İhracatın Lokomotifleri Savunma ve Otomotiv; Sekiz Sektörde Düşüş Yaşandı

İhracatın Lokomotifleri Savunma ve Otomotiv; Sekiz Sektörde Düşüş Yaşandı

Türkiye ihracatı, 2025 yılının ilk sekiz ayında genel olarak ılımlı bir büyüme gösterirken, bazı sektörlerdeki dikkat çekici performans artışları ve düşüşler dengesiz bir tablo ortaya koydu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Ocak-Ağustos 2025 döneminde toplam mal ihracatı yüzde 4,3 artarak 178,1 milyar dolara ulaştı. Ancak bu artışın ardında, savunma ve havacılık, mücevher ve otomotiv gibi belirli sektörlerin güçlü performansı yatarken, geleneksel sektörlerde ise düşüşler yaşandı. Sekiz sektörde ihracat gerilerken, üç sektörde büyüme yüzde 1’in altında kaldı.

Savunma ve Mücevher İhracatta Yıldızlaştı

İhracat artışında başı çeken sektör, yüzde 45’lik büyüme oranıyla savunma ve havacılık sanayii oldu. Bu sektörün ihracatı 5 milyar 418 milyon dolara ulaşarak, ihracat sıralamasında Aralık 2024’e göre iki basamak yükselerek 11. sıraya yerleşti. Savunma sanayiinin bu yükselişi, sektörün son yıllarda yaptığı yatırımların ve artan rekabet gücünün bir sonucu olarak değerlendirilebilir. İhracat artışında ikinci sırada ise yüzde 19,5’lik artışla mücevher sektörü yer aldı. Mücevher ihracatı 5 milyar 660 milyon dolara ulaşarak, sektörün sıralamadaki yerini bir basamak yukarı taşıdı. Süs bitkileri de %14,1’lik artışla dikkat çekti.

Otomotiv İhracattaki Liderliğini Koruyor

Yüksek işçilik maliyetleri nedeniyle rekabet gücünü kaybetme riski taşıdığı belirtilen otomotiv sektörü, yılın ilk sekiz ayında yüzde 12,9’luk ihracat artışı göstererek dikkat çekti. Türkiye’nin en fazla ihracat yapan sektörü olmaya devam eden otomotiv, 26,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Ancak sektörün toplam ihracat içindeki payı, geçen yılsonuna göre hafif bir düşüş göstererek yüzde 16,5’ten yüzde 14,9’a geriledi. Gemi ve yat hizmetleri sektörü de %10,8’lik artışla olumlu bir performans sergiledi.

Düşüş Yaşayan Sektörler Alarm Veriyor

İhracattaki genel artışa rağmen, bazı sektörlerde yaşanan düşüşler endişe yaratıyor. Ocak-Ağustos 2025 döneminde ihracatta en fazla düşüş yaşayan sektörler sırasıyla zeytin ve zeytinyağı, yaş meyve ve sebze ile hazır giyim ve konfeksiyon oldu. Bu sektörleri fındık ve mamulleri, deri ve deri mamulleri, halı, makine ve aksamları ile meyve sebze mamulleri izledi.

Özellikle hazır giyim ve konfeksiyon sektöründeki düşüş dikkat çekici. Son iki yıldır kan kaybeden sektörün ihracatı, 8 ayda yüzde 6,5 azalarak 11 milyar 227 milyon dolara indi. Bu düşüşle birlikte sektör, ihracat sıralamasında 3. sıradan 4. sıraya geriledi. Deri ve deri mamulleri ile halı sektörlerinde de sırasıyla yüzde 4,7 ve yüzde 4,5 oranında düşüşler yaşandı. Türk sanayisinin önemli bir parçası olan makine ve aksamları sektöründe ise ihracat yüzde 3,1 gerileyerek 7 milyar 122 milyon dolara indi.

Mobilya ve Tekstil Sektörleri Yerinde Saydı

Mobilya sektörünün ihracatı 8 ayda geçen yılın aynı dönemi ile aynı seviyede kalarak 5 milyar 164 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sektörün ihracattaki payı ise gerileyerek yüzde 3,5’ten yüzde 2,9’a düştü. Madencilik ürünleri ihracatı yüzde 0,7 artarken, tekstil ve hammaddeleri ihracatı da yüzde 0,8 büyüyerek adeta yerinde saydı.

İhracattaki Gelişmelerin Ekonomik Etkileri ve Gelecek Beklentileri

İhracat verilerindeki bu gelişmeler, Türkiye ekonomisi için önemli ipuçları sunuyor. Savunma ve otomotiv sektörlerindeki büyüme, bu sektörlerin rekabet gücünün arttığını ve katma değerli ürünlere yöneldiğini gösteriyor. Ancak geleneksel sektörlerdeki düşüşler, bu sektörlerin rekabetçiliğini artırmak için yapısal reformlara ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Hazır giyim sektöründeki gerileme, işçilik maliyetlerinin yüksekliğinin ve küresel pazardaki rekabetin artmasının bir sonucu olarak değerlendirilebilir. İhracatın sürdürülebilir bir şekilde artırılması için, katma değerli ürünlere odaklanmak, Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapmak ve geleneksel sektörlerin rekabet gücünü artırmak gerekiyor.

Gelecek dönemde, küresel ekonomideki gelişmeler ve ticaret politikalarındaki değişiklikler Türkiye ihracatını etkileyecek önemli faktörler olacak. Özellikle, Avrupa Birliği ve diğer önemli ticaret ortaklarıyla ilişkilerin geliştirilmesi, ihracatın artırılması için büyük önem taşıyor. Ayrıca, yeni pazarlara açılmak ve ihracat ürün çeşitliliğini artırmak da ihracatın sürdürülebilir büyümesi için kritik öneme sahip. 2025 yılının geri kalanında ihracat performansının nasıl şekilleneceği, Türkiye ekonomisinin genel büyüme performansı üzerinde de belirleyici bir rol oynayacak.

Benzer Yazılar