Teşvikli Yatırımlarda Düşüş: İstihdam Son 5 Yılın En Düşük Seviyesinde
Türkiye ekonomisi için kritik öneme sahip teşvikli yatırımlarda dikkat çekici bir düşüş yaşanıyor. Mayıs ayında teşvik belgesine bağlanan proje sayısında geçen yıla oranla önemli bir azalma görülürken, öngörülen istihdam rakamları son beş yılın en düşük seviyesine indi. Bu durum, yatırımların niteliği ve bölgesel dağılımı gibi konularda soru işaretleri yaratıyor.
Teşvik Belgeli Projelerde Sert Düşüş
Mayıs ayında teşvik belgesi alan proje sayısı, bir önceki yılın aynı ayına göre **yüzde 30.4** gibi ciddi bir oranda azalarak **678**’e geriledi. Bu düşüş, yatırım iştahında bir yavaşlama olduğuna işaret ediyor. Ancak, aynı dönemde sabit yatırım tutarı **yüzde 7.04**’lük bir artışla **126 milyar 436 milyon liraya** yükseldi. Bu durum, mevcut yatırımların daha büyük ölçekli veya teknoloji yoğun projelerden oluştuğu şeklinde yorumlanabilir.
İstihdamda Kritik Gerileme
Teşvik belgeli yatırımların en önemli çıktılarından biri olan istihdam yaratma konusunda ise alarm zilleri çalıyor. Mayıs ayında teşvikli yatırımlar kapsamında öngörülen istihdam, **yüzde 39.07** gibi çarpıcı bir düşüşle **14 bin 828**’e indi. Bu rakam, son beş yılın Mayıs ayları içerisindeki en düşük seviye olarak kayıtlara geçti. 2021 Mayıs ayında 16 bin 760 olan istihdam, 2022’de 19 bin 807’ye, 2023’te ise 26 bin 465’e yükselmişti. Bu düşüş, yatırımların istihdam yaratma potansiyelinin azaldığını veya şirketlerin daha çok otomasyona yöneldiğini gösterebilir.
Ocak-Mayıs Dönemi Genel Değerlendirme
Yılın ilk beş ayını kapsayan Ocak-Mayıs döneminde de tablo pek iç açıcı değil. Hem yatırım tutarı, hem proje sayısı, hem de öngörülen istihdam rakamlarında gerileme yaşandı. Bu durum, yılın geri kalanında da benzer bir trendin devam edebileceği endişesini beraberinde getiriyor.
Bölgesel Gelişmişlik Farklılıkları Derinleşiyor
Teşvik sisteminin temel amaçlarından biri olan bölgeler arası gelişmişlik farkını giderme hedefi de maalesef istenilen sonuçları vermiyor. Mayıs ayında yapılan yatırımların **yüzde 29**’u **I. Bölgeye**, **yüzde 25**’i ise **II. Bölgeye** yapıldı. Yani, toplam yatırımın **yüzde 54**’ü en gelişmiş iki bölgede yoğunlaşmış durumda. Buna karşılık, en az gelişmiş illerin yer aldığı **V ve VI. Bölge**’nin yatırımlardan aldığı pay ise sadece **yüzde 4** seviyesinde kaldı. Ocak- Mayıs döneminde ise V ve VI. Bölge yatırımların yüzde 16’sını alırken, I. Bölgenin payı yüzde 38, II. Bölgenin payı yüzde 21, III. Bölgenin payı yüzde 11 ve IV. Bölgenin payı yüzde 12 oldu. Bu durum, teşvik sisteminin bölgesel kalkınma hedeflerine ulaşmada yetersiz kaldığını gösteriyor.
Yatırımların Sektörel Dağılımı
**126.4 milyar liralık** sabit yatırımın büyük bir bölümü, **60 milyar 392 milyon liralık** kısmı yeni yatırımlardan oluşuyor. **54 milyar 426 milyon lirası** tevsi yatırımı, **11 milyar 619 milyon lirası** ise modernizasyon, entegrasyon ve ürün çeşitlendirme yatırımlarından oluştu. Sektörel dağılıma bakıldığında, yatırımların **70.2 milyar lirasının imalat sanayine**, **41.6 milyar lirasının enerjiye**, **10.1 milyar lirasının hizmetlere** ve **1.8 milyar lirasının da madencilik sektörüne** yapıldığı görülüyor. Bu dağılım, Türkiye ekonomisinin öncelikli sektörlerini yansıtmakla birlikte, hizmet sektöründeki yatırımların görece düşük olması dikkat çekiyor.
Ocak-Mayıs Dönemi Toplam Değerlendirme
Ocak-Mayıs döneminde, teşvik belgesine bağlanan proje sayısı **yüzde 17.07** azalarak **4 bin 7**’ye geriledi. Sabit yatırım tutarı **yüzde 12.27** azalışla **461 milyar 527 milyon liraya** düştü. Bu yatırımlarda öngörülen istihdam ise **yüzde 24.29** azalarak **77 bin 524**’e indi. Bu veriler, teşvikli yatırımlarda genel bir gerileme eğilimi olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Sonuç ve Değerlendirme
Teşvikli yatırımlardaki bu düşüş trendi, ekonomi politikalarının gözden geçirilmesini ve yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik yeni adımlar atılmasını gerektiriyor. Özellikle istihdam yaratma potansiyeli yüksek sektörlere yönelik teşviklerin artırılması ve bölgesel gelişmişlik farklarının giderilmesine odaklanan politikaların hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor. Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar’da yapılan köklü değişikliğin etkileri henüz tam olarak gözlemlenemese de, mevcut veriler sistemin daha etkin hale getirilmesi gerektiğini işaret ediyor.