Altın ve Gümüş Rallisi: Doların Güven Kaybı Değerli Metalleri Parlatıyor

Altın ve Gümüş Rallisi: Doların Güven Kaybı Değerli Metalleri Parlatıyor
Tepki Ver

Altın ve gümüş piyasaları, doların prestij kaybettiği ve güvenli liman arayışlarının arttığı bir dönemde rekor seviyelere ulaşıyor. Hisse senetleri piyasalarındaki hareketliliğin yanı sıra, değerli metallerdeki yükseliş dikkat çekiyor. Altının onsu 3.500 doları aşarak tarihi bir zirveye ulaşırken, gümüş de 2022’den bu yana devam eden yükselişini 40 doların üzerine taşıdı.

Altın Fiyatlarındaki Rekor Yükseliş

Altının onsu dün 3.508,73 dolara kadar yükselerek rekor seviyeye ulaştı. Yılbaşından bu yana yüzde 33‘ün üzerinde prim yapan altın, 2025’in en iyi performans gösteren emtialarından biri olarak öne çıkıyor. Sadece son bir ayda yaşanan yükseliş ise yüzde 6‘yı aştı.

Altın Yükselişinin Temel Dinamikleri

Altın fiyatlarındaki bu tırmanışın arkasında üç temel faktör bulunuyor: Jeopolitik gerilimler, ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından faiz indirimine yaklaşılması ve doların değer kaybetmesi. Fed Başkanı Jerome Powell’ın politika gevşemesine açık olduklarını belirtmesi, faiz indirimi beklentilerini artırdı. Ayrıca, San Francisco Fed Başkanı Mary Daly’nin işgücü piyasasındaki risklere dikkat çekerek faiz indirimine destek vermesi, bu beklentileri daha da güçlendirdi. Bu gelişmeler, değerli metallere olan yatırımcı ilgisini artırarak alım iştahını yükseltti.

ABD’de yaklaşan seçimler de piyasaları etkiliyor. Eski Başkan Donald Trump’ın ticaret savaşlarını körükleyen söylemleri ve Fed’e yönelik eleştirileri, merkez bankasının bağımsızlığına dair endişeleri artırıyor. Bu durum, yatırımcıların güvenli liman arayışına yönelmesine ve altının yükselişini desteklemesine neden oluyor.

Gümüş Piyasasında 14 Yılın Zirvesi

Gümüş fiyatları da ons başına 40 doların üzerine çıkarak 2011’den bu yana görülen en yüksek seviyelere ulaştı. Spot fiyatta 40,72 dolar test edildi ve 14 yıllık direnç kırıldı. Bu yükseliş, altın gibi Fed’den faiz indirimi beklentilerinin güçlendiği, doların zayıfladığı ve değerli metallere yönelik güvenli liman talebinin arttığı bir ortamda gerçekleşti. Yılbaşından bu yana gümüş yüzde 37,5 değer kazanarak, altındaki yüzde 33‘lük artışı geride bıraktı ve 2025’in en güçlü emtialarından biri haline geldi. Analistler, makroekonomik desteklerin ve arz-talep dengesizliğinin fiyatları desteklediğini belirtiyor.

Gümüşün Endüstriyel Talebi

Gümüşün altından ayrışan önemli bir özelliği, endüstride yoğun olarak kullanılması. Elektrikli araçlar, elektronik ve özellikle güneş panellerindeki güçlü talep, gümüş fiyatlarına yapısal destek sağlıyor. Fotovoltaik sektörünün toplam talebin neredeyse beşte birini oluşturması, bu artışın kalıcı olabileceğine işaret ediyor. Bloomberg verilerine göre, borsa yatırım fonlarındaki (ETF) varlıklar son üç yılın zirvesine çıkarak yatırım cephesinin de güçlü olduğunu gösteriyor.

Arz tarafında ise durum farklı değil. Gümüş çoğunlukla diğer metallerin yan ürünü olarak çıkarıldığı için, fiyat artışı arzı hızlı bir şekilde artırmıyor. Üretim, artan talebi yedinci yıl üst üste karşılayamazken, geri dönüşüm çabaları da açığı kapatmaya yetmiyor. Bu durum, yer üstü stoklarının azalmasına ve fiyatların yapısal olarak desteklenmesine yol açıyor.

ABD’nin Kritik Metaller Listesi

ABD’nin ilk kez gümüşü de içeren güncellenmiş kritik mineraller listesini yayınlaması, politika yapıcıların metale bakış açısında önemli bir değişimi gösteriyor. Yurt içi üretim, tüketimin yalnızca yaklaşık yüzde 30‘unu karşıladığı için ABD, Meksika, Kanada ve Peru’dan ithalata büyük ölçüde bağımlı olmaya devam ediyor. Bu durum, gümüş talebinin artmaya devam etmesiyle birlikte potansiyel coğrafi riskleri ortaya koyuyor.

Analistlerin Gümüş Beklentileri

Analistler, gümüşün altına göre hala ucuz olduğunu ve altın-gümüş oranının 85 seviyesine yaklaşarak tarihsel ortalamanın üzerinde kaldığını belirtiyor. Bu durum, yatırımcılar için ek potansiyel yaratıyor. Morgan Stanley analistleri Amy Gower ve Martijn Rats, “Fed faiz indirimleri, zayıflayan ABD doları, artan ETF girişleri ve Hindistan’ın talebi gümüş için destekleyici” diyor. Analistler, altın için yaklaşık yüzde 10 daha fazla yükseliş potansiyeli öngörürken, gümüşün beklentilerin üzerinde bir fiyatlama potansiyeli taşıdığını ifade ediyor.

Saxo Bank’tan Ole Hansen, “Enflasyon, zayıf tüketici güveni ve Fed bağımsızlığına dair kaygılar gümüşü destekliyor” diyor. Bankanın analizine göre gümüşün 2011’deki 50 dolar zirvesine ilerlemesi sürpriz olmayabilir. The Tradable analisti Peter Smith ise gümüş için ‘rüya senaryo’ iddiasında bulunuyor.

Smith’e göre gümüş piyasasında şu seviyeler izlenmeli:

  • 41 $: Bu seviye, gümüşün mevcut aralığından çıkmasını sağlar ve boğaların kontrolü ele geçirdiğini gösterir. Bu, konsolidasyon aşamasının sona erdiğinin bir işareti olarak değerlendirilmektedir.
  • 47.6 $: Bu seviye, önemli bir momentum alanını temsil eden Fibonacci uzantı seviyesidir. Bu seviyeye ulaşılması, piyasalarda dikkat çekecek ve momentum yatırımcılarını çekecektir.
  • 66 $: Bu uzun vadeli projeksiyon, gümüş pazarında köklü bir yeniden fiyatlandırmayı temsil eder ve on yıldan fazla bir süredir görülmeyen bir seviyeye işaret eder.

Sonuç olarak, altın ve gümüş piyasalarındaki yükseliş, küresel ekonomik belirsizliklerin ve yatırımcıların güvenli liman arayışlarının bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Doların zayıflaması, faiz indirim beklentileri ve jeopolitik riskler, değerli metallere olan talebi artırarak fiyatların rekor seviyelere ulaşmasına neden oluyor. Özellikle gümüşün endüstriyel talebi, bu metalin gelecekteki performansını olumlu yönde etkileyebilir.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

9609 Yazı

Benzer Yazılar