Adnan Dalgakıran’ın İSO Başkanlığı Adaylığı ve 8 Maddelik Sanayi Dönüşüm Programı
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanlığı için adaylığını açıklayan Adnan Dalgakıran, 150’yi aşkın katılımcının bulunduğu bir toplantıda sanayicilerin rekabet gücünü artırmaya yönelik sekiz maddelik programını kamuoyuyla paylaştı. Küresel ticaret, teknoloji, enerji maliyetleri ve finansman koşullarının sanayi üzerindeki etkilerine değinen Dalgakıran, yeni dönemde İSO’nun “birlik, akıl, rekabet, dönüşüm, pazar, finansman, etki ve güç” başlıklarıyla hareket edeceğini vurguladı.
Yeni Dönem Vizyonu ve Sekiz Başlık
Program, İSO’nun sanayicilerin sadece mevcut sorunlarını çözmekle kalmayıp, gelecekteki risk ve fırsatları önceden tespit etmeyi hedeflediğini belirtiyor. “Birlik” başlığı altında yönetim, meclis, meslek komiteleri ve üyeler arasındaki iletişimin güçlendirilmesi, “Akıl” başlığında ise veriye dayalı sanayi politikaları ve “Sanayi Radarı” gibi izleme mekanizmaları öne çıkıyor. “Rekabet” başlığı, Türk sanayisinin küresel rekabet gücünün artırılmasını amaçlarken, “Dönüşüm” yapay zekâ, teknoloji ve yeşil dönüşüm konularına odaklanıyor.
“Pazar” başlığı yeni ihracat pazarları, markalaşma ve uluslararası büyüme fırsatlarını kapsıyor. “Finansman” kısmı ise sanayicinin finansman kaynaklarına erişimini geliştirmeyi hedefliyor. “Etki” başlığı, Ankara’da sanayicinin sorunlarının sonuç alınana kadar takip edilmesini ve “Güç” başlığı, İSO’nun sanayi kuruluşları ve iş dünyasıyla daha güçlü bir ortak platform hâline gelmesini amaçlıyor.
Sanayi Radarı ve Veriye Dayalı Karar Alma
Dalgakıran, “Sanayi Radarı” projesiyle küresel teknoloji, ticaret, enerji ve rekabet trendlerini 7/24 izleyerek sanayicilere zamanında bilgi sunmayı planladığını belirtti. “Silikon Vadisi’nden Shenzhen’a, Seul’den Avrupa’ya kadar” gelişmeleri rakiplerinden önce görmeyi hedefleyen bu sistem, veri odaklı kararların merkezine yerleştirilecek.
Program kapsamında Türkiye’nin sanayi kapasitesi ve makine parkının haritasının çıkarılması, atıl kapasitenin değerlendirilmesi ve gereksiz kapasite oluşumunun önlenmesi de yer alıyor.
Rekabet, Teknoloji ve Yeşil Dönüşüm
“Sanayi Benchmark ve Rekabetçilik Platformu” ile rekabetin yeni unsurları ölçülerek kaliteli üretim ve adil rekabetin korunması planlanıyor. Dalgakıran, artan korumacılığa ve Çin kaynaklı rekabet baskısına karşı politikalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Teknoloji başlığı altında yapay zekânın “fabrikanın verimlilik aracı” hâline dönüştürülmesi, üretim planlama, kalite, bakım, enerji, tedarik ve satış süreçlerinde somut kazanımlar sağlanması hedefleniyor. Yeşil dönüşüm ise sadece bir yükümlülük değil, rekabet avantajı olarak ele alınıp, enerji verimliliği, karbon yönetimi, temiz üretim ve yeşil finansman alanlarında destek sağlanacak.
Finansman ve Uluslararası Pazarlar
Finansman, sanayicilerin en kritik sorunu olarak tanımlanıyor. İSO bünyesinde “Sanayi Finansmanı ve Turnaround Masası” kurulacak ve uluslararası bankalar, ihracat kredi kuruluşları, kalkınma finansmanı kurumları ve yatırım fonları sanayiciyle daha güçlü bir biçimde buluşturulacak. Böylece sadece yerel değil, küresel finansman fırsatlarına da erişim sağlanacak.
“Pazar” başlığı, Türkiye’nin jeostratejik konumunu Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Kafkasya ve Orta Asya pazarlarına açarak, güvenilir üretim, yakın tedarik ve bölgesel ortaklıklarla ekonomik değerin artırılmasını amaçlıyor. Markalaşma, şirket satın alma, yerinde üretim ve dağıtım ağlarının Türk tedarikçisine açılması da programın öncelikleri arasında.
Kamu İlişkileri ve Sonuç Odaklı Yaklaşım
İSO, kamu ile ilişkilerde daha sonuç odaklı bir model benimseyerek “İSO Ankara Sanayi Destek ve Kamu İlişkileri” birimi oluşturacak. Sanayicinin sorunlarının yalnızca ilgili makamlara aktarılması yetmeyecek; konuların sonuç alınana kadar izlenmesi ve üretimin ekonomi gündeminin merkezine taşınması sağlanacak.
Program, performansın ölçülebilir sonuçlarla değerlendirilmesini ve her hedefin sorumlusu, takvimi ve çıktısının düzenli olarak üyelerle paylaşılmasını içeriyor. Dalgakıran, “İSO, Türk sanayisinin ortak evi olacak” diyerek federasyonlar, konfederasyonlar ve sektörel derneklerin daha güçlü bir çatı altında birleştirilmesini planladığını belirtti.
Ekonomik ve Sektörel Etkiler
Programın uygulanması, sanayicilerin satış zayıfladığında üretimin yavaşlaması, finansman pahalılaştığında yatırımın durması ve maliyet-fiyat dengesinin bozulması gibi mevcut sıkıntıların hafiflemesini hedefliyor. Ayrıca, atıl kapasitenin değerlendirilmesi ve yeni ihracat pazarlarının açılması, Türkiye’nin milli gelirdeki payının artırılmasına ve yatırımların hızlanmasına katkı sağlayacak.
Yapay zekâ ve yeşil dönüşümün verimlilik ve rekabet avantajına dönüştürülmesi, uzun vadede sanayi sektörünün sürdürülebilir büyümesine zemin hazırlıyor. Finansman erişiminin genişletilmesi ise yeni yatırım ve Ar-Ge projelerinin hayata geçirilmesini mümkün kılacak.
Sonuç olarak, Adnan Dalgakıran’ın ortaya koyduğu sekiz maddelik program, İSO’nun sanayi odaklı, veriyle yönlendirilen ve uluslararası rekabetin önünde yer almasını amaçlayan kapsamlı bir vizyon sunuyor. Programın hayata geçmesi, Türkiye’nin sanayi sektörünün hem iç pazarda hem de küresel ölçekte daha güçlü bir konuma yükselmesini sağlayabilir.