Deprem Dönüşümü: 6 Trilyon TL Yatırıma Rağmen 6 Milyon Konut Hala Risk Altında

Deprem Dönüşümü: 6 Trilyon TL Yatırıma Rağmen 6 Milyon Konut Hala Risk Altında

Türkiye, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin acılarını hala derinden hissederken, deprem gerçeğiyle yaşamaya devam ediyor. O büyük felaketin ardından geçen 26 yılda, şehirleri depreme karşı daha dirençli hale getirmek amacıyla önemli adımlar atıldı. Ancak, yapılan 6 trilyon 218 milyar 381 milyon 560 bin TL‘lik devasa yatırıma rağmen, ülke genelinde yaklaşık 6 milyon konutun hala riskli durumda olduğu belirtiliyor.

1999 Depremi ve Sonrası: Türkiye’nin Kentsel Dönüşüm Yolculuğu

17 Ağustos 1999’da yaşanan ve merkez üssü İzmit Gölcük olan 7,4 büyüklüğündeki deprem, sadece fiziksel yıkıma yol açmakla kalmadı, aynı zamanda Türkiye’nin yapı stoğundaki ciddi sorunları da gözler önüne serdi. 18 binden fazla vatandaşımızın hayatını kaybettiği bu felaket, konutların deprem dayanıklılığı konusundaki eksiklikleri acı bir şekilde ortaya koydu.

Depremin ardından deniz kumundan yapılan apartmanlar, yetersiz demir kullanılan binalar, kaçak yapılar, zemin etüdü yapılmadan inşa edilen temeller ve kolon kesme gibi uygulamalar yoğun bir şekilde tartışıldı. Bu tür hatalar, yapıların deprem karşısında ne kadar savunmasız olduğunu gösteriyordu. 17 Ağustos depreminden kısa bir süre sonra, 12 Kasım’da Düzce’de meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremde 845 kişi hayatını kaybedince, durumun ciddiyeti daha da arttı.

Peş peşe yaşanan bu felaketler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Deprem Riskinin Araştırılarak Deprem Yönetiminde Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nun kurulmasına yol açtı. Komisyon, depremde 364 bin 905 konut ve iş yerinin yıkıldığını tespit etti. Depremin ekonomik maliyetinin ise 20 milyar doları aştığı belirlendi.

Türkiye’nin Son 26 Yılı: Depremler ve Alınan Dersler

1999 depremi, Türkiye için bir milat oldu. Ancak, deprem gerçeğiyle yüzleşme süreci sadece Marmara Depremi ile sınırlı kalmadı. 1 Mayıs 2003’te Bingöl Depremi’nde 176 kişi, 23 Ekim ve 9 Kasım 2011’de Van Depremi’nde 644 kişi, 24 Ocak 2020’de Elazığ Sivrice Depremi’nde 41 kişi ve son olarak 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri’nde 50 binden fazla vatandaşımız hayatını kaybetti. Bu acı tecrübeler, “depremin değil, binaların öldürdüğü” gerçeğini bir kez daha acı bir şekilde ortaya koydu.

Kentsel Dönüşümde Gelinen Nokta ve Yapılması Gerekenler

Son 26 yılda ülke genelinde kentsel dönüşüm çalışmaları hız kazandı. 3.5 milyonu aşkın konutun dönüşümü sağlandı. Ancak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verilerine göre, hala 6 milyon civarında riskli konut bulunuyor. Bu durum, kentsel dönüşüm çalışmalarının ne kadar önemli ve acil olduğunu bir kez daha gösteriyor.

Kentsel dönüşüm projeleri için son 23 yılda yapılan yatırım miktarı 6 trilyon 218 milyar 381 milyon 560 bin TL‘ye ulaştı. TOKİ, bu süreçte depreme dayanıklı 1 milyon 292 bin 270 konut üretti ve 396 bin 686 konutun inşası devam ediyor. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın koordinasyonunda, 291 riskli alan ve 1063 rezerv yapı alanında faaliyetler sürdürülüyor ve bu çalışmalar için bugüne kadar yaklaşık 187 milyar TL kaynak kullanıldı.

Konut stokunun yenilenmesinde, özellikle Büyük Marmara Depremi beklentisi nedeniyle 15,7 milyon kişinin yaşadığı İstanbul’a öncelik veriliyor. Bu kapsamda, çeşitli sosyal konut projeleriyle İstanbul’daki konut ihtiyacının karşılanması hedefleniyor. 50 Bin Sosyal Konut Kampanyası kapsamında İstanbul’da 6 bin 305, 100 Bin Sosyal Konut Kampanyası kapsamında 10 bin 820, 250 Bin Sosyal Konut Kampanyası kapsamında ise 50 bin 210 konut inşa edilmesi planlanıyor.

Geleceğe Bakış

Türkiye, deprem kuşağında yer alan bir ülke olarak, kentsel dönüşüm çalışmalarına hız kesmeden devam etmek zorunda. Yapılan yatırımlar ve atılan adımlar umut verici olsa da, hala risk altında bulunan 6 milyon konut gerçeği unutulmamalı. Kentsel dönüşümün daha hızlı, daha etkin ve daha şeffaf bir şekilde yürütülmesi, vatandaşların can güvenliğinin sağlanması açısından büyük önem taşıyor. Depremle yaşamayı öğrenmek, sadece binaları güçlendirmekle değil, aynı zamanda bilinçli ve hazırlıklı olmakla da mümkün.

Benzer Yazılar