Altın Yükselişi Sürüyor: Uzmanlardan Kritik Uyarılar ve Gelecek Beklentileri
Altın fiyatları, yılın ilk yarısında yatırımcıları sevindirerek beklentilerin üzerinde bir performans sergiledi. Şimdi ise yatırımcılar “Altın hala cazip mi?” sorusunu soruyor. Enflasyona karşı güvenli liman olma özelliğini koruyan altın, özellikle yılın ilk yarısında yatırımcısına önemli kazançlar sağladı.
Altının Yükselişindeki Temel Faktörler
Nisan ayında tarihi zirvesini 3.500 dolara çıkaran ons altın, Ocak-Haziran döneminde yatırımcısına yüzde 25 oranında kazanç sağladı. Gram altın ise, dolar/TL kurundaki görece durağanlığa rağmen ons altındaki hızlı yükselişin etkisiyle tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 4.379 TL‘ye ulaştı ve 2025’in ilk yarısında yatırımcısına yüzde 42 kazandırarak en çok getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Bu yükselişi tetikleyen çeşitli faktörler bulunuyor:
- ABD Ekonomisine Yönelik Endişeler: ABD ekonomisine dair artan endişeler, doların değer kaybetmesine neden oldu. Altın ve dolar arasındaki ters korelasyon nedeniyle bu durum, altının güvenli liman özelliğini ön plana çıkardı.
- Jeopolitik Gerilimler: Küresel çapta artan jeopolitik gerilimler, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırdı ve altına olan talebi artırdı.
- Merkez Bankalarının Altın Alımları: Dünya genelindeki merkez bankalarının altın rezervlerini artırma eğilimi, altın fiyatlarını destekleyen önemli bir faktör oldu.
- Yatırım Fonlarına Güçlü Girişler: Yatırım fonlarının altına yönelik artan ilgisi ve fon girişleri, altın fiyatlarının yükselmesine katkıda bulundu.
Merkez bankalarının altın alımları ve yatırım fonlarındaki iştahın devam etmesi, altının yönünü belirleyecek temel unsurlar olmaya devam edecek. Ancak, jeopolitik riskler, Fed’in para politikası kararları ve olası ticaret savaşlarına yönelik gelişmeler de altın fiyatları üzerinde önemli bir etkiye sahip olacak.
Fed’in Faiz İndirim Beklentisi Ötelendi
Fed’in para politikasını belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC)’nin toplantısı 29-30 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek. Toplantıda faiz oranlarında bir değişiklik beklenmiyor. Ancak Fed Başkanı Jerome Powell’ın toplantı sonrası yapacağı basın açıklamasında vereceği mesajlar yakından takip edilecek. Enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi, Fed’in faiz indirim beklentisini Eylül ayından Ekim ayına erteledi. Fed’in faiz indirimlerine başlamasıyla birlikte doların değer kaybetmesi ve ons altın fiyatlarının desteklenmesi bekleniyor.
Uzman Görüşleri: Riskler ve Fırsatlar
Riskler Artarsa Ons Altın 4.000 Doları Görebilir
Phillip Capital Genel Müdür Yardımcısı Cumhur Örnek, Haziran ve Temmuz aylarında ons başına 3.250–3.440 dolar aralığında dalgalanan spot altında hareketin yavaşladığını belirtiyor. Jeopolitik risklerin yeniden yükselmesine rağmen ons altının 3.400 dolar direncinin altında kaldığını vurgulayan Örnek, merkez bankalarının 2025’in ilk yarısında 1.037 ton net altın alımıyla rekor kırdığını ve bunun altın fiyatlarını destekleyen en güçlü yapısal faktörlerden biri olduğunu ifade ediyor. Örnek, yılın kalanında altının seyrini Fed’in para politikası, Trump’ın ticaret politikalarının enflasyon üzerindeki etkileri, jeopolitik riskler ve merkez bankalarından gelen talebin belirleyeceğini öngörüyor. Jeopolitik ve ticari risklerin artması halinde spot altının 3.500 dolar rekorunu aşarak 3.600–4.000 dolar aralığına tırmanabileceğini, tersine risklerin azalması veya faizlerin yüksek kalmaya devam etmesi durumunda ise altın fiyatlarında 3.100–3.200 dolar seviyelerine kadar bir geri çekilme görülebileceğini düşünüyor. Ancak, küresel merkez bankası talebinin güçlü seyretmesi nedeniyle 3.100 dolar desteğinin altına sarkmasını beklemiyor.
Altında Olası Düşüşler Uzun Soluklu Olmayacak
Gedik Yatırım Baş Ekonomisti Serkan Gönençler, altın fiyatlarının Nisan ayından bu yana yatay dalgalı seyretse de, 2024 sonuna göre yüzde 26, 2023 sonuna göre ise yaklaşık yüzde 60 yukarıda işlem gördüğünü belirtiyor. Gönençler, son yıllardaki bu hızlı yükselişin arkasında yatan nedenler arasında, merkez bankaları ile birlikte yatırım fonlarının jeopolitik risklere karşı artan fiziki altın talepleri ve son dönemde de tarife belirsizliğine karşı güvenli liman algısıyla artan talebin öne çıktığını ifade ediyor. ABD’nin borçluluğuna ilişkin artan kaygıların, rezerv para olan doların ‘güvenli liman’ statüsünü aşındırarak, talebin altına kaymasına neden olduğunu da vurgulayan Gönençler, önümüzdeki dönemde Trump yönetiminin vergi indirimleriyle birlikte ABD borçluluğuna ilişkin endişelerin artmasının altın fiyatlarının yapısal olarak yüksek kalmasını sağlayabileceğini düşünüyor. Küresel ekonomiye ilişkin belirsizlikler nedeniyle altın fiyatları bir düzeltmeye maruz kalsa bile, dolara karşı oluşmaya başlayan bu güvensizliğin altın fiyatlarındaki düşüşleri sınırlandırabileceğini ve altın fiyatlarındaki olası düşüşlerin uzun soluklu olmayabileceğini öngörüyor. Kısa vadeli teknik görünümüne bakıldığında ise, altının yeni zirve seviyelere ulaşması için öncelikle 3.370-3.380 dolar bölgesinin aşılması gerektiğini, aşağıda ise 3.280 dolar seviyesinin önemli bir destek olarak öne çıktığını belirtiyor.
Altının Cazibesi Ortadan Kalkmadı
Biz Finansal Danışmanlık Kurucusu Murat Özsoy, yılın ikinci yarısında, ilk yarıdaki jeopolitik gündemin ve küresel tansiyonun nispeten biraz daha gevşemesine rağmen, ons altın fiyatının 3.200 doların altına gerilememiş olmasının çok önemli olduğunu vurguluyor. Özsoy, ons altının artık düşüşe geçtiği ve altının devrinin kapandığı yönündeki görüşlerin aksine, 3.200 dolar altına inmemiş bir ons altının cazibesinin ortadan kalkmayacağı görüşünü koruduğunu belirtiyor. Küresel tansiyon hafif gevşese bile 3.200 dolar altına inmemiş olan ons altının, jeopolitik gündemin yeniden ısınması halinde her an yükselişe hazır olduğu mesajını verdiğini ifade ediyor. Gram altın tarafına baktığımızda da yılın başından bu yana 4.500 TL‘nin yıl bitiminden önce yakalanacağı görüşünü koruduğunu dile getiriyor. Basit bir matematik yaparak, ons altın fiyatının en alt seviyede 3.200 dolara inse, yıl sonu dolar/TL kurunun 44.80 TL seviyesinde olsa (ki yılın ikinci yarısında ilk yarısı kadar bir artış olsa bile bu seviyeye geliyoruz) zaten yıl sonunda 4.500 TL üzerinden bir gram altın fiyatlamasının ortaya çıkacağını öngörüyor. Küresel taraftaki haber akışlarının haricinde içerideki kritik haber başlığının da, Merkez Bankası’nın faiz indirim patikasına girmesi sonucunda bunun derecesine göre dolar/TL kurunda meydana gelebilecek artışlar olduğunu belirtiyor. Sonuç olarak Özsoy, altın yatırımcısının takip etmesi gereken sadece iki gösterge olduğunu ifade ediyor: Ons altın fiyatının 3.200 dolar altına inip inmediği ve dolar/TL kurunun yılın ikinci yarısındaki artışının yılın ilk yarısındaki artışın üzerinde olup olmayacağı. Bu iki göstergenin gram altın yatırımcısı için yıl sonuna kadar yeterli bir kılavuz olacağını düşünüyor.
Sonuç
Altın, yılın ilk yarısında yatırımcısını memnun etmeyi başardı. Uzmanlar, jeopolitik riskler ve Fed’in para politikaları gibi faktörlerin altın fiyatlarını etkilemeye devam edeceğini belirtiyor. Yatırımcıların dikkatli olması ve piyasayı yakından takip etmesi gerekiyor. Özellikle merkez bankalarının tutumu ve küresel ekonomik gelişmeler, altının gelecekteki performansı açısından belirleyici olacak.