Merkez Bankası Faiz İndiriminde Frene Basabilir mi? Uzmanlardan Kritik Değerlendirme
Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, Türkiye ekonomisinin güncel durumu, enflasyonist baskılar ve siyasi gelişmeler ışığında Merkez Bankası’nın (TCMB) olası faiz politikalarını değerlendirdi. Eylül ayında açıklanan yüksek enflasyon verileri, piyasa beklentilerinde önemli değişikliklere yol açtı. Özellikle TCMB’nin 23 Ekim’de gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesinde belirsizlikler artarken, uzmanlar faiz indirim beklentilerinin azaldığına dikkat çekiyor.
Enflasyon ve Faiz Beklentileri
Gazeteci Hakan Güldağ, piyasa katılımcıları anketlerinin enflasyonda yükselişe işaret ettiğini belirterek, Eylül ayında TÜFE’nin yüzde 3,23 olarak gerçekleştiğini ve Ekim ayı için de benzer bir oranın beklendiğini vurguladı. Güldağ, “150 baz puanlık bir indirim yapılması bekleniyordu, ama şu sıra ‘pas geçer’ beklentisi öne çıktı” dedi. Bu durum, artan belirsizliklerin borsa da dahil olmak üzere piyasaları olumsuz etkilediğini gösteriyor. Siyasi arenadaki gelişmelerin de bu yorgunluğu beslediği belirtiliyor.
Ekonomist Ali Ağaoğlu ise TCMB’nin bir faiz indirimi yapacağı tahmininin devam ettiğini, ancak 150 baz puan yerine 100 baz puanlık bir indirimle yetinebileceğini öngörüyor. Ağaoğlu, TCMB’nin işinin zorlaştığına dikkat çekerek, “Çünkü Merkez Bankası hiç faiz indirmezse, piyasaya ‘demek ki işler iyi gitmiyor’ mesajı verir ve bu da karamsarlık yaratır. O yüzden temkinli de olsa bir indirim bekliyorum” ifadelerini kullandı.
Piyasalardaki Hareketlilik ve Altın Yatırımı
Hakan Güldağ, 23 Ekim’deki PPK toplantısının son dönemin en kritik toplantılarından biri olacağını belirtirken, Kapalıçarşı’da altına olan yönelimin çok belirgin olduğunu, dövize olan yönelimin ise altın kadar olmasa da yavaş yavaş kendini hissettirdiğini ifade etti.
Merkez Bankası’nın Zorlu Mücadelesi
Ali Ağaoğlu, son verilerin TCMB’nin işinin zorlaştığını gösterdiğini vurgulayarak, Türkiye’nin sadece para politikasıyla mücadele etmediğini, kamu harcamalarında tasarruf adımlarının da atılması gerektiğini belirtti. Ağaoğlu, “Para politikası yoruldu. Bu görülüyor. Kamunun yeterince tasarruf etmeyip bütçenin vergi artışlarıyla dengelenmeye çalışılması tutarlı değil. Dezenflasyon politikası uzadıkça para politikası yoruldu. Yorulan para politikasına acil destek gerekiyor. Yoksa Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemde işi daha da zorlaşacak” uyarısında bulundu.
Borsa ve Siyasi Belirsizlikler
Hakan Güldağ, siyasetin de piyasalardaki yorgunluğu beslediğini, bitmeyen operasyonlar ve çeşitli gruplar arasındaki güç mücadelesi algısının belirsizliği ve oynaklığı artırdığını söyledi. Ağaoğlu ise borsanın işinin sadece faiz tarafıyla ilgili olmadığını, hukuki ve mali gelişmelerin de borsayı zorladığını ifade etti. Teknik analiz açısından bakıldığında endeksin bir ara 10.053 seviyesine kadar indiği, ancak sonra toparlandığı belirtildi. 10.000 seviyesinin hem psikolojik hem de teknik açıdan kritik olduğu vurgulanırken, 10.100 seviyesinin ise 200 günlük basit hareketli ortalama olduğu hatırlatıldı. Ağaoğlu, borsanın gerçek anlamda toparlanması için önemli değişimler görmek gerektiğini söyledi.
Dolar Bazında Düşüş Beklentisi
Ali Ağaoğlu, endeksin 2,40 dolar seviyesinde olduğunu, daha önce görülen diplerin ise 2,27–2,28 seviyelerinde olduğunu belirterek, 2,40’tan 2,28’e kadar dolar bazında bir düşüş olabileceğini, ancak orada aşırı satım bölgesine girildiği için bir miktar düzeltme ihtimali görülebileceğini ifade etti. Türk Lirası bazında bu rakamın 9.500–9.700 civarlarına denk geldiği belirtildi.
Petrol Fiyatları ve Altın-Gümüş Piyasası
Hakan Güldağ, Brent petrolün 60 dolara kadar gerilediğini belirtirken, Ali Ağaoğlu, petrol fiyatlarının daha da düşeceği beklentisini koruduğunu, ancak altın ve gümüşün tahmininden çok daha hızlı yükseldiğini ifade etti. Ağaoğlu, Brent’te kritik seviyenin 58 dolar olduğunu, bu sene 55 doların da görülebileceğini belirtti. 2026 için ise petrol fiyatlarının daha da düşebileceği, hatta 40’lı rakamların görülebileceği tahmininde bulundu.
Altın fiyatlarındaki yükselişe de değinen Ağaoğlu, 20 Ağustos’tan bu yana altının yüzde 32,25 yükseldiğini, gümüşteki hareketin ise daha da sert olduğunu belirtti. Ağaoğlu, teknik olarak 4.500 bandında bir kar realizasyonu beklediğini, bunun gümüşte 57,5 seviyesine denk geldiğini söyledi. Altın-gümüş paritesinin şu an 80’lerde olduğunu, bunun 75’e kadar düşmesinin, yani gümüşün biraz daha iyi bir performans göstermesinin olası olduğunu ifade etti.
Tahvil Piyasası ve Küresel Riskler
Ali Ağaoğlu, Amerikan borsalarında büyük bir kriz görmediklerini ancak tahvil tarafında ilginç haberler geldiğini, iki bankanın dolandırıcılık tarzında kredi problemi yaşadığını belirtti. Amerikan tahvillerinin 3,93 seviyesine kadar gerilediği belirtilirken, kredilerle ilgili sorunun hızlıca kontrol altına alınması gerektiği vurgulandı. Tahvil piyasasına güven sarsılırsa, altındaki fiyatlamayı kestirmenin zorlaşacağı ifade edildi.
Sonuç
Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ’ın değerlendirmeleri, Türkiye ekonomisinin karmaşık bir süreçten geçtiğini ve TCMB’nin önünde zorlu kararların olduğunu gösteriyor. Enflasyonist baskılar, siyasi belirsizlikler ve küresel riskler, piyasaları etkilemeye devam ederken, yatırımcıların dikkatli olması ve risklerini çeşitlendirmesi önem taşıyor.