Kredi Takibi Artıyor: Vatandaş Borçlarını Ödemekte Zorlanıyor!
Enflasyonun yükselişi ve reel faizlerdeki negatif seyir, vatandaşların kredi ve kredi kartlarına olan yönelimini artırmıştı. Ancak, faizlerdeki yükseliş ve alım gücündeki düşüş, bireysel finansman ihtiyacını karşılamak için kullanılan kredi ve kartlardaki borçların ödenmesini zorlaştırıyor.
Kredili Mevduat Hesaplarındaki (KMH) Artış
Kısa süreli finansman ihtiyacını karşılamada önemli bir role sahip olan kredili mevduat hesaplarındaki (KMH) artış, Ekonomim Gazetesi’nden Şebnem Turhan tarafından kaleme alınmıştı. Bu hesapların toplam krediler içindeki payı tarihi zirvesine ulaşmış durumda. Bu durum, vatandaşların acil nakit ihtiyaçlarını karşılamada KMH’lara başvurduğunu ve bu durumun borç yükünü artırdığını gösteriyor.
Takipteki Kredilerdeki Yükseliş
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) haftalık bültenlerinden derlenen verilere göre, takipteki krediler de tüm kredilerin içindeki payını artırıyor. 2025 yılı başında takibe düşen kredilerin tüm krediler içindeki payı yüzde 1,84 iken, 17 Ekim ile biten haftada bu oran yüzde 2,42‘ye yükseldi. Bu artış, vatandaşların kredi geri ödemelerinde yaşadığı zorlukların somut bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Bireysel Kredilerdeki Durum
Bireysel kredilerde de durum farklı değil. Konut, taşıt ve ihtiyaç kredilerinde takibe düşenlerin oranında artış gözlemleniyor.
Konut Kredileri
Konut kredilerinde yılbaşından bu yana takibe düşenlerin oranı yüzde 0,14’ten yüzde 0,16‘ya çıktı. 2024 yılı başından bu yana bakıldığında yükseliş seyri daha belirgin bir şekilde görülüyor. Konut kredilerindeki bu artış, faiz oranlarının yükselmesi ve ekonomik belirsizliklerin konut sahiplerini zor durumda bıraktığını işaret ediyor.
Taşıt Kredileri
Taşıt kredileri 2024 yılı başından bu yana önemli bir düşüş gösterirken, 2025 yılı başından bu yana bireysel krediler içindeki payı da yüzde 3,69’dan yüzde 1,87‘ye geriledi. Taşıt kredilerinin takibe düşme oranı ise yılbaşında yüzde 0,42’den 17 Ekim haftasında yüzde 0,62‘ye yükseldi. 2024 yılı başından bu yana bu orandaki yükseliş net bir şekilde görülüyor. Bu durum, taşıt sahibi olmak isteyenlerin sayısının azaldığını ve mevcut taşıt kredisi borçlularının da ödeme güçlüğü çektiğini gösteriyor.
İhtiyaç Kredileri
İhtiyaç kredilerinde ise tablo daha da dikkat çekici. Yılbaşında bireysel kredilerin yüzde 70’ini oluşturan ihtiyaç kredileri, 17 Ekim haftasında payını yüzde 74’e çıkarıyor. Takibe düşenler ihtiyaç kredilerinde ise yılbaşında yüzde 4,10 olan kredilere oran 17 Ekim haftasında yüzde 5,26’ya çıkıyor. 2024 yılı başında ise bu oran yüzde 3 seviyesinde olmuştu. İhtiyaç kredilerindeki bu artış, vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını ve borçlanmaya yöneldiğini gösteriyor.
Düzenleme Beklentisi ve Finansal İstikrar Komitesi Toplantısı
27 Ekim tarihinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplanan Finansal İstikrar Komitesi’nden yapılan açıklamada, tüketici kredileri ve kredi kartlarındaki yapılandırmalara yönelik atılan adımların değerlendirildiği ve atılabilecek yeni adımların ele alındığı belirtildi. Ayrıca, banka dışı finansal kuruluşların son dönem büyüme trendlerinin finansal sektör üzerindeki etkilerine yönelik istişarelerde bulunulduğu ifade edildi. Bu açıklama, hükümetin artan borçluluk sorununa çözüm arayışında olduğunu gösteriyor.
Yapılandırma Süreci ve Sonuçları
BDDK, 10 Temmuz’da bireysel krediler ve kredi kartlarına yönelik yapılandırma düzenlemesi açıklamıştı. Yapılandırma uygulamasında başvuru süresi 10 Ekim 2025 Cuma günü sona erdi. Yapılandırma sürecinin sona ermesiyle birlikte, borçlarını yapılandıramayan veya yapılandırmaya başvuramayan vatandaşlar için durumun daha da zorlaşabileceği öngörülüyor.
Sonuç olarak, artan enflasyon, yüksek faiz oranları ve düşen alım gücü, vatandaşların kredi ve kredi kartı borçlarını ödemekte zorlanmasına neden oluyor. Takipteki kredi oranlarındaki artış, bu durumun somut bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Hükümetin konuyla ilgili düzenleme çalışmaları yapması beklenirken, vatandaşların da dikkatli harcamalar yapması ve borçlarını yönetmek için alternatif çözümler araması önem taşıyor.