2026 Asgari Ücret Pazarlığı: İşverenler Yüzde 20-40 Artış Beklentisi İçinde

2026 Asgari Ücret Pazarlığı: İşverenler Yüzde 20-40 Artış Beklentisi İçinde

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun aralık ayında yeniden toplanacak olması, iş dünyasında 2026 yılı asgari ücret pazarlığına dair beklentileri artırdı. Masada yüzde 20 ila yüzde 40 arasında bir artış senaryosu konuşulurken, işverenler bu durumun rekabet güçlerini nasıl etkileyeceği konusunda endişeli.

Allservice Yönetim Kurulu Başkanı ve İnsan Kaynakları Yöneticisi Ebru Akyüz, “İşverenlerin rekabet gücünü koruyabilmesi için yalnızca ücret artışı değil, üretkenliği artıracak destek politikaları da gündeme alınmalı” diyerek, asgari ücret artışının tek başına yeterli olmayacağını vurguladı.

Asgari Ücret Komisyonu Toplantısı ve Beklentiler

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinin yer aldığı Üçlü Danışma Kurulunu toplayarak asgari ücret görüşmelerinin yol haritasını belirleyecek. Aralık ayında başlayacak görüşmelerde, net 22 bin 104 TL olan mevcut asgari ücretin, belirtilen oranlarda artırılması bekleniyor. Orta Vadeli Program’daki yüzde 28,5’lik enflasyon tahmini, pazarlıklar için önemli bir referans noktası olarak öne çıkıyor.

İşverenlerin Endişeleri ve Destek Beklentileri

Ebru Akyüz, işverenlerin 2025 boyunca yüksek maliyet baskısıyla mücadele ettiğini belirterek, 2026 artış sürecinde sadece ücret konuşmak yerine, işverenlerin üzerindeki yükü hafifletecek teşvik modellerinin de gündeme alınması gerektiğini savundu. Akyüz, “İşveren primlerinde indirim, bölgesel teşvikler ve istihdam destekleri olmadan sürdürülebilir bir ücret politikası mümkün değil” dedi.

Özellikle emek yoğun sektörlerin maliyet artışlarından en fazla etkilendiğine dikkat çeken Akyüz, istihdamı koruyacak ve işletmelerin üretim kapasitesini destekleyecek önlemler alınmazsa, kayıt dışı istihdam ve işsizlik oranlarında artış yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Üretkenlik ve Rekabet Gücü Vurgusu

Akyüz, asgari ücret tartışmalarının Türkiye’nin uzun vadeli üretim hedefleriyle birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayarak, verimlilik artışı sağlanmadan ücret artışının kalıcı refah yaratmasının mümkün olmadığını belirtti. Teknolojiye, dijital dönüşüme ve çalışan eğitimine yatırım yapan işletmelerin desteklenmesi gerektiğini söyleyen Akyüz, ücret politikası kadar üretkenliği artıran stratejilerin de tartışılması gerektiğinin altını çizdi.

Küresel Rekabet ve Üretim Kayması Riski

Türkiye’de artan iş gücü maliyetlerinin üretimi yurtdışına kaydırma eğilimini güçlendirdiğini belirten Akyüz, bazı üreticilerin daha düşük işçilik maliyetleri sunan ülkelere yöneldiğini söyledi. Bu eğilimin tersine çevrilmemesi durumunda hem istihdam hem de yerli üretimin zayıflayabileceği uyarısında bulundu. Akyüz’e göre, iş gücü verimliliği ve devlet destekleri, Türkiye’nin rekabet gücünü koruyabilmesinde kritik rol oynayacak.

Sonuç: Ortak Akıl ile Dengeli Bir Ücret Politikası

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yıl sonunda açıklayacağı yeni rakam, milyonlarca çalışan ve binlerce işletme açısından 2026’nın ekonomik rotasını belirleyecek. Ebru Akyüz, ücret artışının gerekli olduğunu ancak kalıcı refahın verimliliği artırmadan sağlanamayacağını vurgulayarak, işveren desteklerinin güçlendirilmesi, dijitalleşme ve istihdam teşvikleriyle dengeli bir ekonomi politikası oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Benzer Yazılar