Türkiye’nin Hurda İthalatında Düşüş: Piyasada Baskı ve Belirsizlik Hakim

Türkiye’nin Hurda İthalatında Düşüş: Piyasada Baskı ve Belirsizlik Hakim
Tepki Ver

Türkiye’nin hurda ithalatındaki gözle görülür düşüş, küresel metal piyasalarında önemli bir yankı uyandırıyor. Alım miktarındaki azalma, özellikle Avrupa tedarikçilerini alternatif pazarlar aramaya iterken, yüksek navlun maliyetleri ihracatçı firmaların omuzlarına ek bir yük bindiriyor. Sektör temsilcileri, Türk çelik sektörünün geleceği ve altyapı yatırımlarının yeniden canlanmasının, küresel hurda piyasasının genel sağlığı için kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor. Ancak mevcut piyasa koşulları, hem zayıf talebin hem de maliyet baskısının kısa vadede devam edeceğini işaret ediyor.

İthalat Rakamlarındaki Keskin Düşüş

2025 yılının Ocak-Ağustos dönemini kapsayan ilk sekiz ayında Türkiye’nin hurda ithalatı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9,4’lük bir düşüş göstererek 12,25 milyon ton olarak gerçekleşti. Bu düşüş trendi Ağustos ayında daha da belirginleşti; aylık ithalat miktarı 1,39 milyon tona kadar geriledi. Bu rakam, yıllık bazda yüzde 29,1 ve aylık bazda yüzde 5,5 oranında bir azalmaya işaret ediyor. İthalatın değer bazındaki karşılığı ise 504 milyon dolar olarak kaydedildi. Bu değer, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37,5 daha düşük bir seviyede bulunuyor.

Türkiye’nin hurda ithalatında öne çıkan başlıca tedarikçi ülkeler arasında ABD, İngiltere ve Hollanda yer alıyor. Bununla birlikte, Rusya’dan yapılan hurda tedarikinde önemli bir artış gözlemlendi. Rusya’dan gelen hurda arzı, yüzde 33 artışla 524 bin tona ulaştı.

Talep Zayıflığının Nedenleri

Uzmanlar, hurda talebindeki bu düşüşün temel nedenini, Türkiye’nin iç piyasasında inşaat demiri satışlarındaki yavaşlama ve çelik sektöründeki kârlılık oranlarındaki daralma olarak açıklıyor. Ayrıca, yüksek enerji maliyetleri ve artan faiz oranları da, üreticilerin ithalat yapma iştahını önemli ölçüde azaltan faktörler arasında sayılıyor.

S&P Commodity Insights tarafından Münih’te düzenlenen Uluslararası İnşaat Demiri Üreticileri Konferansı’nda paylaşılan veriler, Türk hurda piyasasında Eylül ayının sonlarına doğru “bekle-gör” stratejisinin hakim olduğunu gösteriyor. Konferans katılımcıları, zayıf talep koşullarının yanı sıra yükselen navlun maliyetlerinin de hurda fiyatları üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu belirtiyor.

Platts verilerine göre, Türkiye’nin Baltık bölgesinden ithal ettiği ağır ergitme hurdasının (HMS 1/2 80:20) fiyatı 342 dolar/ton CFR, parçalanmış hurda fiyatı ise 362 dolar/ton CFR seviyesinde gerçekleşti. Rotterdam-Aliağa arasındaki Supramax navlun oranları ise 24,25 dolar/ton ile bir ay içinde yüzde 15 gibi dikkat çekici bir artış gösterdi.

Piyasa katılımcılarından biri, “Yüksek navlun maliyetleri kârlılığı eritiyor ve mevcut hurda fiyat seviyeleri sürdürülebilir değil” şeklinde bir değerlendirme yaparak, durumun ciddiyetini vurguladı. GMK’nın analizlerine göre, hurda fiyatları Türkiye’de Eylül ayında yüzde 2,2 düşüşle 336 dolar/ton seviyesine geriledi. Avrupa’daki arz fazlası ve ABD’deki zayıf yassı ürün talebi de fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturmaya devam ediyor. Çin’de ise, yalnızca iç piyasada hafif bir fiyat artışı gözlemlendi.

İnşaat Sektöründeki Durgunluğun Etkileri

Sektör temsilcileri, Türk çelik sektörünün temkinli bir “bekle-gör” yaklaşımı benimsediğini ifade ediyor. ABD ve Kanada’nın uyguladığı çelik ve alüminyum ithalat kotaları, Türkiye’nin geleneksel ihracat pazarlarını olumsuz etkilerken, Avrupa’daki Karbon Sınırda Düzeltme Mekanizması (CBAM) ile ilgili belirsizlikler de yeni siparişlerin alınmasını yavaşlatıyor.

Bir ihracatçı, “ABD’nin yüzde 50’ye yükselttiği gümrük vergisiyle satış yapmak artık imkansız hale geldi, bu pazar bizim için fiilen kapandı” şeklinde konuştu. Avrupa’daki ekonomik durgunluk da iç piyasadaki zayıflığı telafi etmeye yetmiyor.

Türk inşaat sektöründeki yavaşlamanın, hurda talebine doğrudan yansıdığı belirtiliyor. Zayıf demir çelik talebi, hurda ithalatını azaltırken, Avrupa’da arz birikimine yol açtı.

Gelecek Beklentileri ve Piyasa Projeksiyonları

Piyasa katılımcıları, hurda fiyatlarının Ekim ayında ton başına 5-10 dolar aralığında dalgalanabileceğini öngörüyor. Türk fabrikalarının yüksek enerji maliyetleri ve düşük kâr marjları, piyasadaki toparlanmayı sınırlayan temel faktörler olarak öne çıkıyor. Mısır’ın kütük ithalat vergisi nedeniyle hurdaya yönelmesi ve Türkiye’nin Dahilde İşleme Rejimi’nde yaptığı düzenlemeler, kısa vadede hurda alımlarını canlandırabilir. Ancak genel beklenti, 2025’in son çeyreğinde piyasanın durgun ve temkinli bir görünüm sergilemeye devam edeceği yönünde.

Bölgesel Hurda Piyasası Görünümü

  • Avrupa: Eylül ayında hurda fiyatları, bölgesel farklılıklar göstermekle birlikte genel olarak düşüş gösterdi. İtalya’da E3 tipi hurda fiyatı 295 euro/ton, Almanya’da ise 280 euro/ton seviyesine geriledi. Türk talebinin azalması, Avrupa limanlarında stok birikimine neden oldu. İspanya ve Fransa’da yüksek mamul stokları birikirken, Almanya’da bazı fabrikalar zayıf siparişler nedeniyle üretimi azalttı, bu da yerel hurda talebini düşürdü. İnşaat sektöründe bir canlanma ve Türkiye’den gelen talepte bir toparlanma olmazsa, Avrupa fiyatlarının aşağı yönlü dalgalanmaya devam etmesi bekleniyor.
  • ABD: Hurda fiyatları, 29 Ağustos ile 25 Eylül arasında yüzde 3,9 düşüşle 295 ABD doları/ton FOB seviyesine indi. Zayıf sıcak haddelenmiş rulo talebi nedeniyle üreticiler hurda alım fiyatlarını aşağı çekti. Tayvan, zayıflayan inşaat demiri piyasası ve Çin kütüklerinden gelen rekabet nedeniyle alım seviyelerini kademeli olarak azaltırken, Türkiye’deki talep durgun kaldı. Kanada’nın ABD’ye hurda ithalatı ve Brezilya’nın pik demirine uygulanan gümrük vergisinin devam etmesinin ardından yeni büyüme faktörlerinin eksikliği de ek bir baskı oluşturdu. Ekim ayında fiyatlarda 10-20 dolar/tonluk bir düşüş daha bekleniyor.
  • Çin: Eylülde yurt içi fiyatlar yüzde 0,9 artarak 324,3 ABD doları/tona yükselirken, ithalat fiyatları yüzde 0,7 düşüşle 332,5 ABD doları/ton CFR’ye geriledi. Çelik arzındaki kıtlık nedeniyle iç fiyatların mevcut seviyelerine yakın kalması bekleniyor, ancak çelik talebinde bir iyileşme olmadığı sürece önemli bir artış beklenmiyor. Arz rekabetçi seviyelere düşmediği sürece ithal hurda baskı altında kalmaya devam edecek.
Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

9609 Yazı

Benzer Yazılar