Gübre Piyasasında Daralma Alarmı: Fiyat Artışları Talebi Olumsuz Etkiliyor
Dünya gübre piyasaları, yükselen maliyetler ve azalan satın alma gücü nedeniyle zorlu bir döneme giriyor. Sektör, hem yüksek fiyatların hem de sınırlı erişimin tarımsal üretimi baskılayacağı bir sürece hazırlanıyor. Rabobank’ın hazırladığı bir rapor, fiyat artışlarının 2026’da talep daralmasına yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Küresel Gübre Fiyatlarında Beklenen Artış
Dünya Bankası’nın son Emtia Piyasaları Görünümü raporu, küresel gübre fiyatlarının 2025 yılı sonunda ortalama **%21** artacağını öngörüyor. Özellikle Üre, diamonyum fosfat (DAP) ve potasyum fiyatlarında ciddi yükselişler bekleniyor. 2025’in üçüncü çeyreğinde Üre, DAP ve potasyum fiyatları, geçen yılın aynı dönemine göre **%23 ila %41** arasında artış gösterdi. Eylül ayı itibarıyla üre ton başına **461 dolar**, DAP **554,8 dolar**, potasyum klorür (MOP) ise **286,9 dolar** seviyesine ulaştı.
Dünya Bankası, DAP fiyatlarının 2026’da **%8** oranında gerileyebileceğini tahmin ediyor. Üre fiyatlarında ise bu yılki **%30**’luk yükselişin ardından 2026’da **%7**’lik bir düşüş bekleniyor. Bu dalgalanmalar, tarım sektöründe belirsizliğe yol açıyor.
Fiyat Artışlarının Nedenleri
Fiyat artışlarının temelinde yalnızca talep değil, aynı zamanda arz tarafındaki kısıtlamalar da bulunuyor. Çin’in ihracat kısıtlamaları, Rusya ve Belarus’a uygulanan yaptırımlar ve Avrupa Birliği’nin (AB) yeni karbon politikaları, gübre arzını olumsuz etkiliyor. Çin, elektrikli araç sanayisini desteklemek amacıyla azotlu gübre ihracatını sınırlarken, Rus gübrelerine getirilen AB tarifeleri Avrupa’daki maliyetleri daha da artırıyor. Bu durum, küresel gübre ticaretinde dengesizliklere neden oluyor.
Satın Alınabilirlik Endeksindeki Düşüş
Rabobank’a göre, bu gelişmeler gübre satın alınabilirlik endeksinde belirgin bir düşüşe neden oldu. Endeksin 12 aylık ortalaması negatif bölgeye gerilerken, küresel tüketimde azalma sinyalleri güçleniyor. Uzmanlar, 2025’te zayıflayan talebin 2026’da daha derin bir daralma döngüsüne dönüşebileceği konusunda uyarıyor.
Bölgesel Dinamikler ve Piyasa Etkileri
Bölgesel farklılıklar, gübre piyasasının karmaşıklığını artırıyor. ABD’de ticaret tarifeleri ve jeopolitik gerginlikler, yeni sezonu olumsuz etkileyebilir. Avrupa’da ise Karbon Sınır Ayarlama Mekanizması (CBAM) fiyatlara yukarı yönlü baskı uygulayacak. Brezilya’da çiftçiler yüksek fiyatlar ve dar kâr marjlarıyla mücadele ederken, sınırlı kredi imkanlarına rağmen 2025’te rekor düzeyde gübre teslimatı bekleniyor. Hindistan ise küresel üre ticaretinde önemli bir oyuncu konumunu koruyor.
Fosfat ve Potasyum Talebinde Beklenen Düşüş
Üre fiyatlarındaki keskin artış, özellikle Brezilya gibi büyük tarım ekonomilerinde amonyum sülfata olan talebi artırıyor. Fosfat fiyatlarının yüksek seyretmesi nedeniyle 2025’te küresel tüketimin **%4** düşmesi, 2026’da ise daha da gerilemesi bekleniyor. Çin ihracatında yaşanan düşüşe rağmen, Fas ve Suudi Arabistan sevkiyatlarını artırsa da toplam ticaret hacmi düşük kalıyor. Potasyum talebinin de fiyatlar yüksek seviyede kalmaya devam ederse 2026’da düşebileceği belirtiliyor.
Avrupalı İthalatçıların CBAM Endişesi
Avrupa Birliği’nin 1 Ocak’ta mali olarak yürürlüğe girecek Karbon Sınır Ayarlama Mekanizması (CBAM), gübre sektöründe belirsizlik ve endişeye neden oluyor. Karbon yoğun ürünlere ek maliyet getiren sistem, ithalatçılarla yerli üreticiler arasında eşit rekabeti sağlamayı amaçlasa da amonyak ve azot bazlı gübre ithalatçıları, uygulamanın detayları konusunda ciddi sorunlar yaşıyor. Bulgaristan merkezli Agropolychim’in Başkanı Philippe Rombaut, CBAM’ın yüksek karbon yoğunluğuna sahip Cezayir, Mısır ve Trinidad & Tobago gibi ülkelerden yapılan amonyak ithalatını maliyetli hale getireceğini belirtiyor ve ekliyor: “İlk yıl hiçbir şey net değil; kıstasları ve hesaplama yöntemlerini bilmiyoruz”. Rombaut, artan maliyetleri çiftçilere yansıtacaklarını ifade ediyor. Mısır gibi karbon yoğun üretim yapan ülkeler ise AB’ye yüksek ihracatları nedeniyle CBAM’den en çok etkilenecek pazarlar arasında yer alıyor. Alexandria Gübre Şirketi yöneticisi Nader Hegazy, dönüşümün devlet desteği olmadan sürdürülemeyeceğini vurguluyor.
Vietnam’ın Sebze-Meyve İhracat Hedefleri
Madenlerinin yanı sıra tarım ürünlerinde de ihracatını önemli ölçüde artıran Vietnam, yıllık **8,5 milyar dolar** sebze-meyve ihracatı hedefliyor. 2025’in ilk dokuz ayında Vietnam’ın meyve ve sebze ihracatı hem ihracat değerinde hem de pazar genişlemesinde etkileyici bir büyüme kaydetti. Özellikle durian, hindistan cevizi ve ejder meyvesi gibi önemli meyveler, bu sektörü ülkenin tarımsal ihracatında en parlak noktalardan biri haline getirerek önemli bir itici güç oldu. Gümrük Genel Müdürlüğü verilerine göre, Vietnam’ın meyve ve sebze ihracatı Eylül 2025’te yaklaşık **1,3 milyar ABD dolarına** ulaşarak Ağustos ayına göre **%35,9**, geçen yılın aynı dönemine göre ise **%41** artış gösterdi. İlk dokuz aylık toplam ihracat cirosu **6,11 milyar dolara** yükseldi. Ülkenin yılın tamamında 8.5 milyar dolarlık ihracat gelirine ulaşması bekleniyor.
Kazakistan’da Buğday İşleme Tesisi Yatırımı
Çin merkezli tarım işletmesi Hopefull Grain & Oil Group, Kazakistan’ın Akmola Bölgesi’nde derin buğday işleme tesisi inşa etmek için **1,5 milyar dolar** yatırım yapmayı planlıyor. İki aşamalı proje için stratejik çerçeve anlaşması imzalandı. Tesiste sitrik asit, glikoz-fruktoz şurupları, biyoetanol ve protein açısından zengin yem konsantreleri gibi katma değeri yüksek ürünler üretileceği belirtildi. Projenin bölgede endüstriyel ve tarımsal sanayinin gelişimini hızlandırması, Kazakistan’ın ihracat potansiyelini artırması, yüzlerce kişiye istihdam yaratması ve ulusal gıda güvenliğini iyileştirmesi bekleniyor. Kazakistan’ın 2025/26 döneminde **13.8 milyon ton** buğday üretmesi öngörülüyor.