Ayakkabı İthalatı Fren Tutmuyor: Dış Ticaret Açığı Alarm Veriyor
Türkiye ayakkabı sektöründe ithalatın hız kesmeden artması, dış ticaret açığını derinleştiriyor. Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, Uluslararası AYMOD Ayakkabı Moda Fuarı’nın açılışında yaptığı açıklamalarla sektördeki endişe verici durumu kamuoyuyla paylaştı. İçten, mevcut politikaların ve vergi uygulamalarının sektörü olumsuz etkilediğini vurgulayarak, rekabet gücünün azalmasına dikkat çekti.
Ayakkabı İthalatındaki Artış ve İhracattaki Düşüş
Berke İçten, Türkiye ayakkabı endüstrisinin, özellikle emek yoğun sektörlerin son iki yıldır rekabetçilikte büyük zorluklar yaşadığını belirtti. Düşük kur ve yüksek faiz politikasının yanı sıra, hammadde ve yan sanayi ithalatında uygulanan yüzde 100’ü aşan vergilerin sektörün rekabet gücünü ciddi şekilde zayıflattığını ifade etti.
Şubat ayında uygulanmaya başlanan yüzde 10 ilave vergiye rağmen ayakkabı ithalatındaki artışın devam ettiğini belirten İçten, yedi aylık ithalatın adet olarak yüzde 1,7, değer bazında ise yüzde 5,8 arttığını açıkladı. Aynı dönemde ihracatın ise adet bazında yüzde 39,2, değer olarak da yüzde 14,6 daraldığı bilgisini verdi. Ocak-Temmuz döneminde 612 milyon dolar ihracat ve 1 milyar 49 milyon dolar ithalat gerçekleştirildiğini, böylece yedi aylık dış ticaret açığının 437 milyon dolara ulaştığını vurguladı. İçten, “Özetle artık ayakkabıda ithalat fren tutmuyor” dedi.
Beklentiler ve Endişeler
Mevcut gidişatın aynı şekilde devam etmesi halinde, yıl sonunda ayakkabıdaki dış ticaret açığının 700 milyon dolara ulaşabileceği öngörülüyor. Bu durumun sektörde büyük bir kaygı yarattığını belirten İçten, rekabetten çekinmediklerini ancak rakiplerle eşit şartlarda rekabet edebilecekleri bir ortamın oluşmasını talep etti. Özellikle Türkiye’de üretimi olmayan hammadde ve yarı mamul malzemelerin gümrük vergisi ödenmeden ithal edilebilmesi gerektiğini savundu.
Hammadde İthalatının Önemi
İçten, hammadde ve yarı mamul ithalatından çekinilmemesi gerektiğini, çünkü bu malzemelerin katma değerli ürünlere dönüştürüldüğünü ifade etti. Türkiye’de üretilmeyen veya istenilen kalitede olmayan taban, suni deri, aksesuar gibi malzemelerin uygun fiyatla ithal edilerek katma değerli ürünlere dönüştürüldüğünü vurguladı. Bu malzemelere yüzde 100’ün üzerinde gümrük vergisi ödendiği zaman, özellikle spor ayakkabı rekabetinde uluslararası rakiplerin gerisinde kalındığını belirtti.
Kayıt Dışı Üretim ve “Çakma” Ürünler Sorunu
Yerli üretim ve halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturan Çin merkezli e-ticaret platformları üzerinden getirilen ayakkabılarla ilgili acil önlem alınması gerektiğini vurgulayan İçten, bakanlığın piyasada “çakma” olarak adlandırılan kayıt dışı ve sahte ürünlerle daha etkili mücadele etmesini beklediklerini söyledi.
Türkiye’deki kayıt dışı üretimin 200 milyon çifte ulaştığı tahmin ediliyor. İç pazarda satılan ayakkabıların yaklaşık yüzde 40’ını kayıt dışı ve sahte ürünlerin oluşturduğu belirtiliyor. Bu durumun yabancı markalardan daha çok yerli üreticiye zarar verdiği ve devletin ödenmeyen vergi ve primler nedeniyle yılda en az bir milyar dolar kayba uğradığı ifade edildi.
Sektörün Beklentileri ve Gelecek Projeksiyonları
TASD Başkanı Berke İçten’in açıklamaları, ayakkabı sektörünün mevcut ekonomik koşullar altında yaşadığı zorlukları ve beklentileri net bir şekilde ortaya koyuyor. Sektör temsilcileri, hammadde ve yan sanayi maliyetlerinin düşürülmesi, vergi yükünün hafifletilmesi ve kayıt dışı üretimle mücadele konusunda daha etkili adımlar atılmasını bekliyor. Mevcut politikaların devam etmesi halinde, ayakkabı sektöründeki dış ticaret açığının daha da artabileceği ve yerli üreticilerin rekabet gücünün daha da zayıflayabileceği öngörülüyor.
Ayakkabı sektöründeki bu gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve dış ticaret dengesi açısından önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Sektörün rekabet gücünün artırılması, yerli üretimin desteklenmesi ve kayıt dışı üretimle mücadele, Türkiye ekonomisi için kritik önem taşıyor.