak 1 milyar 61 milyon tona ulaşıyor. Bu atıkların %99,99’u mineral atıklardan meydana geliyor. Atık yönetimi stratejileri incelendiğinde, toplam atığın %85,1’inin pasa sahalarında, atık barajlarında veya düzenli depolama tesislerinde bertaraf edildiği görülüyor. %12,5’i ocak içine geri doldurulurken, %2,4’ü ise diğer yöntemlerle geri kazanılıyor ya da bertaraf ediliyor. Bu veriler, maden sektöründeki atık yönetiminin çevresel etkilerinin azaltılması için daha sürdürülebilir ve yenilikçi yaklaşımların gerekliliğini ortaya koyuyor.

Termik Santrallerin Atık Profili

Termik santrallerde de önemli miktarda atık oluşuyor. Toplamda 26,5 milyon ton atık oluşurken, bunun 10,4 bin tonu tehlikeli atık sınıfında yer alıyor. Tehlikesiz atıkların büyük bir bölümünü ise %84,6’sını kül ve cüruflar oluşturuyor. Kalan %15,4’ünü ise diğer atıklar meydana getiriyor. Atıkların bertaraf yöntemleri incelendiğinde, %86,9’unun kül dağı ve kül barajında veya düzenli depolama tesislerinde bertaraf edildiği, %13,1’inin ise lisanslı tesislere gönderildiği, maden/taş ocaklarının geri doldurulmasında kullanıldığı veya diğer yöntemlerle bertaraf edildiği görülüyor.

OSB’lerdeki Atık Yönetimi

Organize sanayi bölgeleri (OSB) müdürlüklerinin altyapı hizmetleri, atık su arıtımı ve benzeri idari faaliyetleri sonucunda da atık oluşumu gözlemleniyor. Bu faaliyetler sonucunda 196 bin tonu tehlikeli olmak üzere toplam 397 bin ton atık ortaya çıkıyor. Oluşan atığın büyük bir kısmı, %95,5’i atık işletme tesislerine gönderilirken, %4,5’inin diğer yöntemlerle bertarafı sağlanıyor. OSB’lerin atık yönetimi konusundaki etkinliği, sanayi bölgelerinin çevresel sürdürülebilirliği açısından kritik bir öneme sahip.

Belediyelerin Atık Toplama Faaliyetleri

Türkiye genelindeki 1401 belediyenin 1392’sinde atık hizmeti verildiği belirtiliyor. Bu hizmetin sunulduğu belediyelerde toplanan 32,3 milyon ton atığın %88,9’u atık işleme tesislerine, %10,9’u belediye çöplüklerine gönderilirken, %0,3’ü diğer yöntemlerle bertaraf ediliyor. Belediyelerde toplanan kişi başı günlük ortalama atık miktarı ise 1,09 kilogram olarak hesaplanmış. Bu veriler, belediyelerin atık yönetimi konusundaki önemli rolünü ve sorumluluğunu vurguluyor.

Atık Su Arıtma Tesislerinde Oluşan Çamur

Belediyeler tarafından işletilen atık su arıtma tesislerinde de önemli miktarda atık oluşuyor. Bu tesislerde 353 bin ton (kuru madde bazında) atık su arıtma çamuru oluştuğu tespit edildi. Atık su arıtma çamurunun yönetimi, çevresel etkileri minimize etmek ve kaynakları geri kazanmak açısından büyük önem taşıyor.

Atık Bertaraf ve Geri Kazanım Tesislerindeki Durum

Atık bertaraf ve geri kazanım tesislerinde işlenen 195 milyon ton atığın 139 milyon tonu bertaraf edilirken, 56 milyon tonu geri kazanıldı. Düzenli depolama tesislerinde 138 milyon ton ve yakma tesislerinde 448 bin ton atığın bertarafı sağlandı. Beraber yakma (ko-insinerasyon) tesislerinde 4,7 milyon ton atık yakılarak enerji geri kazanımı gerçekleştirildi. Kompost tesislerinde 124 bin ton, diğer tesislerde ise toplam 51,5 milyon ton metal, plastik, kağıt, mineral gibi atık geri kazanıldı. Bu veriler, atık yönetimi hiyerarşisinde geri kazanımın önemini ve potansiyelini ortaya koyuyor.

Veri Toplama Metodolojisi

TÜİK’in atık istatistikleri, kapsamlı bir veri toplama sürecine dayanıyor. Türkiye’deki tüm belediyelerden, 50 ve üzeri çalışanı olan imalat sanayi iş yerlerinden, kurulu gücü 100 megavat ve üzeri tüm faal termik santrallerden, altyapısı tamamlanmış tüm OSB müdürlüklerinden, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne referans yıl için üretim beyan eden maden işletmelerinden, lisanslı veya geçici faaliyet belgeli tüm atık bertaraf ve geri kazanım tesisleriyle lisansı olmasa da belediyeler tarafından ya da belediyeler adına işletilen düzenli depolama, yakma ve kompost tesislerinden veri derleniyor.

Sonuç ve Değerlendirme

TÜİK’in 2024 yılı atık verileri, Türkiye’deki atık yönetiminin mevcut durumunu ve karşılaşılan zorlukları açıkça ortaya koyuyor. Yüksek atık miktarları, özellikle tehlikeli atıkların yönetimi konusunda daha etkin ve sürdürülebilir stratejilere ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Geri kazanım oranlarının artırılması, atık bertaraf yöntemlerinin iyileştirilmesi ve atık oluşumunun kaynağında azaltılması, atık yönetiminin temel hedefleri arasında yer almalı. Bu hedeflere ulaşmak için kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasında iş birliğinin güçlendirilmesi, teknolojik yeniliklerin desteklenmesi ve toplumun bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor.

Benzer Yazılar