Benchmark Toplumsal Yatırım, 15 Yılda 5,2 Milyon Kişiye Ulaştı: Çok Paydaşlı Etki Modeliyle Türkiye’de Değişim Yaratıyor
1990’lı yıllarda Türkiye’de kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) hareketinin yavaş yavaş şekillenmeye başlamasıyla birlikte, bu alanda öncü çalışmalar yapan Fadile Paksoy, 2011 yılında Benchmark Toplumsal Yatırım ve Sosyal Etki Yönetimi Ajansını kurdu. Ajans, sektördeki çeyrek asırı aşkın deneyimini kurumsal yapı ile birleştirerek, şirketlerin toplumsal yatırımlarını sürdürülebilirlik öncelikleri, toplumsal ihtiyaçlar ve paydaş beklentileri doğrultusunda tasarlıyor, ölçüyor ve yönetiyor.
Çeşitli Alanlarda Çok Paydaşlı Projeler
Benchmark, eğitim, çevre, kadınların güçlenmesi, sağlık ve trafik güvenliği gibi geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyor. Türkiye’nin önde gelen şirketleri, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortaklıklar kurarak, 81 ilde 5,2 milyonun üzerindeki bireye doğrudan ulaşma başarısı elde etti. Projeler, sadece sahada bir etki bırakmakla kalmayıp aynı zamanda ölçülebilir SROI (Yatırımın Sosyal Getirisi) analizleriyle değer yaratıyor.
Sosyal Etki Yaklaşımının Temel Prensipleri
Ajans Başkanı Fadile Paksoy, “Benchmark’ın temel yaklaşımı toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretmektir” diyerek, sosyal yatırımın dönemsel kampanyalardan farklı bir yönetim aracı olduğunu vurguladı. Paksoy, “Gerçek iyilik, değişimle başlar” ifadesiyle, 15 yılda 5 milyonu aşkın insanın hayatına dokunmanın gururunu dile getirdi. Toplumsal yatırımın, bireylerin ve toplulukların kapasitesini geliştiren, güçlenmelerini destekleyen ve uzun vadeli değer yaratan bir değişim aracı olduğu görüşü, ajansın tüm projelerinde rehber niteliğinde.
Stratejiden Saha Uygulamasına Bütüncül Yönetim
Benchmark, sosyal etkiyi yalnızca bir proje çıktısı ya da ölçüm çalışması olarak sınırlamıyor. Paksoy, “Sosyal etkiyi toplumsal yatırım programlarına yön veren bir yönetim yaklaşımı olarak ele alıyoruz” diyerek, bu yaklaşımın şirketlerin sürdürülebilirlik öncelikleri ve toplumsal ihtiyaçlar ile nasıl entegre edildiğini açıkladı. Kamu kurumları, sivil toplum örgütleri, akademi ve sosyal girişimlerle kurulan iş birlikleri, sosyal etki yönetiminde paydaş değişimine odaklanmayı mümkün kılıyor.
Etki raporları aracılığıyla şeffaf bir şekilde paylaşılan sonuçlar, şirketlerin “social washing” riskini azaltırken kurumsal itibarlarını güçlendiriyor. Paksoy, iletişimin yalnızca görünürlük sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda güvene dayalı ilişkiler kurma açısından kritik olduğunu belirtti.
Toplumsal Yatırımda Yeni Dönem ve Beklentiler
Şirketlerin toplumsal etkileri ve sosyal riskleri, karar alma süreçlerinde giderek daha fazla ön plana çıkıyor. Paksoy, “Toplumsal yatırım artık sosyal sürdürülebilirlikten ayrı düşünülemeyecek” diyerek, bu alandaki dönüşümün stratejik bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Kısa vadeli, faaliyet odaklı KSS anlayışının ötesine geçerek, toplumsal yatırımın şirketlerin sürdürülebilirlik hedefleri, toplumsal ihtiyaçlar ve paydaş beklentileri çerçevesinde yönetilmesi gerektiğini belirtti.
Öne Çıkan Çok Paydaşlı Projeler
Benchmark’ın yürüttüğü projeler arasında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı koordinasyonunda TÜVTÜRK desteğiyle hayata geçirilen ve 6 bakanlık dahil 20 paydaşı bir araya getiren “Trafikte Sorumluluk Hareketi” yer alıyor. Goodyear ile “Trafikte Gençlik Hareketi”, Michelin ile “İyi Dersler Şoför Amca” gibi projeler, ulaşım güvenliğine odaklanıyor.
Diğer dikkat çeken iş birlikleri arasında Millî Eğitim Bakanlığı, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu ve OPET ortaklığında “İşimiz Temiz”, OPET ile “Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar”, Vodafone Vakfı ile “Girişimcilikte Önce Kadın” ve “Dijital Benim İşim” programları bulunuyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, UNDP ve Limak Vakfı iş birliğiyle yürütülen “Türkiye’nin Mühendis Kızları Lise Programı”, Nestlé Türkiye ile “Sağlıklı Adımlar” ve Fundación MAPFRE ile “Şehrin Akıllı Çocukları” projeleri, ajansın geniş coğrafi erişimini ve çok yönlü etki yaratma kapasitesini gözler önüne seriyor.
Gelecek Vizyonu
Benchmark, önümüzdeki dönemde de toplumsal ihtiyaçları, sürdürülebilirlik hedeflerini ve paydaş beklentilerini birleştiren, veriye dayalı, ölçülebilir ve uzun vadeli sosyal etki yaratan programlara odaklanmayı sürdürecek. Şirketlerin stratejik ortağı olarak, çok paydaşlı projelerle genişleyen etki alanını daha da derinleştirmeyi hedefliyor.
Bu çerçevede, toplumsal yatırımın şirketlerin rekabet gücünü artıran bir araç haline gelmesi, hem ekonomik hem de sosyal açıdan yeni fırsatlar yaratıyor. Benchmark’ın 15 yıllık deneyimi, Türkiye’de KSS ve sosyal etki yönetiminin ne kadar evrildiğini ve gelecekte nereye yönlendirilebileceğini gösteriyor.