Kalebodur’un Translucent Işık Geçirgen Porselen Teknolojisi Artweeks Istanbul’da Sanatla Buluştu

Kalebodur’un Translucent Işık Geçirgen Porselen Teknolojisi Artweeks Istanbul’da Sanatla Buluştu
Tepki Ver

Kalebodur, sanat ve teknoloji alanındaki iş birliğini “Collectors” temalı Artweeks Istanbul etkinliğiyle bir adım daha ileri taşıdı. Şirket, bu yılki organizasyonda ana partner olarak yer alırken,  16 Eylül tarihli ön izleme ile başlayan süreç, 17 Eylül‑8 Kasım 2026 tarihleri arasında Akaretler Sıraevler’de ücretsiz olarak sanatseverlerle buluştu.

Etkinliğin Kapsamı ve Katılımcılar

Artweeks Istanbul “Collectors” edisyonu, Banu & Hakan Çarmıklı, Öner Kocabeyoğlu ve Tansa Mermerci’nin yıllar içinde biriktirdiği özel koleksiyonları tek çatı altında topladı. Etkinlik, müze dışındaki kamusal bir alanda, ücretsiz bir formatta sanatın daha geniş kitlelere ulaşmasını hedefledi. Açılışta Kalebodur’un Translucent Işık Geçirgen Porselen Plaka teknolojisinin sergilendiği deneyim alanı, ziyaretçilerin büyük ilgi göstermesine vesile oldu.

Özel ön izleme, Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, Bilgili Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Bilgili, CEO Sinan Temo, COO Bora Ercantürk ve Artweeks Istanbul kurucusu Sabiha Kurtulmuş gibi üst düzey yöneticilerin ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Translucent Teknolojisinin Mimariye Entegrasyonu

Kalebodur’un geliştirdiği Translucent teknolojisi, 3 milimetre kalınlık ve 100×300 santimetre büyük ebatta üretildi. Bu yüzey, ışığı kontrollü bir şekilde geçirirken doğrudan görüşü engelleyerek mekâna yumuşak ve homojen bir aydınlatma sağlıyor. Etkinlikte teknoloji, duvar ve yüzey uygulamalarının ötesinde mobilya ve özel tasarım öğelerinde de kullanıldı.

Kale Grubu’nun “İyi Bak Dünyana” yaklaşımı çerçevesinde, Zeynep Bodur Okyay “Sanat, zihniyet değişiminin en güçlü araçlarından biri” diyerek, Translucent masanın “ışığı ve tasarımı kusursuz bir şekilde birleştiren” bir vizyonun somut yansıması olduğunu vurguladı. Masanın yarı saydam yüzeyi, sadece ışığı geçirmiyor, aynı zamanda mekâni dönüştürerek insanları bir araya getiren bir tasarım dili sunuyor.

Üç Özel Koleksiyonun Sanata Katkısı

Banu & Hakan Çarmıklı Koleksiyonu, “Reunion / Kavuşma” temasıyla sergilendi. 2018’deki “İlk Raunt” sergisinden itibaren toplumsal meseleler, kadın sanatçılar ve feminist yaklaşımları ön plana çıkaran koleksiyon, “Şahsen gösterilmeyen, saklanan, paylaşılmayan koleksiyonları korkak buluyoruz” sözleriyle sanatın paylaşılması gerektiğine dikkat çekti.

Öner Kocabeyoğlu Koleksiyonu ise “Tutku ve Sabır” başlığı altında, 91 sanatçıdan 140 yapıt barındırıyordu. “Yüz Yüze / Biz Kimiz?” ve “Roller, Kimlik ve Beden / Gerçeği Kim İnşa Ediyor?” gibi tematik başlıklar, ziyaretçilere çok yönlü bir bakış açısı sundu.

Tansa Mermerci Koleksiyonu, “Sükûn ve Galeyan” temasıyla geleneksel ve çağdaş sanatı birleştirdi. Nilbar Güreş ve Nil Yalter gibi Türkiye’nin önde gelen kadın sanatçılarının eserleri, koleksiyonun öne çıkan bölümlerini oluşturdu. Mermerci, koleksiyonunu “bütünüyle bir otobiyografi” olarak tanımlayarak, kişisel deneyimlerin sanatla nasıl iç içe geçtiğini anlattı.

Ekonomik ve Sosyal Etkiler

Bilgili Holding CEO’su Sinan Temo, “Türkiye’de ilk kez birden fazla özel koleksiyonu, müze olmayan bir mekânda, ücretsiz olarak iki ay boyunca kamuya açık biçimde bir araya getiriyoruz” diyerek, etkinliğin sanatın erişilebilirliğini artırma ve toplumsal diyaloğu güçlendirme hedeflerine hizmet ettiğini vurguladı. Ücretsiz giriş politikası, geniş bir ziyaretçi kitlesinin kültürel deneyime katılımını sağlayarak, sanat turizmi ve yerel ekonomiye olumlu katkılar sundu.

Kale Grubu’nun 60. kuruluş yıl dönümünde gerçekleşen Füreya Koral retrospektif sergisiyle birlikte, “sanat hayatın içinde yaşamalı” felsefesinin Artweeks’in “sanatı sokağa taşıyan” vizyonuyla örtüştüğü belirtildi. Bu sinerji, hem kültürel mirasın korunması hem de yeni nesil sanatçılar için ilham kaynağı oluşturulması açısından önem taşıyor.

Gelecek Beklentileri ve Projeksiyonlar

Artweeks Istanbul “Collectors” edisyonu, 8 Kasım 2026 tarihine kadar Akaretler Sıraevler’de ücretsiz ziyaretçiye açık olacak. Organizatör Sabiha Kurtulmuş, üç farklı koleksiyonun tarihi dokuyla buluşmasının sanat ekosistemi içinde yeni bir okuma alanı yarattığını ve yeni nesil koleksiyonerlere ilham verdiğini ifade etti.

Kalebodur’un Translucent teknolojisinin mimari ve tasarım projelerinde daha geniş kullanım potansiyeli taşıdığı, mobilya tasarımından iç mekan aydınlatmasına kadar çeşitli sektörlerde “ışık ve malzeme arasındaki ilişkiyi yeniden yorumlayan” bir çözüm sunduğu öngörülüyor. Bu teknoloji, sürdürülebilir tasarım yaklaşımlarıyla da uyumlu olduğu için, gelecekte daha fazla mimari projede yer alması bekleniyor.

Sonuç olarak, Kalebodur’un Translucent teknolojisi ve üç özel koleksiyonun bir araya gelmesi, sanat, teknoloji ve tasarımın kesişim noktasında yeni bir deneyim platformu oluşturdu. Bu sinerji, hem kültürel hem de ekonomik açıdan İstanbul’un yaratıcı ekosistemine değer katmaya devam edecek.

Tepki Ver
Yazar Profili
Businews Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

10285 Yazı

Benzer Yazılar