Çin’in Yarı Mamul Hamlesi: Tarifeleri Aşarak Çelik İhracatını Artırıyor

Çin’in Yarı Mamul Hamlesi: Tarifeleri Aşarak Çelik İhracatını Artırıyor

Dünyanın en büyük çelik üreticisi olan Çin, ihracat stratejisinde önemli bir değişikliğe giderek tarife engellerini aşmanın yeni bir yolunu buldu. 2025 yılının ilk beş ayında toplam çelik ihracatını %16 artırarak 48,5 milyon tona yükselten ülke, özellikle yarı mamul ürünlere yönelerek nihai ürünlere uygulanan tarifelerden kaçınıyor. Bu durum, başta Türkiye olmak üzere birçok ülkenin çelik sanayisi üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.

Çin’in Yarı Mamul İhracatındaki Artışın Nedenleri

Çin Gümrük İdaresi’nin verilerine göre, yılın ilk beş ayında çelik kütük ihracatı yıllık bazda dört kat gibi dikkat çekici bir artış göstererek 4,72 milyon tona ulaştı. Bu rakam, toplam çelik ihracatının yaklaşık %10’unu oluşturuyor. Kütük olarak da bilinen bu yarı mamuller, nihai ürün haline getirilerek inşaat ve sanayi sektörlerinde kullanılıyor. Endonezya, Filipinler, Suudi Arabistan, İtalya ve Türkiye, Çin’in bu ürünlerdeki başlıca alıcıları konumunda bulunuyor.

Pekin’in ihracat stratejisindeki bu değişikliğin temelinde, ülke içindeki zayıf talep ve özellikle emlak sektöründeki durgunluk yatıyor. Çin’de konvertör tipi tesislerde kapasite kullanım oranı %92’ye ulaşmış durumda. Bu yüksek oran, üretimi kısmak yerine dış pazarlara yönelme zorunluluğunu beraberinde getiriyor. Çinli üreticiler, iç pazardaki daralmayı telafi etmek amacıyla daha az vergilendirilen yarı mamul ürünlere odaklanarak ihracatlarını artırmaya çalışıyor.

Küresel Piyasaya Etkileri ve Korumacılık Önlemleri

Çin’in bu stratejisi, dünya çapında yeni bir korumacılık dalgasını tetikliyor. Güney Kore ve Vietnam gibi ülkeler, iç üreticilerini korumak amacıyla nihai ürünlere gümrük vergileri getirirken, Çinli firmalar tarifesiz ürün kategorilerinde açıklar bularak rekabet avantajı elde ediyor. Bu durum, küresel çelik piyasasında dengesizliklere ve rekabet ortamının bozulmasına neden oluyor.

Türkiye de bu dalgadan etkilenen ülkelerden biri. Çin kütüğüne karşı henüz belirgin bir koruma önlemi alınmış değil; bu da yerli üreticilerin rekabet gücünü zayıflatıyor. Türkiye’deki çelik üreticileri, Çin’den gelen ucuz yarı mamul ürünler nedeniyle zorlu bir rekabet ortamıyla karşı karşıya kalıyor.

Avrupa Piyasasındaki Durum

Avrupa piyasası da Çin kaynaklı dolaylı baskının etkisi altında. Ucuz Asya menşeli ürünlerin Avrupa’ya dolaylı yollardan girişi, özellikle uzun mamul fiyatlarında sert düşüşe neden oluyor. Mayıs-haziran döneminde Güney Avrupa’da inşaat demiri fiyatları ton başına 575 eurodan 500 euroya geriledi. Almanya gibi pazarlarda talep toparlanmasına rağmen üretim %3 azaldı. Bu durum, Avrupa’daki çelik üreticilerinin de rekabet gücünü olumsuz etkiliyor.

Çin’den Olası Vergi Hamlesi

Kütük ihracatındaki artış, çelik üreticilerinin daha yüksek katma değerli ürünlere odaklanmasını isteyen Çin’in devlet destekli sanayi kuruluşundan uyarılara yol açtı. Çin Demir ve Çelik Birliği (CISA), hükümetin kütük ihracatını sınırlamasını ve böylece sektörün daha yüksek değerli çelik ürünleri ihracatına odaklanmasını tavsiye etti. Bir kaynak, Reuters’a yaptığı açıklamada, Pekin’in çelik kütüğüne ihracat vergisi uygulamayı düşündüğünü söyledi. Kaynak, vergi uygulanıp uygulanmayacağı ve ne kadar vergi uygulanacağı konusunda ayrıntıların henüz kesinleşmediğini de sözlerine ekledi. Danışmanlık şirketleri Mysteel ve Fubao’ya göre, çelik kütüklerinin katma değeri, nihai çelik ürünlerine göre 400 yuan (56 ABD doları) ila 500 yuan daha düşük. Eğer Çin hükümeti kütük ihracatına vergi uygularsa, bu durum küresel çelik piyasasında dengelerin yeniden oluşmasına yol açabilir.

Türkiye Piyasasına Etkileri ve Olası Önlemler

Türkiye, Çin’in artan kütük ihracatından en çok etkilenen pazarlardan biri. Türk inşaat demiri üreticileri, özellikle Uzakdoğu menşeli yarı mamullerin fiyat kırması nedeniyle zorlu bir dönemden geçiyor. Yerli üreticilerin satış fiyatları 2025’in ilk yarısında %10’un üzerinde gerilerken, ithal kütük fiyatları Türkiye iç piyasasında referans oluşturuyor. Sektör temsilcileri, Çin’in fiyat avantajıyla pazara hâkim olduğunu, bu durumun kapasite kullanım oranlarını ve kârlılığı ciddi şekilde zayıflattığını belirtiyor. Çin’in ihracat eğiliminin sürmesi halinde, Türkiye’de de antidamping önlemleri gündeme gelebilir.

Kanada’dan Türkiye’ye Anti-Damping Soruşturması

Küresel ticaretteki korumacılık eğiliminin bir diğer örneği ise Kanada’dan geldi. Kanada’da çelik boru üreticileri EVRAZ North America ve Welded Tube, Türkiye dahil beş ülkenin OCTG (petrol ve doğalgaz borusu) ürünlerine anti-damping soruşturması açılması için başvuruda bulundu. Şikayet, bazı üreticilerin Kanada’ya düşük fiyatla satış yaparak yerli sanayiye zarar verdiğini öne sürüyor. Kanada Sınır Hizmetleri Ajansı’na sunulan dosyada, Türkiye’nin yanı sıra Meksika, Filipinler, Güney Kore ve ABD’den yapılan ithalatlar hedef alınıyor. Kanada tarafı, eşit rekabet koşulları talep ediyor.

Sonuç olarak, Çin’in yarı mamul ihracatındaki artış, küresel çelik piyasasında önemli değişikliklere yol açıyor. Bu durum, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerdeki çelik üreticileri üzerinde baskı oluştururken, korumacılık önlemlerinin de artmasına neden oluyor. Türkiye’nin bu gelişmeler karşısında nasıl bir strateji izleyeceği ve yerli üreticilerini korumak için hangi adımları atacağı, önümüzdeki dönemde yakından takip edilmesi gereken bir konu olacak.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar