Çin ve ABD, TikTok Sorununda “Temel Çerçeve Mutabakatına” Vardi
Çin ve ABD, İspanya’nın başkenti Madrid’de gerçekleştirilen ticaret müzakerelerinin ardından, popüler sosyal medya platformu TikTok’un geleceği konusunda “temel çerçeve mutabakatına” vardıklarını duyurdu. Çin heyeti, müzakerelerin ardından düzenlediği basın toplantısında, iki ülkenin karşılıklı kaygı duyduğu ekonomik ve ticari konularda samimi, derin ve yapıcı bir iletişim kurduğunu belirtti.
TikTok Sorununda İşbirliği Arayışı
Çin’in ticaret konularındaki baş müzakereci bürokratı olan Uluslararası Ticaret Temsilcisi Li Çınggang, yaptığı açıklamada, Çinli ByteDance şirketinin hakim ortağı olduğu TikTok ile bağlantılı sorunun, işbirliği içinde çözümü için ABD ile temel bir çerçeve üzerinde anlaştıklarını ifade etti. Bu gelişme, veri güvenliği endişeleri nedeniyle devredilmesi veya kapatılması gündemde olan TikTok için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Li Çınggang, Çin’in teknoloji ve ekonomi-ticaret konularının siyasallaştırılmasına ve araç haline getirilmesine karşı olduğunu vurgulayarak, “ABD, Çinli şirketlere baskı uygularken bizden kaygılarını gidermesini beklememeli. Çin, kendi ilkeleri, şirketlerinin çıkarları, uluslararası eşitlik ve adalet pahasına bir anlaşmaya varmaya çalışmayacak,” şeklinde konuştu.
Arka Plan: TikTok’un Devredilmesi veya Yasaklanması İkilemi
ABD Temsilciler Meclisi, 13 Mart 2024’te “Amerikalıları Yabancı Düşmanlarca Kontrol Edilen Uygulamalardan Koruma Yasası”nı büyük bir çoğunlukla kabul etmişti. Daha sonra ABD Senatosu’ndan da geçen tasarı, 24 Nisan 2024’te dönemin ABD Başkanı Joe Biden’ın imzasıyla yürürlüğe girmişti. Bu yasa, “ulusal güvenlik tehdidi oluşturduğu” gerekçesiyle TikTok’un yasaklanmasının önünü açarken, ana ortak konumundaki ByteDance firmasının platformu ABD’li bir şirkete devretmesini, aksi halde uygulamanın ABD’de yasaklanmasını öngörüyordu.
ABD Kongresi’nin ByteDance’e verdiği süre içinde, şirketin kontrol hissesini devretmemesi halinde uygulamanın tüm ülkede yasaklanmasına yönelik karar, ABD Yüksek Mahkemesi tarafından da onanmıştı. Ancak 20 Ocak’ta göreve başlayan yeni Başkan Donald Trump, son tarihin süresini başkanlık kararnameleriyle 3 kez uzatmıştı.
Tarafların Argümanları
Yasağı savunanlar, Pekin merkezli ByteDance firmasının TikTok aracılığıyla elde ettiği Amerikan vatandaşlarına ait bilgileri, kanunen Çin hükümetinin erişimine açmak zorunda olduğunu, bunun veri güvenliği riskinin yanı sıra ulusal güvenliğe de tehdit oluşturduğunu savunuyorlar. Buna karşılık, yasağa karşı çıkanlar ise TikTok’un ABD vatandaşlarının verilerini toplayıp Çin’e ilettiği iddiasının ispata muhtaç olduğunu ve uygulamanın yasaklanmasının “ifade özgürlüğünün kısıtlanması” anlamına geleceğini belirtiyorlar.
TikTok yönetimi ise veri güvenliğinin ihlaline ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını, ABD’de diğer sosyal medya platformları gibi tamamen Amerikan yasalarına uygun çalıştıklarını iddia ediyor.
Madrid Müzakereleri ve Önceki Toplantılar
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Çin’in Ekonomik İlişkilerden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng’ın başkanlık ettiği heyetler arasındaki ticaret müzakerelerinin yeni turu, Madrid’de gerçekleştirildi. Toplantıda, Çin ve ABD heyetlerinin ticaret ve teknoloji alanındaki sorunların yanı sıra sosyal medya uygulaması TikTok’un durumunu da ele alması bekleniyordu.
İki ülkeden yetkililer, daha önce mayısta Cenevre’de, haziranda Londra’da, temmuzda da Stockholm’de bir araya gelmişti.
Gelecek Beklentileri ve Piyasa Etkileri
Çin ve ABD arasındaki bu “temel çerçeve mutabakatı”, TikTok’un geleceği için önemli bir dönüm noktası olabilir. Ancak, detayların henüz netleşmemesi ve nihai bir anlaşmaya varılıp varılmayacağı konusundaki belirsizlikler devam ediyor. Bu durum, TikTok’un kullanıcıları, yatırımcıları ve reklamverenleri tarafından yakından takip ediliyor. Nihai anlaşmanın içeriği, TikTok’un ABD pazarındaki varlığını ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyecektir.
TikTok’un devredilmesi veya yasaklanması durumunda, diğer sosyal medya platformları ve teknoloji şirketleri için yeni fırsatlar doğabilir. Ancak, bu durum aynı zamanda, ABD ve Çin arasındaki teknoloji savaşının yeni bir boyut kazanmasına da yol açabilir.