Kredi Büyümesinde Yavaşlama: Yabancı Para Kredilerindeki Daralma Etkili
Bankacılık sektöründe kredi kullanımındaki değişimler, ekonomik aktivite ve iç talep açısından kritik bir öneme sahip. Son aylarda reel net kredi kullanımında bir miktar yavaşlama gözlemlense de, bu durumun ardındaki nedenler yakından inceleniyor. QNB ekonomistlerinin yaptığı bir araştırma, kredi büyüme oranlarındaki bu yavaşlamanın temelinde yabancı para (YP) kredilerindeki daralmanın yattığını ortaya koyuyor.
QNB Ekonomistlerinin Kredi Kullanım Analizi
QNB ekonomistleri Erkin Işık, Deniz Çiçek ve Şakir Oktay Gür tarafından hazırlanan çalışmada, kredi kullanım eğilimleri detaylı bir şekilde analiz edildi. Ekonomistler, bankacılık sektöründeki kredi kullandırma eğiliminin, iç talep ve genel ekonomik aktivite için önemli bir gösterge olduğunu vurguluyor. Bu eğilimi izlemek için “Reel Net Kredi Kullanımı” (RENKK) endeksi oluşturuldu.
RENKK Endeksi Nedir ve Nasıl Hesaplanır?
RENKK endeksi, haftalık kredi kullanım değerlerini yabancı para kredilerdeki kur etkisinden arındırdıktan sonra, ÜFE endeksine göre enflasyondan arındırarak reel değerleri elde ediyor. Ardından bu reel değerler, uzun vadeli eğiliminden ayrılarak normalize ediliyor. Endeksin sıfır değeri, net kredi kullanımının reel olarak tarihsel eğilimiyle uyumlu olduğunu gösterirken, pozitif değerler bu eğilimin üzerinde, negatif değerler ise altında bir artışı ifade ediyor. Eşik değerden daha düşük değerler ise net kredi kullanımının reel olarak azaldığı anlamına geliyor.
Kredi Büyümesine Katkı Sağlayan Faktörler
QNB ekonomistleri, kredi gelişmelerinin kaynağını belirlemek amacıyla haftalık kur etkisinden arındırılmış büyüme oranlarını kullanarak üç ana kredi grubunun toplam kredi büyümesine katkısını hesapladı. Bu gruplar şunlar:
- Tüketici kredileri (bireysel kredi kartları dahil)
- Türk Lirası (TL) cinsi ticari krediler
- Yabancı para (YP) cinsi krediler
Son 13 haftanın toplam kredi büyüme oranlarının ortalaması, nisan ayından itibaren geriledikten sonra 8 Ağustos haftası itibarıyla yüzde 0,55 olarak kaydedildi. Bu oranın yıllıklandırılmış değeri yüzde 32,9 seviyesinde bulunuyor. Bu büyümeye tüketici kredileri 0.20 puan, TL cinsi kurumsal krediler 0.24 puan ve YP krediler ise 0.11 puan katkı sağladı.
Yabancı Para Kredilerdeki Yavaşlamanın Nedenleri
2024 başından itibaren tüketici kredilerinin katkısı nispeten istikrarlı seyrederken, TL cinsi kurumsal kredilerin katkısı yılın ilk yarısında gerileme gösterse de son aylarda yatay bir seyir izledi. Ancak, diğer gruplara göre daha değişken olan yabancı para kredilerin katkısı, özellikle son aylarda belirgin bir azalma gösterdi.
QNB ekonomistleri, kredi büyümesindeki yavaşlamanın temel nedeninin yabancı para kredilerindeki daralma olduğunu vurguluyor. Bu durumun arkasında yatan faktörlerden biri olarak, Mart ayında yapılan TCMB düzenlemesi gösteriliyor. Bu düzenlemeyle, yabancı para kredilerde aylık büyüme sınırı yüzde 1’den yüzde 0,5’e düşürülmüş ve istisnaların kapsamı daraltılmıştı. Bu düzenleme, YP kredilerdeki büyümeyi sınırlayarak genel kredi büyümesine olumsuz etki etmiş olabilir. Ayrıca, döviz kredilere olan talebin de azalmış olabileceği belirtiliyor.
Ek olarak, Türk lirası cinsi kredilerde mart ayından sonra tarihsel olarak çok yüksek seviyelere çıkmış olan reel faiz oranlarına rağmen, kredi talebinde anlamlı bir düşüş olmaması dikkat çekici bir durum olarak değerlendiriliyor.
RENKK Endeksi ve Reel Büyüme Eğilimi
RENKK endeksinin 13 haftalık ortalaması, 2024 yılı genelinde sıfır ile eşik değer arasında yer alarak düşük bir reel büyüme eğilimine işaret etti. Ancak, yılın sonlarına doğru bu gösterge toparlanma kaydetti ve bu yılın ilk çeyreğinde pozitif bölgeye geçerek reel kredi genişlemesinin tarihsel eğilime göre hızlandığını gösterdi. Nisan ayından itibaren aşağı yönlü bir hareket izleyen gösterge, ağustos başı itibarıyla sıfır seviyesinde bulunuyor. Daha oynak olan 4 haftalık ortalama gösterge ise son haftalarda negatif bölgeye geçerek kredilerdeki yavaşlamanın yakın dönemde sürdüğünü ortaya koyuyor.
Sonuç olarak, kredi piyasasında yaşanan bu gelişmeler, ekonomik aktivite ve büyüme üzerinde önemli etkilere sahip olabilir. Yabancı para kredilerindeki daralmanın kredi büyümesini yavaşlatması, özellikle döviz geliri olmayan şirketler için finansman koşullarını zorlaştırabilir. Bu durum, yatırımların ve üretimin azalmasına yol açabilir. TL cinsi kredilerdeki yüksek faiz oranlarına rağmen kredi talebinin düşmemesi ise, şirketlerin mevcut ekonomik koşullarda finansmana erişimini sürdürme ihtiyacını gösteriyor.